YEDİNCİ NOTA WATTPAD’DE 100 BİN OKUNMA!!
Yedinci Nota’yı yazmaya başlarken hiç büyük beklentilerim yoktu, ki zaten benim yayınladığım ilk kitabım olacaktı. Tamamen beklenmedik, aniden gelişen bir kurguydu. Hayatımda böylesine büyük bir yer kaplayacağını, o zamanlar asla tahmin edemezdim.
Belki saçmalık gelebilir bazılarına ama yazdığım karakterlerle öyle özdeşleştim ki, onları yazarken kendimi evimde gibi hissetmeye başladım. Aras’la Pars Ege’nin birbiriyle atışmalı dostluğunu yazarken kendi kendime güldüm, Hilal’le sürekli işleri batırdık, çoğu kez Pars Ege’ye sarılmak istedim, Kumsal’ı bazen gerçekten yakın bir arkadaş gibi gördüm, Selin’e ve hazır cevaplığına hayran kaldım, kendi karakterim olmasına rağmen.
Bir yorum gördüm geçenlerde, Hilal gittikçe batırıyor biri onu durdursun yazmışım, karşılık olarak da arabayı sen sürüyorsun yazmış bir okuyucum. Benim cevabım ise, araba benim ama süren Hilal. Gerçekten öyle, ben sadece onları size ulaştıran bir aracıyım. Bazen hikaye öyle ilerler ki, karakterler kendi kendilerini yazmaya başlarlar. Benim için de öyle oldu, onlar yaşadı, ben de yazdım.
Yazdıklarımın okunması, hatırlanması ve önemsenmesi benim için öyle mutluluk verici ki. Karakterlerim hakkında konuştuğunuzda, yaptıklarına sitem ettiğinizde ya da mutlu olduğunuzda, hepsini yüzümde kocaman bir tebessümle okuyorum. Bir sınıftan çok daha fazla kişiyiz artık, hepimiz bambaşka yerlerde olsak da ortak noktamız var: Yedinci Nota Evreni.
Ve tek bir kitabın yalnızca belli sayıda insanın ortak noktası olduğunu düşünmek inanılmaz derecede güzel bir şey bana kalırsa.
Yine çok konuştum, biliyorum.
Canım okuyucularım, kitabıma başlayarak bir şans verdiğiniz için teşekkür ederim. Umarım, daha uzun bir süre daha birlikte oluruz. Sizi seviyorum, bizimle kalın, olur mu?
~ hestia