weirxw
ağlamak istiyorum sabahlara kadar.
weirxw
giderim gözüm kara diyor şarkıda. bilmem ne manada söylüyor ancak ben kendi payımı ayırıyorum yine bir şarkıdan. bunu sık sık yaparım. bir şiirden bir cümle, bir şarkıdan bir cümle, suskunluktan binlerce kelime ayırırım kendime. yüreğime denk düşen, acımı kazımadan, yaraların kabuğunu koparmadan okşayan ellerin bir kaç cümle ve suskunluk olması kederimin ellerinden sımsıkı tutmama, ondan ayakta durmak için yardım istememe neden oluyor. fazlası var belki. çünkü nicedir içim bir derin kuyu gibi. nicedir ne manalar kattım içimin her köşesine. yalnızlık bıçağın keskin tarafını bilerek avcuma doğru bastırıp içime belki de irinleyecek yaralar açtı ve her birinin köküne bir mana kattı. inkar etmiyorum. beni içimdeki yorgunluk ve acıya yoğrulmuşluk büyüttü. işte bu sebeptendir ki giderim, gözüm kara. zira kalmadı bu dünyaya ekecek tek bir umut tohumu. mutlaka bir köşesini yaban otları basacak bulsam bile ekecek bir tohum. yine bir şiir okuyorum üstelik bu defa umut dolu bir şiir. ancak ne fayda. kökü kuraklamış bahçeye bağlı ağacın her yarına umut etmesiyle kuruması ve umut edecek yarınları kalmaması bu. köküm dünyanın kurak çöllerine bağlı ve ben her gün yağmur yağacak umuduyla çok bekledim ve çürüdü gövdem. ben bu gövde için ne ilaç etsem faydasız. gözüm karadırsa sonu farketmemden dolayıdır.
weirxw
derdim yamalı derman tarafından.
ama ne çare?
dikiş izleri orada,
eşitsizlik orada,
ve hâlâ sızıyor içeriden derdim,
kapatamamış yama bile boşlukları.
beni böyle çaresiz görme,
bir yama da yüzüme yaparım.
ne var ki, ben gerçekten çaresizim,
bu dert beni candan eder.
ne yardımım, ne de dermanım.
canımın bile bir kıymeti kalmadıysa gözümde,
niçin devam ediyor bu süsler, yamalar?
hakiki hissettiğim her anın,
acıyla kavrulmama denk gelmesi
bir tesadüf müdür?
olmasın.
bu defa beni bana ulaştıran tesadüf olmasın.
can kalmadı bedende ama olsun,
çaresizliğin kemiğini kırıp toz ettim,
toz ettim de tozu üfleyemedim,
bundandır hâlâ süren çaresizliğim.
ve iyileşmiyorum.
oysa denilenleri harfiyen yaptım.
'kül al ve yaraya bastır'.
kül aldım ve yüreğime bastırdım.
yüreğim kül oldu.
weirxw
korkunç bir umutsuzluk bu. bilmeni isterim ki beni bu umutsuzluk bitirecek
weirxw
tozlu bir hatıra gibi şimdi yaşadığım eski günler. dizinde uyumalarım, hikaye anlatmaların ve var olman. sen sanıyorsun ki bırakıp gittiğin ev tozlandı ama hayır gönlümde sana ait yer tozlandı. sen olsaydın böyle olmazdı işte diyorum kendime sürekli. sürekli senin yerine kendime hikaye anlatıyorum olmuyor. ben sensizliğin yerini dolduramıyorum senle yeniden. ölüyorum. defalarca. ama sana hiç kavuşamıyorum.
weirxw
doğruyu söylemek gerekirse ölmek ne diye sorsalar artık birilerine sarılmanın bile hissetdirmediği an derim. sevmeyi, gülmeyi, üzülmeyi unutmak ya da bunları yaşasan bile içinde bağırarak isyan eden ölmek arzusu derim. ama sevgilim, ben çoktan öldüm. üstelik bunu süs olsun diye de demiyorum. ama biliyor musun bir gün vaktinden önce öleceğimi biliyordu o kişi. ben ona sarılırken canlıyken o beni hep ölü gördü. benim için hayaller kurarken de biliyordu. beni öldürecek olanı da. ama nasıl bir fıkradır yaşamak. nefes almak. hep delirip hiç delirmemiş gibi gözükmek. kafanı kemiren her şeye rağmen hiç bir şey eksilmemiş gibi durmak. öylece durmak bile bir fıkradır.
weirxw
bir türkü söyler, bir sigarayı ateşe verir, bir cümle bile olsa yazarım ama eski alışkanlıklarımdan seni silerim artık.
weirxw
seni sevmenin yok ettiği
weirxw
heç kimə danışılmayan yaralar gündən günə ömrümü yarılar.