affedilemeyen şeyler vardır…
ve sen, kalbimin asla affedemeyeceği şeyler yaptın…sana benzemiyorum, hayır asla!
ama içimde bir şey öldü...
görmediğin kırıklar vardı…ama onlar kalbimde,hiç iyileşmeyen yaralar gibi yaşıyordu! her gün, her gece yeniden açılıyordu o yaralar…
söyle bana… uçurumdan atılan geri döner mi?
benim gibiler, düşüş ile hiçlik arasında asılı kalır…
ne bir toprak kurtarır onları,
ne de bir gökyüzü kabul eder!
kuşun kanadı kırıldığında yeniden uçar mı?
yoksa sadece gökyüzüne bakmakla mı yetinir,
artık ait olmadığı bir vatanı hatırlayan bir yabancı gibi?
söyle bana… o aşktan geriye bir şey kaldımı?
kendimi kandırmaya değecek küçücük bir şey bile?
hayır… hiçbir şey kalmadı.
hatta biz bile kalmadık.
aramızdaki şeysadece kısa, sıcak bir andı…
Söndü,beni tek başıma yanmaya bıraktı.
Giden… kaybolur.
ve sen gittin,
geriye senden sadece bir boşluk kaldı.
şimdi o boşlukta, boğulmadan yaşamayı öğreniyorum.
beni unut… ben seni unutmaya çalıştığım gibi.
kalbime yaklaşma artık,
çünkü kalbim… senin evin değil artık.
hatta öyle bir yere dönüştü ki…
ben bile içine girmekten korkuyorum.
-شجن