winstonred

Azıcık okşasaydın saçımı, kafa tutardım bu düzene.

winstonred

Ben seni sevdiğimde, kendi adımı unuttum önce; sonra konuşmayı unuttum, sonra uyumayı. Sana söylenmemiş bir sözün ucunda, susmanın bin yüzünü öğrendim. Bir gün olur da göz göze geliriz diye, bütün aynalara sırtımı döndüm. Sana değemeyeceğimi bile bile içimde bir masa kurdum; sandalyesi eksik, çatalı eksik, ama hep senin oturmanı bekledim. Gözlerinin kenarında bir hüzün vardı, sanki bana aitmiş gibi. Ama sen, hiçbir zaman bana doğru dönmedin; ben de seni hiç sevmediğim gibi sevdim.

winstonred

Çok sigara içerdi o Fikret. Ben mevcut bir savaşın ortasında bile onu sigarasıyla gördüm. Vazgeçmişti. Ben mevcut bir savaşın ortasında onun için onunla birlikte savaştığımı düşünürken o bizden çoktan vazgeçip bir sigara dumanını içine çekti. O gün bugündür, onun çektiği her duman benim ciğerimi yakar, anlıyor musun Fikret? Anlamıyorsun. Vazgeçildiğim bir savaş uğruna öldüm ama hâlâ yanmaya devam ediyorum. Ne zaman kül olacağım, Fikret? Ne olur artık kül olayım. Kurtulayım.