wavii_

"Toparlayamıyorum bile sözcükleri."
          	" Öyleyse bırak, oldukları gibi gelsinler bize."
          	"Buna gücünüz var mı?" 
          	"İkimizin de buna gücü var."
          	
          	"Ben zehriliyim ve bundan nefret ediyorum. Utanç ve onursuzluk içinde yıkılıp gideceğim ve bundan nefret ediyorum. Yaşamımdan ve ölümümden nefret ediyorum. Dünya benim doğrularıma yalnızca yalanlarla karşılık veriyor."
          	
          	sgbv~

wavii_

"Toparlayamıyorum bile sözcükleri."
          " Öyleyse bırak, oldukları gibi gelsinler bize."
          "Buna gücünüz var mı?" 
          "İkimizin de buna gücü var."
          
          "Ben zehriliyim ve bundan nefret ediyorum. Utanç ve onursuzluk içinde yıkılıp gideceğim ve bundan nefret ediyorum. Yaşamımdan ve ölümümden nefret ediyorum. Dünya benim doğrularıma yalnızca yalanlarla karşılık veriyor."
          
          sgbv~

wavii_

Kefen ve gelinlik. Birbirinin aynı olan iki giysi. Dinle bak! Ölürken yaşamak; yaşarken ölmek; savaşırken teslim olmak ve teslim olurken savaşmak zorunda kalıyorsun, değil mi? Benim yolumda, bütün karşıtlıklar aynı anda verilir ve karşıt hedefler için aynı araç kullanılır. 
          
          İnsanlar karşı-ateşler yakarlar, bir yangını söndürmek için bir başka yangın çıkarırlar.'
          
          sgbv~

wavii_

Yanardağ sonunda, kibritlerle oluşturulacak hiçbir karşı-ateşin önleyemeyeceği kadar şiddetli bir biçimde infilak etti.`
Reply

wavii_

Sonunu beklerken, içindeki o ürpertici farklılık duygusu hâlâ yaşıyordu. Hatta bir süre, sonu dramatize edip güzel ve zarif bir biçimde ölen bir insan rolünü oynayarak, görkemli bir sanat gösterisi sundu.``
          
          sgbv~

wavii_

-Yardım istemeyi becerdiğim an, güven duyduğumu anlamışlardı ve saksıyı taşla kırmaya hazırdılar. 
          
          -Ben güvenini sarsıp ardından da ihanet etmeyeceğim sana. 
          
          -Hiç merhametiniz yok mu?  Oturma odasında kan görmekten herkes korkar. 'Acı çeken birini görmeye dayanamıyorum, onun için git dışarıda öl!' derler. Olay çoktan başladı, siz hâlâ güvenden ve her şeyin yolunda olduğundan söz ediyorsunuz!
          
          ...
          
          - Çok kolay pes ediyorsun, onun için bir daha söyleyeyim, sana ihanet etmeyeceğim.

wavii_

-Bir şeyi övmek bir başka şeyi kötülemek anlamına gelmez.
          
          -Gelmez mi? Hata yapmak ölümü davet etmek anlamına gelmiyor mu? 
          
          -Ama çok büyük hatalar yaptın, değil mi? 
          
          -Yüzlerce kez yanıldım ben. Hatalıysam bile -birazcık da olsa- bana daha ne yapılabilirdi ki zaten? 
          
          sgbv~

wavii_

          -Adalet uygulanmıyorsa, namussuzluk örtbas ediliyorsa ve inançlarını koruyan insanlar acı çekiyorsa, sizin gerçekliğiniz ne işe yarıyor peki? 
          
          -Bak, dinle beni.
          - Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim. Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır...üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!
          
          sgbv~

wavii_

-Size hiçbir zaman yalan söylemedim! Size hiçbir zaman insan olduğumu söylemedim. Artık beni kapının önüne koyabilirsiniz, çünkü bağışlanmayacak bir suç işledim. 
            
            - Benim görevim seni bağışlamak değil. Gerçekten dünyada ahlaki konular ve zor kararlarla sık sık karşılaşacaksın ve daha önce de dediğim gibi, dünya dikensiz gül bahçesi değildir. Gel, görüp anlamanı sağlayan güce şükredelim ve yapman gerektiğini anladığın şeyi yapabileceğin güne ulaşmaya çalışalım.
             
            sgbv~ 
Reply