Merhabalar,
Sıfırıncı Sokak’ı soranlar için genel, öyle ki sonunda gerçek bir merhaba içeren bir bilgilendirme geçmek istiyorum:
Son bölümleri bekliyorsunuz biliyorum. Temmuz’da düzenli bölümlere geçeceğimizi belirtmiştim lakin işler hiç de planladığım gibi gitmedi. Şimdi bile doğru ânı tam anlamıyla yakalamam zor oluyor. Nihayet şimdilerde buradayım ve biraz olsun rahatım, o yüzden kaldığımız yerden daha sağlam bir şekilde devam edebiliriz.
Ben birinci kitabı çoktan sonlandırdım.
Birinci kitabın final bölümü epey uzun olduğundan ikiye bölündü ve son noktayı koydum. Ancak birkaç haftadır içimi kemiren, çokça da fikir aldığım bir konu var ki bu konuda doğru bir karara varmam zor oldu. Kitabı tam anlamıyla bitirebilmek, ikinci kitaba sorgusuz sualsiz geçebilmek ve okuyucunun da okurken her noktayı, eskiye göre, daha net anlayabilmesi, karakterleri daha da içselleştirmem gerektiği kanaatine vardığım için bir türlü yayımlayamadığım bir konu ki Sıfırıncı Sokak’ı hiçbir planlama yapmaksızın paylaştığım için bu beni daha bir düşündürdü. Çünkü kitabı yaklaşık 5-6 aydır en baştan alarak düzenleme, ekleme/çıkarma yapmaktayım. Kitap içinde değişen inanılmaz köklü durumlar yok lakin derinlemesine girilen birçok unsur var. Capallo, aileler, İzem’in geçmişi, geçmişe dair sahneler, Pars ile İzem’in anlaşmaları, öyle ki İzem’in mesleği bile… Sıfırıncı Sokak’ı baştan yazmak ve bütün bunları derlemek hem kitaba hem de bana çok iyi geldi çünkü son 10 bölüm gibi ilk 20 bölümü de daha kaliteli ele aldığımı düşünüyorum. Her şey daha bir yerli yerinde ve bu hâli bana inanın ki çok çok çok daha iyi.
(Devamı aşağıda)