verosthetic

ÖLÜM KUYUSU 47 SİZLERLE 
          	
          	"Çok yorulacaksın. Oturmak isteyeceksin, uyuyakalacağız sonra. Bir bakacaksın bir gün dolmuş, İblis başımızda dikiliyor. Elinde silah mı olur bıçak mı, bilmiyorum. Seni öldürecek ilk. Sonra sen ölene kadar bana izlettirecek. Ardından da beni öldürecek. İşte o beni öldürene kadar ben bin kere can vereceğim." Derin bir nefes alıp çenemi dikleştirdim. "Bu yüzden evet, eminim. Pişman olacağım ama eminim." 

verosthetic

ÖLÜM KUYUSU 47 SİZLERLE 
          
          "Çok yorulacaksın. Oturmak isteyeceksin, uyuyakalacağız sonra. Bir bakacaksın bir gün dolmuş, İblis başımızda dikiliyor. Elinde silah mı olur bıçak mı, bilmiyorum. Seni öldürecek ilk. Sonra sen ölene kadar bana izlettirecek. Ardından da beni öldürecek. İşte o beni öldürene kadar ben bin kere can vereceğim." Derin bir nefes alıp çenemi dikleştirdim. "Bu yüzden evet, eminim. Pişman olacağım ama eminim." 

verosthetic

KV 7.BÖLÜM YAYIMDA ∆ 
          Ağaçların aralarına girdi o minik canlılar. Tüm bu bölgeyi pasparlak yaptılar. Yavaşça ayağa kalkıp elimi havaya kaldırdım, avucumu açığa çıkardım. Mest olmuş bakışlarıma engel olamıyordum. Bir tanesi avucuma konduğunda dudağımı ısırıp onu korkutup kaçırmaktan tedirgin olarak hareketsizce durdum. Derimi huylandırmıştı ama o kadar güzel gözüküyordu ki... 
          
          “Bu gerçek olamaz.” dedim fısıltıyla. “Bu gerçek olmaktan çok uzak ve güzel.” 
          
          Julian,“Kira,” dedi. “Sen ondan daha güzelsin.” 
          

verosthetic

KRALİÇELER VADİSİ 6.BÖLÜMÜYLE YAYIMDA! 
          
          Muhtemelen buradan çıktığımız anda bana sağlam bir azar çekecekti ama şimdi bir hata yaparsam geri dönüşü olmayacaktı, o yüzden burada duracak ve onlar giderken ben de gidecektim. 
          
          Tabii ben öyle sanıyordum. 
          
          Kraliçenin en küçük oğlu Prens Leo, “Benim servisimi onun yapmasını istiyorum.” diyerek beni gösterene dek. 
          

verosthetic

Ölüm kuyusu yb geldi 
          
          "Ölü gibi bakıyorsun." dedi babam, sesi tok ve canlıydı ama bana ölü gibi bakıyorsun diyen bu adamın bakışları hiç yaşamamış gibiydi. 
          
          "Ölsem yeridir." diye fısıldadım. "Alçin ne halde, bilmiyorum. İyi mi, bilmiyorum. Yaşayacak mı, bilmiyorum. O yüzden evet, ölsem yeridir."