wrei2th

Bilirim nehirler uzun
          	bilirim rüzgâr sonsuz
          	duyarım uzak yıldızları
          	akarım akarım
          	bir nehir gibi
          	
          	Gün uyanır mor şafakta, bende bir özlem
          	Gün kavuşur yıldız yıldız, bende bir hasret
          	bir nehir gibi
          	bir nehir gibi
          	uzak yollar seni bana, bana getirir
          	
          	Yanık sesler seni söyler, hep seni söyler
          	bir nehir gibi köpürerek
          	bir nehir gibi

wrei2th

Bilirim nehirler uzun
          bilirim rüzgâr sonsuz
          duyarım uzak yıldızları
          akarım akarım
          bir nehir gibi
          
          Gün uyanır mor şafakta, bende bir özlem
          Gün kavuşur yıldız yıldız, bende bir hasret
          bir nehir gibi
          bir nehir gibi
          uzak yollar seni bana, bana getirir
          
          Yanık sesler seni söyler, hep seni söyler
          bir nehir gibi köpürerek
          bir nehir gibi

wrei2th

Zamanın soytarısı değildir sevgi... 
          O değişmez kısacık günlerle haftalarla. 
          Direnir ve katlanır mahşerin ucuna dek.
          
          Yanılıyorsam bunda ve çıkarsa yanlışım, 
          Ne hiç kimse sevmiştir, ne ben şiir yazmışım.

wrei2th

Güçlü olmak zorunda değilim.
          Zaten ben çocukken de böyleydim.
          Kolay üzülür kolar gülerdim.
          Biraz büyüdüğüm zaman
          Birileri bana güçlü olmam gerektiği konusunda
          Bir kamyon dolusu öğüt verdi.
          Güçlü olursan seni ağlatmazlar, dedi.
          Oysa insan ağlamadığı zaman da kendini kötü hissederdi.

wrei2th

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
          Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
          Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
          Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
          
          Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
          Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
          İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
          Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
          
          İçimde damla damla bir korku birikiyor;
          Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
          Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
          Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
          
          Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
          Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum
          Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
          Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum
          
          Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
          İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
          Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
          Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.
          
          Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
          Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları
          Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
          Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
          
          Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
          Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
          Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
          Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi.. 
          
          Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
          Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
          Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
          Onun taşı erimiş, senin kafatasında.
          
          İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
          Sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz.
          Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
          Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.
          
          Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,
          Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.
          Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince,
          Yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime der.
          
          Ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de,
          Tutmak, tutmak isterim, onu göğsüme alıp.
          Bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de,
          Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.
          
          Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;
          Onu bir başkasına râm oluyor sanırım,
          Görsem pencerelerde soyunan bir karaltı.
          Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan

wrei2th

bu beden benim evim
          meraklanma, 
          yolunda her şey 
          büyümek bu işte 
          ve dönüşmek 
          kendini korumak 
          kalabalıkta kaybolmak 
          üstesinden gelmek 
          kullanılmış hissetmek 
          ilgi görmemek 
          umudu kaybetmek 
          yanıp kül olmak 
          korkmak bu işte 
          değişmek bu işte 
          hayatta kalmak 
          yaşamak bu işte
          
          - yolculuk

wrei2th

Ne gitmek istiyorum ne kalmak.
          Ne yaşamak ne ölmek.
          Ne gülmek ne ağlamak.
          Aldığım nefes başına buyruk, gülüşlerim emanet.
          Ne zaman hangi saat başladı kayboluşum?
          Bilmiyorum.
          Acıya bile artık duygusuzum.

wrei2th

Rol yapmak zorunda olmaktan nefret ediyorum iyi hissetmediğimi ben söylemeden de anlayamaz mısınız 

wrei2th

Ağlamaktan helak oldum gözlerim çok acıyor dokunamıyorum
Reply

wrei2th

Bişey bile yapmadım sadece kötü hissediyordum bi kez de beni alttan alın ya
Reply

wrei2th

Bi kere de gitme dememi bekleme 
Reply