weirxw

Sevgili sevdiğimden uzak dostum olmak için de fazla tuzak olan o, kendim, bu kelimeler yine senin için. Kanatmadan kanamayı bulduğun günü hatırla. Ne kalemtıraşını, ne sancağını, ne de evdeki en keskin bıçağı aradığın gün. Hiç bir şeye ihtiyaç duymadan ruhunu neşterle bile açılmayacak yarıklar açıp kanattığın gün. O günler belki şimdi çok geride kaldı, belki de hâlâ küçük küçük kanatıyorsun ruhunda bir yerleri ama bilmelisin ki artık buna da alıştın. Ne bir his, ne bir titreme bedeninde. Eskiden iyi kötü yazdığın defterin boş kalan tüm o sayfalarını şimdi sanki yırtıp atmışcasına yaşıyorsum. Yani yaşamak bir kelime ve bir fiil ama sen bunu hiç anlamadan öylece kulaçlar atıyorsun karada. Beni anlıyor musun? Kendini yaraladın ve bitti, bitecek sandın ama bitmedi. Yaraların belki öldürecek kadar kuvvetliydi, belki de öldürmeye çok vardı ama senin umut ettiğin olmadı, eksik ve aksak yaşadın. Üstelik bunları yapmasaydın seni gerçek bir yaşamla tanıştırma ihtimalim vardı. Gerçek bir yaşam, şimdikinden bir daha süslü hayat falan değil belki ama içinde bir umut varken yaşadığın hayattı. Pesettim. Seni hiçbir şeyle tanıştıramayacağımı anladım. Bu şansı bana tanımadığını anladım. Eskiden olduğum kişi kötü de olsa hissetti, peki bana ne bıraktın? Öylece eskiden tanıdığım hislerin ezberini insanlara, etrafa, eşyalara yapıştırarak yaşıyorum. Seni suçlayamıyorum ama en azından umut ederken bile yapamayacağından emin olduğun şeyin şimdilerde nasıl bir sonuç doğuracağını düşünseydin biraz. Gelecekteki kendine yaşamak için alan bıraksaydın keşke. Bana tüm bu keşkeleri söyletmeseydin, keşke.

weirxw

Sevgili sevdiğimden uzak dostum olmak için de fazla tuzak olan o, kendim, bu kelimeler yine senin için. Kanatmadan kanamayı bulduğun günü hatırla. Ne kalemtıraşını, ne sancağını, ne de evdeki en keskin bıçağı aradığın gün. Hiç bir şeye ihtiyaç duymadan ruhunu neşterle bile açılmayacak yarıklar açıp kanattığın gün. O günler belki şimdi çok geride kaldı, belki de hâlâ küçük küçük kanatıyorsun ruhunda bir yerleri ama bilmelisin ki artık buna da alıştın. Ne bir his, ne bir titreme bedeninde. Eskiden iyi kötü yazdığın defterin boş kalan tüm o sayfalarını şimdi sanki yırtıp atmışcasına yaşıyorsum. Yani yaşamak bir kelime ve bir fiil ama sen bunu hiç anlamadan öylece kulaçlar atıyorsun karada. Beni anlıyor musun? Kendini yaraladın ve bitti, bitecek sandın ama bitmedi. Yaraların belki öldürecek kadar kuvvetliydi, belki de öldürmeye çok vardı ama senin umut ettiğin olmadı, eksik ve aksak yaşadın. Üstelik bunları yapmasaydın seni gerçek bir yaşamla tanıştırma ihtimalim vardı. Gerçek bir yaşam, şimdikinden bir daha süslü hayat falan değil belki ama içinde bir umut varken yaşadığın hayattı. Pesettim. Seni hiçbir şeyle tanıştıramayacağımı anladım. Bu şansı bana tanımadığını anladım. Eskiden olduğum kişi kötü de olsa hissetti, peki bana ne bıraktın? Öylece eskiden tanıdığım hislerin ezberini insanlara, etrafa, eşyalara yapıştırarak yaşıyorum. Seni suçlayamıyorum ama en azından umut ederken bile yapamayacağından emin olduğun şeyin şimdilerde nasıl bir sonuç doğuracağını düşünseydin biraz. Gelecekteki kendine yaşamak için alan bıraksaydın keşke. Bana tüm bu keşkeleri söyletmeseydin, keşke.

weirxw

Açsın yaprakları solan zambakların
          Essin rüzgâr, dağıtsın saçlarımı,
          Varsın taşsın yüreğimden acılar,
          Yaksın ciğerimi nice yangınlar,
          Yaşıyorum.
          İlla ağız dolusu söylenmez ya bu söz,
          Bazen sessiz, bazen fısıltıyla, bazen de kırgındır sesimiz.
          Olsun, varsın böyle geçsin bir kaç yıl daha.
          Titremez ellerim, titrerse dizsin kurşunu gövdeme kıblem.
          Yol uzun, ben gidiyorum.
          Söz uzun, susuyorum. 
          Bahçeler şenlensin,
          Sofralar kurulsun,
          Bir  tabakta koyun,
          Benim canım otursun baş köşeye,
          Bir tabakta koyun,
          Ölen ölmüş, yaşayan yaşıyor denmesin.
          Yaşıyorum.
          Her sabah koştuğum metrolarda,
          Gençlik çürütmeye başladığım okul masalarında,
          Eve dönüş yolunda,
          Arkadaşla buluşma saatlerinde,
          Ve ağlayan gözlerimi silen eller sayesinde.
          Bugün yol uzak, 
          Gidiyorum.
          Yürek soğur mezar görünce,
          Ve de o mezara hiç gömemediyse sevdiğini.
          Geldim, misafirinim bu gece diyemeyince,
          Ama vardığı yerde eğreti durunca,
          Sarılamadığı mermere öylece bakarken,
          Yaşıyorum bile diyemeyince,
          Ama yaşıyorsa, bu defa sessizce.
          Düzülsün yollar önüme,
          Gidiyorum. 
          Bir matem giydimse gelirken,
          Şimdi soyunup çıplak kalıyorum,
          Varsın göstersin o parmaklar beni,
          Bir matemi soyunmak ne demek bilmeyenler tarafından.
          Açsın çiçekler, şenlendirsin bahar ülkemi,
          Güneş seslensin ülkeme,
          Bezensin yeşillikle her taraf.
          Yaşıyorum.
          Henüz, ve dahası.

weirxw

Geceyi uyutan gündüz yüzlü kız
            Yıldızlar dürttü seni andım*
Reply

weirxw

ağlamak istiyorum sabahlara kadar.

weirxw

bir gün mutlaka
Reply

weirxw

belki de çoktandır bunu düşünüyorum
Reply

weirxw

giderim gözüm kara diyor şarkıda. bilmem ne manada söylüyor ancak ben kendi payımı ayırıyorum yine bir şarkıdan. bunu sık sık yaparım. bir şiirden bir cümle, bir şarkıdan bir cümle, suskunluktan binlerce kelime ayırırım kendime. yüreğime denk düşen, acımı kazımadan, yaraların kabuğunu koparmadan okşayan ellerin bir kaç cümle ve suskunluk olması kederimin ellerinden sımsıkı tutmama, ondan ayakta durmak için yardım istememe neden oluyor. fazlası var belki. çünkü nicedir içim bir derin kuyu gibi. nicedir ne manalar kattım içimin her köşesine. yalnızlık bıçağın keskin tarafını bilerek avcuma doğru bastırıp içime belki de irinleyecek yaralar açtı ve her birinin köküne bir mana kattı. inkar etmiyorum. beni içimdeki yorgunluk ve acıya yoğrulmuşluk büyüttü. işte bu sebeptendir ki giderim, gözüm kara. zira kalmadı bu dünyaya ekecek tek bir umut tohumu. mutlaka bir köşesini yaban otları basacak bulsam bile ekecek bir tohum. yine bir şiir okuyorum üstelik bu defa umut dolu bir şiir. ancak ne fayda. kökü kuraklamış bahçeye bağlı ağacın her yarına umut etmesiyle kuruması ve umut edecek yarınları kalmaması bu. köküm dünyanın kurak çöllerine bağlı ve ben her gün yağmur yağacak umuduyla çok bekledim ve çürüdü gövdem. ben bu gövde için ne ilaç etsem faydasız. gözüm karadırsa sonu farketmemden dolayıdır.

weirxw

derdim yamalı derman tarafından.
          ama ne çare?
          dikiş izleri orada,
          eşitsizlik orada,
          ve hâlâ sızıyor içeriden derdim,
          kapatamamış yama bile boşlukları.
          beni böyle çaresiz görme,
          bir yama da yüzüme yaparım.
          ne var ki, ben gerçekten çaresizim,
          bu dert beni candan eder.
          ne yardımım, ne de dermanım.
          canımın bile bir kıymeti kalmadıysa gözümde,
          niçin devam ediyor bu süsler, yamalar?
          hakiki hissettiğim her anın,
          acıyla kavrulmama denk gelmesi
          bir tesadüf müdür?
          olmasın. 
          bu defa beni bana ulaştıran tesadüf olmasın.
          can kalmadı bedende ama olsun,
          çaresizliğin kemiğini kırıp toz ettim,
          toz ettim de tozu üfleyemedim,
          bundandır hâlâ süren çaresizliğim.
          ve iyileşmiyorum.
          oysa denilenleri harfiyen yaptım.
          'kül al ve yaraya bastır'.
          kül aldım ve yüreğime bastırdım.
          yüreğim kül oldu.

weirxw

tozlu bir hatıra gibi şimdi yaşadığım eski günler. dizinde uyumalarım, hikaye anlatmaların ve var olman. sen sanıyorsun ki bırakıp gittiğin ev tozlandı ama hayır gönlümde sana ait yer tozlandı. sen olsaydın böyle olmazdı işte diyorum kendime sürekli. sürekli senin yerine kendime hikaye anlatıyorum olmuyor. ben sensizliğin yerini dolduramıyorum senle yeniden. ölüyorum. defalarca. ama sana hiç kavuşamıyorum.

weirxw

doğruyu söylemek gerekirse ölmek ne diye sorsalar artık birilerine sarılmanın bile hissetdirmediği an derim. sevmeyi, gülmeyi, üzülmeyi unutmak ya da bunları yaşasan bile içinde bağırarak isyan eden ölmek arzusu derim. ama sevgilim, ben çoktan öldüm. üstelik bunu süs olsun diye de demiyorum. ama biliyor musun bir gün vaktinden önce öleceğimi biliyordu o kişi. ben ona sarılırken canlıyken o beni hep ölü gördü. benim için hayaller kurarken de biliyordu. beni öldürecek olanı da. ama nasıl bir fıkradır yaşamak. nefes almak. hep delirip hiç delirmemiş gibi gözükmek. kafanı kemiren her şeye rağmen hiç bir şey eksilmemiş gibi durmak. öylece durmak bile bir fıkradır. 

weirxw

seni sevmenin yok ettiği

weirxw

gözlerinde resmimi görmenin tükettiği
Reply

weirxw

sana gülümsemenin, bana gülümsemenin
Reply

weirxw

içime ayaz kaçmış sanki
Reply