zarafet
Link to CommentCode of ConductWattpad Safety Portal
sonra dayanamıyorsun. her şeyi içine atmakta yavaş yavaş tükendiğini hissediyorsun. seni çok iyi anlıyorum diyen herkesin, seni anlamadığını görüyorsun. en yakınından uzaklaşıyorsun. yapabildiğin en iyi şeyin, yazmak olduğunu görüyorsun. yazıyorsun. herkesten saklasan da, gizlesende tükeniyorsun. hani o dışarıya verdiğin mutluyum imajı var ya, içini yiyip bitiriyor. biri gelse ve gerçekten de tam anlamıyla yanında olsa, düzeleceksin gibi geliyor. ama o kadar çok yenilgiye uğradın ki, sevmede, değer vermede, bir yanın hep kimseye güvenme diyor. o yanına yenilmeye başladığın zaman, asıl acıları tatmaya da başlıyorsun. işte o anlar kalbinin, aklını yendiğin anlar oluyor. ve benim kalbim aklımı hep yeniyor. değer vermekte bir sorun yokta, aynı önemi, ilgiyi, sevgiyi, değeri göremeyince başlıyor asıl sorun. asıl sorunlar, asıl canını yakanlar oluyor. birde yitirdiklerin var, dönülmez yolda bıraktıkların, geri dönmeyeceğini ezberlediklerin. hani her şeyde derler ya “hayat devam ediyor” aynen öyle. ne giden geri geliyor, ne kalanlar değerini biliyor, ne yerin, nede kıymetin değişiyor. sen sadece günden güne eriyorsun, tükeniyorsun, hissizleşiyorsun. ama gerçekten de aklım bu savaştan üstün çıkarsa, o zaman tam anlamıyla sevdiğim insanlar, tam anlamıyla soğukluğu tadacaklar.
zarafet
belki de en büyük yanılgımız, bir gün her şeyin düzeleceğine inanmak oluyor. bazı insanlar gitmiyor sanıyorsun, bazı yaralar zamanla kapanır sanıyorsun ama öyle olmuyor. insan alışıyor sadece; yokluğa, sessizliğe, cevapsız kalan mesajlara, yarım kalan cümlelere ve içinden söyleyip de sustuğu onca şeye alışıyor. bir süre sonra kimseye kızmıyorsun bile, çünkü kızacak kadar bile gücün kalmıyor. sadece susuyorsun, geri çekiliyorsun ve kendi içinde yavaş yavaş herkesten vazgeçiyorsun. sonra bir gün fark ediyorsun ki seni en çok üzen insanların hiçbirinden artık bir şey beklemiyorsun. işte asıl bitiş de orada başlıyor. çünkü insan sevmediği için değil, artık hiçbir şey hissetmediği için gidiyor. ve ben de bir gün tamamen sustuğumda, bunun kırgınlıktan değil, içimde sana ayıracak tek bir şey bile kalmadığından olduğunu anlayacaksın.
•
Reply
zarafet
sonra dayanamıyorsun. her şeyi içine atmakta yavaş yavaş tükendiğini hissediyorsun. seni çok iyi anlıyorum diyen herkesin, seni anlamadığını görüyorsun. en yakınından uzaklaşıyorsun. yapabildiğin en iyi şeyin, yazmak olduğunu görüyorsun. yazıyorsun. herkesten saklasan da, gizlesende tükeniyorsun. hani o dışarıya verdiğin mutluyum imajı var ya, içini yiyip bitiriyor. biri gelse ve gerçekten de tam anlamıyla yanında olsa, düzeleceksin gibi geliyor. ama o kadar çok yenilgiye uğradın ki, sevmede, değer vermede, bir yanın hep kimseye güvenme diyor. o yanına yenilmeye başladığın zaman, asıl acıları tatmaya da başlıyorsun. işte o anlar kalbinin, aklını yendiğin anlar oluyor. ve benim kalbim aklımı hep yeniyor. değer vermekte bir sorun yokta, aynı önemi, ilgiyi, sevgiyi, değeri göremeyince başlıyor asıl sorun. asıl sorunlar, asıl canını yakanlar oluyor. birde yitirdiklerin var, dönülmez yolda bıraktıkların, geri dönmeyeceğini ezberlediklerin. hani her şeyde derler ya “hayat devam ediyor” aynen öyle. ne giden geri geliyor, ne kalanlar değerini biliyor, ne yerin, nede kıymetin değişiyor. sen sadece günden güne eriyorsun, tükeniyorsun, hissizleşiyorsun. ama gerçekten de aklım bu savaştan üstün çıkarsa, o zaman tam anlamıyla sevdiğim insanlar, tam anlamıyla soğukluğu tadacaklar.
zarafet
belki de en büyük yanılgımız, bir gün her şeyin düzeleceğine inanmak oluyor. bazı insanlar gitmiyor sanıyorsun, bazı yaralar zamanla kapanır sanıyorsun ama öyle olmuyor. insan alışıyor sadece; yokluğa, sessizliğe, cevapsız kalan mesajlara, yarım kalan cümlelere ve içinden söyleyip de sustuğu onca şeye alışıyor. bir süre sonra kimseye kızmıyorsun bile, çünkü kızacak kadar bile gücün kalmıyor. sadece susuyorsun, geri çekiliyorsun ve kendi içinde yavaş yavaş herkesten vazgeçiyorsun. sonra bir gün fark ediyorsun ki seni en çok üzen insanların hiçbirinden artık bir şey beklemiyorsun. işte asıl bitiş de orada başlıyor. çünkü insan sevmediği için değil, artık hiçbir şey hissetmediği için gidiyor. ve ben de bir gün tamamen sustuğumda, bunun kırgınlıktan değil, içimde sana ayıracak tek bir şey bile kalmadığından olduğunu anlayacaksın.
•
Reply