"Sen aşktan, sevgiden ne anlarsın ki?" diyebilirsin ama bu konuda hiç bahtı olmayan biri olarak bence en iyi anlayacaklardan biri benim. Sen Tanrı'ya emanet ol, bırak yüreğin benim avuçlarımda kalsın.
mesafe olmayan yerde kırıcı bir samimiyet doğar. normalde dönüp bakmayacağın beyazlık yakınından geldiğinde kara lanete dönerdi. gözünü üzerinden bile ayıramazdın. ufacık kara leke bir hayata bedel olurdu sana. oysa küçücük bir lekeydi o, on iki beyaz ayın içinde ufak bir leke.
mum da parlamak için yanmaz mıydı ilk önce? bir çakmak ateşine kapılır için için tüketmez miydi kendisini? ruh misali asılı kalan ipiyle kendisini asardı o da.
"Sen aşktan, sevgiden ne anlarsın ki?" diyebilirsin ama bu konuda hiç bahtı olmayan biri olarak bence en iyi anlayacaklardan biri benim. Sen Tanrı'ya emanet ol, bırak yüreğin benim avuçlarımda kalsın.