werstess

Nerdesin?

doriangrayip

ölü gelin 
          
          ne de acı emily için, daha ne istediğini bilmeyen bir adamı kalbinde yaşattı. rahatlığı için kendi sevgisinden bile kaçan birisi. hak eder miydi tek bir göz yaşını emily? oysa ne de güzel parlardı ölü gözlerin. atmayan kalbin ne de güzel sarardı sevgiyle. ah emily, yine bir kurbandan fazlası değilsin. 
          
          - bak çiçeği. 

doriangrayip

seni çok boşlamış gibi hissettim aniden kendimi belli edeyim dedim. önemli bilgi: küçük kızımın beş tane yavrusu oldu artık 13 kedili bir anneyim ben 

doriangrayip

fotoğraf atma özelliği olsa gösterirdim hepsini, kedim siyah beyaz olmasına rağmen yavruları beyazlı turunculu bir şey oldu hepimizi şaşırttı 
Reply

werstess

Hiç sorun değil ben beklerim. Hayırlı olsun hepsini teker teker yerim.
Reply

doriangrayip

          çığlık 
          
          derinlerde bir fırtına kopuyor gibi, herkes sessiz ve her şey yolunda da bir ben yabancı, bir ben tufan. onlar gülümser de ben kan ağlarım sanki, gülümsemem bile sızlanış dolu. ruhum, dünyanın kendi etrafında döndüğü inancına kapılırken vücudum ilk kez doğmanın heyecanını yaşamaya çalışıyor 

werstess

Başkası tarafından paramparça edilmiş bir ruhu kim iyileştirebilir?
          Onun ruhuna dokunmaya çalışan biri mi?
          Yoksa yarayı açan ellerin, gelip aynı kalbi usulca sarması mı gerekir?
          
          Bazı insanlar sevgiyi yeniden öğrenmek ister bir başkasında.
          Bazılarıysa, canını yakan kişinin bir gün pişman olup “seni kırdım” demesini bekler.
          Çünkü bazen insanı en çok yaralayan şey acının kendisi değil, o acıyı sevdiği birinden almış olmaktır.
          
          Ve en kötüsü de şudur;
          İnsan, kendini iyileştirecek sevgiyi bile artık korkarak kabul eder.

doriangrayip

uyum, çoğu zaman bir bütünlüğe ait olmak gibi anlatılır; oysa insan bazen en çok uyum sağlarken kendinden kopar. kalabalığın ritmine ayak uydurdukça, içindeki sesin tonu yavaş yavaş kısılır. önce küçük şeylerden vazgeçersin, sonra fark etmeden kendinden. çünkü uyum, her zaman anlaşılmak değil; çoğu zaman anlaşılmadan kabul görmenin sessiz bir yoludur. ve insan, ait olmak uğruna kendi sesini susturduğunda, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir uyum yakalar… ama içinde, kimsenin duymadığı bir uyumsuzluk büyümeye devam eder.
          
          bir şeyin bir yere uyum sağlaması oraya ait olduğu anlamına gelmez
          ve ben kendime ait hissetmiyorum
          ruhum da bu dünyaya ait hissetmiyor
          sadece uyum sağlayıp ayak
          uyduruyorum.

doriangrayip

mesafe olmayan yerde kırıcı bir samimiyet doğar. normalde dönüp bakmayacağın beyazlık yakınından geldiğinde kara lanete dönerdi. gözünü üzerinden bile ayıramazdın. ufacık kara leke bir hayata bedel olurdu sana. oysa küçücük bir lekeydi o, on iki beyaz ayın içinde ufak bir leke.