weare_allheroes

bütün hayatım zorluk ve meşakkat içinde geçti.
          	
          	dünyada herkesten daha az şansla doğmuşken hep şanslı tarafımın aşkı bana getireceğine inanmıştım. bütün bu zorluklara sabredecek ve günün sonunda aşkım tarafından refaha kurtarılacaktım. ben henüz küçük bir çocukken ve değer verdiğim insanlar ne derse inanıyorken, ### çıktı ve bana beni sevebileceğini söyledi. ben de ona inandım.
          	
          	sevgi yalnızca o yaşlarda değil, bütün hayatım boyunca beni ayakta tutan vaat oldu. hayat ne kadar zor olursa olsun sevip sevildiğim sürece katlanabileceğimi düşündüm. ### bir şansı hak etmese bile vaat ettiği sevgi beni ona inandırmıştı. ama bir şansı hak ediyordu, onu ilk kabul ettiğim zamanlarda bana söz verdiği sevginin misliyle doyurdu beni. ben açken o hiç tok olmadı, ben üşürken onun hiç battaniyesi olmadı, ben yorgunken o hiç yatıp uyumadı.
          	
          	dünya üzerinde tutunabileceğim o dalı nihayet bulmuşken ilerde başıma nelerin gelebileceğini düşünmek aklımın ucundan bile geçmemişti. aşkın sonsuza dek süreceğine inanırdım fakat aşkımı besleyip büyüten zaman, onu soldurup çürütmeye de yetmişti. erkekler kadınların kurtarıcısı olmaya bayılırdı fakat ortada kurtarılacak bir kadın kalmadığında bize artık eskisi gibi bakmamaya başlarlardı. 
          	
          	benim durumum da tam olarak böyle oldu. beni kurtarması yıllar alan eşim, bir gün bana eskisi kadar sevgi dolu gözlerle bakmamaya başladı. o gün ne zaman gelip geçti fark edemedim fakat bir noktadan sonra hayatım gençliğimdeki kadar renkli görünmeyi bıraktı. artık küçük çocuklar değildik, paraya ihtiyacımız vardı ve sevgiye ayıracak vaktimiz yoktu. hayatta kalmalıydık. kocamın geçim stresinden ötürü gergin olduğunu düşünerek bana ettiği kabalıkları her daim sineye çektim. eski günlere karşı borçlu hisseden bir tek ben miydim bilmiyordum ama onun hakkında kötü düşünmek, beni kötü olmasından daha çok yoruyordu.

weare_allheroes

burdan anlayabilirsiniz ki, ben artık eskisi kadar iyi yazamıyorum.
Reply

weare_allheroes

tıpkı eteğimin ucundaki yama gibiydi; orda olmak zorunda kalan ve baktıkça kendini hatırlatacak olan, orayı onarmış olsa da oraya ait değilmiş gibi duran ve eğer gitmek isterse arkasında koca bir boşluk bırakacak olan.
          	  
          	  gençliğimden beri çiğnediğim onca çamurdan sonra günün sonunda yine cazibesini kaybetmiş yaşlı ve fakir bir kadındım, hayat hiç olmadığı kadar yaşanması zor geliyordu artık. bir kez olsun fikrimin sorulmasını ya da gün içinde yaptıklarımın merak edilmesini dilerdim. eski günleri  geri gelmeyeceğini bile bile onları özlemeyi bırakabilmeyi dilerdim. geçmişte başkalarının sevgisine muhtaç kalmadan kendi ayaklarım üzerinde durabilecek kadar cesur olabilmeyi dilerdim.
          	  
          	  ama ben nihayetinde yaşlı bir kadındım ve iç çamaşırına ayıracak kadar bütçem yoktu. evim soğuktu ve yastığım ıslaktı, her gece uyumadan önce dakikalarca izlediğim o tavan da küflenmişti. iyi şeyler beklemek için fazla boktan bir durumun içindeydim. ve solup giden aşkım, tıpkı solan bir çiçeğin göz yaşları gibi toprağa düştü. mezarında çok ağlayacağım o cenazeyi kaldırmak benim için her şeyden zordu. baktıkça kalbimi ağrıtan bir adama karşı bir şeyler hissetmediğimi söyleyebilmek daha da zordu. kahramanımın celladıma dönüşmesine müsade ettikten sonra hayatımın sonuna kadar keşkelerimle bu yatakta yatacaktım, bugün bitmeyen hikayemin her gün bugün bitmesini dileyerek.
Reply

weare_allheroes

gecenin birinde bana dokunuşlarında hissettiğim bıkmışlık ve sabırsızlık beni her zamankinden daha çok incitti. gençliğinin baharında aşkını aleviyle yaşayan gençler değildik, bu gerçek daha da canımı yakıyordu. ben artık üç farklı işte çalışarak kredi borcunu kapatmaya çalışan, çoğunlukla yarı aç gezen ve evin geçimiyle uğraşmaktan makyaj yapmaya vakit bulamayan orta yaşlı bir kadınım. ben büyüdüm ve bu çok acımasızca oldu, ama ### hiç büyümüş gibi hissettirmedi.
          	  
          	  o beni zevk objesi olarak görürken ben gözlerimden yaşlar süzülmesine engel olamıyordum. aklıma bana makyaj yapmadığım ve eski iç çamaşırları giydiğim için kızdığı zamanlar geliyordu. yeni iç çamaşırlarına harcayacak param ya da makyaj yapmak için ayıracak kadar vaktim yoktu. benden her daim genç, alımlı, çekici o genç kadın olmamı bekliyordu. 
          	  
          	  zaman içinde konuşmayı neredeyse bıraktık. ona ne zaman gününün nasıl geçtiğini sorsam her zaman çarpıtır, onu çok darladığımı söyleyerek beni azarlardı. artık beni eşi olarak gördüğünü sanmıyordum, onun için yemek yapan ve çamaşır yıkayan bedava bir köle gibiydim. bu durum yıllarca devam etti ama ben sevgime olan özlemimden, ona bu kötülükleri hiç konduramadım. 
          	  
          	  beni bugünlere getiren ### olduğu için ona karşı büyük bir minnet hissediyordum, fakat bazen eşi olduğumu neredeyse unutuyordum. bir müddet sonra adı ve yüzü sadece kalbimi acıtmak için yetmeye başladı. beni hayata bağlayan adam varlığıyla bile beni huzursuz ediyordu. gün içinde başkalarına baktığımda onu görüyor, olur olmadık yerlerde hatırlayıp acıyla yüzümü buruşturuyordum.
Reply

weare_allheroes

bütün hayatım zorluk ve meşakkat içinde geçti.
          
          dünyada herkesten daha az şansla doğmuşken hep şanslı tarafımın aşkı bana getireceğine inanmıştım. bütün bu zorluklara sabredecek ve günün sonunda aşkım tarafından refaha kurtarılacaktım. ben henüz küçük bir çocukken ve değer verdiğim insanlar ne derse inanıyorken, ### çıktı ve bana beni sevebileceğini söyledi. ben de ona inandım.
          
          sevgi yalnızca o yaşlarda değil, bütün hayatım boyunca beni ayakta tutan vaat oldu. hayat ne kadar zor olursa olsun sevip sevildiğim sürece katlanabileceğimi düşündüm. ### bir şansı hak etmese bile vaat ettiği sevgi beni ona inandırmıştı. ama bir şansı hak ediyordu, onu ilk kabul ettiğim zamanlarda bana söz verdiği sevginin misliyle doyurdu beni. ben açken o hiç tok olmadı, ben üşürken onun hiç battaniyesi olmadı, ben yorgunken o hiç yatıp uyumadı.
          
          dünya üzerinde tutunabileceğim o dalı nihayet bulmuşken ilerde başıma nelerin gelebileceğini düşünmek aklımın ucundan bile geçmemişti. aşkın sonsuza dek süreceğine inanırdım fakat aşkımı besleyip büyüten zaman, onu soldurup çürütmeye de yetmişti. erkekler kadınların kurtarıcısı olmaya bayılırdı fakat ortada kurtarılacak bir kadın kalmadığında bize artık eskisi gibi bakmamaya başlarlardı. 
          
          benim durumum da tam olarak böyle oldu. beni kurtarması yıllar alan eşim, bir gün bana eskisi kadar sevgi dolu gözlerle bakmamaya başladı. o gün ne zaman gelip geçti fark edemedim fakat bir noktadan sonra hayatım gençliğimdeki kadar renkli görünmeyi bıraktı. artık küçük çocuklar değildik, paraya ihtiyacımız vardı ve sevgiye ayıracak vaktimiz yoktu. hayatta kalmalıydık. kocamın geçim stresinden ötürü gergin olduğunu düşünerek bana ettiği kabalıkları her daim sineye çektim. eski günlere karşı borçlu hisseden bir tek ben miydim bilmiyordum ama onun hakkında kötü düşünmek, beni kötü olmasından daha çok yoruyordu.

weare_allheroes

burdan anlayabilirsiniz ki, ben artık eskisi kadar iyi yazamıyorum.
Reply

weare_allheroes

tıpkı eteğimin ucundaki yama gibiydi; orda olmak zorunda kalan ve baktıkça kendini hatırlatacak olan, orayı onarmış olsa da oraya ait değilmiş gibi duran ve eğer gitmek isterse arkasında koca bir boşluk bırakacak olan.
            
            gençliğimden beri çiğnediğim onca çamurdan sonra günün sonunda yine cazibesini kaybetmiş yaşlı ve fakir bir kadındım, hayat hiç olmadığı kadar yaşanması zor geliyordu artık. bir kez olsun fikrimin sorulmasını ya da gün içinde yaptıklarımın merak edilmesini dilerdim. eski günleri  geri gelmeyeceğini bile bile onları özlemeyi bırakabilmeyi dilerdim. geçmişte başkalarının sevgisine muhtaç kalmadan kendi ayaklarım üzerinde durabilecek kadar cesur olabilmeyi dilerdim.
            
            ama ben nihayetinde yaşlı bir kadındım ve iç çamaşırına ayıracak kadar bütçem yoktu. evim soğuktu ve yastığım ıslaktı, her gece uyumadan önce dakikalarca izlediğim o tavan da küflenmişti. iyi şeyler beklemek için fazla boktan bir durumun içindeydim. ve solup giden aşkım, tıpkı solan bir çiçeğin göz yaşları gibi toprağa düştü. mezarında çok ağlayacağım o cenazeyi kaldırmak benim için her şeyden zordu. baktıkça kalbimi ağrıtan bir adama karşı bir şeyler hissetmediğimi söyleyebilmek daha da zordu. kahramanımın celladıma dönüşmesine müsade ettikten sonra hayatımın sonuna kadar keşkelerimle bu yatakta yatacaktım, bugün bitmeyen hikayemin her gün bugün bitmesini dileyerek.
Reply

weare_allheroes

gecenin birinde bana dokunuşlarında hissettiğim bıkmışlık ve sabırsızlık beni her zamankinden daha çok incitti. gençliğinin baharında aşkını aleviyle yaşayan gençler değildik, bu gerçek daha da canımı yakıyordu. ben artık üç farklı işte çalışarak kredi borcunu kapatmaya çalışan, çoğunlukla yarı aç gezen ve evin geçimiyle uğraşmaktan makyaj yapmaya vakit bulamayan orta yaşlı bir kadınım. ben büyüdüm ve bu çok acımasızca oldu, ama ### hiç büyümüş gibi hissettirmedi.
            
            o beni zevk objesi olarak görürken ben gözlerimden yaşlar süzülmesine engel olamıyordum. aklıma bana makyaj yapmadığım ve eski iç çamaşırları giydiğim için kızdığı zamanlar geliyordu. yeni iç çamaşırlarına harcayacak param ya da makyaj yapmak için ayıracak kadar vaktim yoktu. benden her daim genç, alımlı, çekici o genç kadın olmamı bekliyordu. 
            
            zaman içinde konuşmayı neredeyse bıraktık. ona ne zaman gününün nasıl geçtiğini sorsam her zaman çarpıtır, onu çok darladığımı söyleyerek beni azarlardı. artık beni eşi olarak gördüğünü sanmıyordum, onun için yemek yapan ve çamaşır yıkayan bedava bir köle gibiydim. bu durum yıllarca devam etti ama ben sevgime olan özlemimden, ona bu kötülükleri hiç konduramadım. 
            
            beni bugünlere getiren ### olduğu için ona karşı büyük bir minnet hissediyordum, fakat bazen eşi olduğumu neredeyse unutuyordum. bir müddet sonra adı ve yüzü sadece kalbimi acıtmak için yetmeye başladı. beni hayata bağlayan adam varlığıyla bile beni huzursuz ediyordu. gün içinde başkalarına baktığımda onu görüyor, olur olmadık yerlerde hatırlayıp acıyla yüzümü buruşturuyordum.
Reply

limonlu_ekler

"If only I'd forget you after one last dance" TAMİNO DAN BİSİLER Mİ GORDUM BEN YOKSA YANLİS Kİ ALGİLİYORUM SUAN

limonlu_ekler

EMOJİLER GORUNMUYOR MU
Reply