zdean_

Her geçen gün benim hakkımda iyi düşündüğüne dair o aptal sağlam olmayan ama tutunduğum inancım daha da çöküyor. Yapma. Gerçekten de her konuşmamız bir savaş alanı miydi?

zdean_

Doğum gününe 21 gün kaldı Boris. Hala çok ama çok heyecanlıyım. Yazacağım mesaj her gün değişiyor, aklımda sana sormak istediğim yeni yeni onlarca soru beliriyor. Sana onları sorabilecek kadar uzun konuşmayacakmışız gibi hissediyorum ama olsun. Senin kuru bir "Teşekkür ederim." Mesajın bile gözüme o kadar hayal, o kadar imkansız, o kadar rüya gibi geliyor ki. Sana neredeyse her hafta yazıyorum ama asla göndermediğim mesajlar oluyor bunlar. 21 gün kaldı Boris. 21 gün sonra sana o mesajlardan birini göndermiş olacağım. 21 gün Boris. Ne cevap alırsam alayım asla yadırgamayacağım o doğum günü mesajni sana yollamam için sadece 21 gün kaldı. Sana yazmam, seninle aylar sonra tekrar bir iletişim kurmam, evimize, bize, bizim her şeyimizin yaşandığı o mesaj kutusuna iyiki doğdun yazıp özlemimi gidermek için yalnızca 3 hafta kaldı. Biliyor musun sorularımı doğum günüme saklarım eğer seninle uzun bir muhabbetimiz olmazsa. Doğum günümü de iple çekiyorum Boris. O gün bana iyiki doğdun yazacağını umuyorum. Belki o gün daha da insaflı davranıp benimle biraz konuşursun. Bende sana aklımdaki o soruları sorma fırsatı bulurum. Evet, Boris. Doğum günümü 18 yaşında olmak için değil, seninle olabilmek için iple çekiyor olacağım.
          
          Doğum gününde görüşürüz. Yani umarım. Bana çok kızma.
          
          Zoe.

zdean_

Not: beni mahrum bıraktığın o çevrimiçi yazısını tekrar göreceğim! İNANABİLİYOR MUSUN!? evet, bunun gibi ufak bişi için bile heyecanliyim ve o çevrimiçi yazımı geri alacağım....
Reply

zdean_

Boris, doğum günün yaklaşıyor. O kadar heyecanlıyım ki. Her gün sana yazacağım mesajı düşünüyorum. Hem korkuyor, hem çekiniyor hem de seviniyorum. Boris. O gün çok mutlu olmanı istiyorum. Öyle ki, ben yazarsam üzülürsun diye doğum gününü kutlamak bile istemiyorum zaman zaman. Neyse. Umarım, attığım mesajla beni anımsadığında, yüzünde tekrar görmek için her şeyi feda edeceğim gülüşün o gün solmaz.
          
          Kalbinde o kadar yara acmamis olmayı diliyorum.
          
          Seni seviyorum, iyi geceler.

nightase

İyi misin biraz daha ^

nightase

@zdean_ anlayabiliyorum, senin için çok zor bir durumdur bu ama sağlıklı olman güzel teşekkürler bende iyiyim ^^
Reply

zdean_

@nightase  bu şehirden gidip geldiğimden beri yıllar olmuş gibi. Yıllar beni değiştirmiş gibi. Ama bir yandan da, iyileşmiş bir beni bulmuş gibiyim. Kısaca aynı, ama sağlıklıyım. Cok, hiç olmadığım kadar çok iyiyim. Sadece hala özlediğim biri var, bende değişmeyen tek şey işte bu. O olmadığı sürece bir yanım hep kötü. Ama yine de sağol, umarım sen de iyisindir. Bunu içtenlikle diliyorum.
Reply

zdean_

Ölü bitkileri sulamaktan vazgeçtim demişsin. Hisler karşılıklı değilse çiçekleri sulamıyormuşsun. Bu hayat beni ölü bir kadın yaptığı için istediğin kadar beni suçlayabilirsin, haklısın da, kuru ve eski bir ruhu hak etmiyorsun; ama hislerime karşı şüphen varsa hiç düşünmeden unut beni. Ben sana olan hislerimde ölüp ölüp diriliyorum her gün, inanmıyorsan kopart beni toprağından Coleman. Hiç var olmayayim daha iyi. 
          
          Zaten senin istediğin de bu belki. Hayatına hiç dokunmamamı tercih ederdin belli.

zdean_

Yazmayalı bir haftadan fazla olduğu için özür dilerim. Her canım yandığında aklımda sana onlarca mektup yazdım ama buraya yazmam biraz zordu. Biliyorsun insan her şeyi kolay kolay kağıda geçiremiyor ve çoğu zaman kağıda geçirilenler aklımızdan ve yüreğimizden geçenler gibi olmuyor.
          
          Savaşıyorum, dedim ya Coleman. Yıllar sonra aynı savaşın tekrar ortasındayım. Kendimle yeni bir savaştayım ama bu sefer farklı. Bu sefer deneyimliyim:) 
          
          Hayır, bende görebileceğin çoğu şey artık değişti. Çok şey oluyor Coleman, hayatım tepetaklak kaydı. En yakınlarım teker teker kazığa oturttu beni. Ama bu sefer farklıyım, bu sefer farklı. 4 senedir başarmak istediğim şey gerçekleşti, Coleman. Sen olsan benimle gurur duyardın eminim. Bu sefer, bir tanem. Bu sefer kendini suçlayan, her olayda kendini harap eden bir Zoe yok. Vicdan azabı yok, keşke ve belkiler yok. Gri yok Boris. Artık sadece zoenin siyahı ve beyazı olan bordo var;)
          
          Bugün migrenim tuttu ama bunu bir bahane olarka kullandım ve aylar sonra içli bir şekilde ağladım. Kendimi karanlık bir odaya kapatıp(korkmamam için azıcık ışık giriyordu), seninle konuştuğumu hayal ederken ağlayıp durdum. 
          
          Seni hala çok özlüyorum minik kuşum bu asla değişmedi. Herkese karşı aslan kesiliyorum şu ara ama sana karşı gönlüm hep minik bir kedi. Çok özledim, çok ama çok. 
          
          Başıma daha fazla dayanamayacağım bir tanem, yatmaliyim. Seni çok, ama çok seviyorum.

zdean_

Merhaba Boris
          
          Sana dün yazmaliydim belki ama beni affet. Zaten şehre alışmaya çalışıyorum. Şaka gibi geliyor, ara verdiğim o bir haftayı saymazsak 26 gündür, evet, yaklaşık bir aydır tamamen izoleydim.
          
          En çok özlediğim şey hep sensin ama inan bana senden sonra en çok özlediğim şey buraya, sana yazmak. Sana yazmaya kavuştum ama sana kavuşamadım. Orayı atmayalım. İnsan canını acıtan şeyleri sanırım öyle çok anlatmamalı. 
          
          İyi miyim? İyiyim Boris. Sanırım son yıllarda hiç olmadığım kadar sağlıklı hissediyorum. Eskiden duysan belki gülüp dalga geçerdin benimle ama, sanırım artık olumsuz düşünen, her şeyi karamsarligi ile berbat eden o halimden kurtulmaya başladım. Eskiden duysan sevinirdin; sanırım cocuklugumdaki umudumu bulmaya çok yaklaştım.
          
          Yanlış anlama, senin yokluğun bana iyi gelmiyor. Ama kendi kendime varlığım beni iyileştiren tek ilaç, bunu söylediğimde hiç hoşuna gitmezdi ama biliyorum; kendi kendime yetebilmemi hep taktir ettin. Sen zaten bana dair her şeye hep saygıyla yaklaşmayı bilirdin Boris.
          
          Eskiden şu an olduğum mutlu hali görseydin "sen yaparsın güzelim, atlatacaksin her şeyi" derdin. Bunu diyormuşsun gibi hayata tutunmaya devam ediyorum Boris.
          
          Aslında hiçbir şey yolunda değil, ama bence yolunda. Hayatımdan çok önemli bir kişi bana kazık atarak çıkmak zorunda kaldı. Bunun acısını, bunun yasını tutmaya vaktim bile olmadı çünkü ruhum büyük bir kanaat ile bunu kabullendi. Her şeyi kabullendim Boris. Senin yokluğun hariç. 
          
          Umarım okulun güzel geçiyordur. Sapsal çocuk, kendini derslerine kaptırmışsindir şimdi. Çok yorma kendini. Sandalye belini agritinca yat hemen. Hiçbir şey senden önemli değil. Boğaziçi bile.
          
          Öpüyorum.

zdean_

Birkaç gündür buradayım. Acil bir durum için şehre geldim. Birkaç sıkıntım var, sana anlatmak istediğim bazı dönüşümlerim var ama gücüm yok şimdi. Dünden bahsedeceğim. Dün ağladım Boris. Cok ağladım. Zaten şehre geldiğimden beri hep ağlıyorum ama dün farklıydı. Banyoda duvara yaslanıp çocukluğuma ağladım. Ve bilmeni istiyorum, dün gece ağlarken en çok seni istedim. Zamanı olsaydı neden diye anlatırdım sana ama sanırım artık duymayacak birine satırlar yazmak kelime israfı gibi geliyor. Olsun. Ben yine de seni hala çok sevdiğimi yazayım buraya. Yazayım ki ister şehri terk etmiş olayım, ister dünyanın öbür ucuna gideyim, yine de sana olan aşkımı her yerde hissettiğimi sana söylemiş olayım. Kim bilir, belki sıcak bir yaz esintisi tenine vurduğunda aklına ben gelirim, belki bir gün tekrar görmek istersin bana dair şeyleri, belki sildiklerine tekrar bir göz atmak istersin. O zaman burada olacağım, burada olacaklar Boris. Ben ve sana asla gönderilmemiş onlarca mektuplarım.