Seni kendime sakladımda ne oldu?
Ya da tüm dünyaya haykırsam ne yazar?
Ne farkeder kırılmış kalbimi bantlaman?
Ama kırılan parçalar eline batsa öperek iyileştirirdim ki, bırakmazdım öyle
Sen beni acıtan, kızdıran, kıran bazende yalvartansın
Ama neden aynı zamanda güldüren, seven, ruhuma dokunan, ve benliğimi adadığım insansın ki?
Neden vazgeçmek bu kadar zorken işlerimi daha da zorlaştırıyorsun?
Sen bana sebepsin. Ne için olduğunun bir önemi yok, sen bana yaşamak için bir sebepsin.
Aciz görünmekten nefret ederim.
Birini ölümüne sevmekten nefret ederim.
Beni kıran birine değer vermem.
Ben o kadar kibirliyim ki, biri için asla ilk adımı atmam.
Ben tüm benliğimin kırıldığı, çocukluktan beri dağlara kadar uzattığım duvarlarımın çöktüğünü, yapmam dediğim her şeyi yaptığımı ve ilk defa birini doğru dürüst sevdiğimi gördüm.
Karşında gerçekten çok acizim. Bir kere sevsen?
Seni o kadar çok seviyorum ki, ölümün bile ayırmasına müsaade etmem.
Kalbimin varlığını sadece senin yanında hissediyorum, bazen o kadar hızlı atıyor ki sesini duyarsın diye ödüm kopuyor ama kırmaya geldiğimizde kırılmam dediğim her noktada daha çok kırılıyor ve ufalanıyorum. Kalbim senin elinde oynattığın bir stres topu değil mi? Bunun için o kadar da önem vermiyorsun..
Ve sana o kadar çok adım attım ki sayamam. İlk adım kalsın bir kenarda sana ben her umut kırıntısında on adım attım be insan. Bir adım atsan yüzünü ben atarım. Sana koşarak değilde sevinçten uçarak gelirim. Kırdığın kalbimi sadece bir sözünle düzeltebilirsin ve senin enayin olan ben seni tamamen affedip yine ve yine etrafına dolanırım.
Ama ben gözünde o kadar değersizim ki, yapmam dediğim her şeyi seninle kırmama ve bunları bilmene rağmen bana asla bir adım atmazsın.
Her saniye o kadar çok özlüyorum ki ciğerlerim her havayla dolduğunda aklımdasın, kalbimin her atışında sanki ordasın ve ben yine hayalini gördüğümü anladığımda yeniden sende olduğumun farkına varıyorum.