zdean_

Bazı şeyleri silmek zordur. Zordu değil mi Zoe? Kalmasını istediklerim dışında her şeyi silmek çok ama çok zordu.

zdean_

Uzun zamandır ağlamadığımı, ağlayamadığımı fark ettim. Kahve bağımlılığımdan kurtuldum derken bu ay tekrar başladım. Ya çok yiyor ya da hiç yemek yiyemiyorum bu ara. Hatta bir iki gündür ağzıma ne koysam midem bulanıyor. Bir yandan kimse umrumda değil, cidden değil; bir yandan da kimsenin neden umrunda değilim derken herkesi umursuyorum. Bir yandan evde günlerce oturmak bir yandan eve asla girmemek istiyorum. Son zamanlarda uykum bozuldu. Ya günlerce uyumak isteyecek kadar uykulu oluyorum ya da keşke hiç uyumasam diyerek geceler boyu ayakta kalıyorum. Hayır, hala elimi bir şeye süremiyorum. Ne kitap okuyor ne yazıyorum. Ne bir şeye çalışıyor ne de herhangi bir aktivite yapıyorum. Ülkeye döndüm, gitmeyi bekliyorum ama daha var gibi gözüküyor. Arafta bekliyorum. Annem çoktan başladı kendine gel demeye. Ben ise ne ara melankoli beni sarmaya başladı hatırlamıyorum. Buna da isyan ediyorum. Evet hala sürekli sadece bisiler izliyorum ama aynı şeyler. Aynı şeyleri aylardır izleyip duruyorum. Vücudum esnekliğini ve gücünü her geçen gün daha da kaybederken bir türlü antremanlarıma baslayamiyorum. Çok kişiye kırgınım ama aynı zamanda kırgınlık hissedemiyorum. Kalbimde ve hayatımda, insaniyete dair hiçbir şey işte böyle kalmadı.

zdean_

Kahveyi şekersiz içersin. Yaz kış yorganla örtünürsün. Uyumadan önce sürekli peluş oyuncağına sarılırsın. Korku filmlerini sevmezsin. Dondurmayı en çok sade karamel ve aronya seversin. Seyahate çıkmayı ve fotoğraf çekmeyi seversin. Sık sık hasta olursun. Belin sürekli ağırdığı için çalışma masanın sandalyesini sevmezsin. Bir şeye odaklanırken ya da için daraldığında kuran dinlemeyi seversin. Bir şeyi anlatırken gözlerini olabildiğince açarsın. Yağmurlu günleri seversin. Çok sevecen olmana rağmen sevmediğin kişilere çok soğuk ve mesafelisin. Çok çabuk öfkelenmezsin ama kolay ağlarsın. Mutluluktan döktüğün yaşlar acıdan döktüklerinden fazladır hep. Yargılanmaktan ve kendini beğenmiş gözükmekten nefret edersin. Taktir edilmeyi seversin. Buna rağmen mütevazı ve nazik olmayı hep başarırsın. Duyguların seni onları yönettiğinden çok daha fazla yönetir; bir kere mantığa yer verdiğinde ise geri dönüşü yoktur. Sabırlısın ama beklerken değil. İdare etmeyi bilirsin ama idare edilemeyen biri de değilsin. Kahveni içerken yanında soda, yemek yerken de yanında sevdiklerin olsun istersin. Çözüm aramasan da çözümü hep bulursun. Çok yemek seçmezsin. Mantıya bayılırsın. Kitap okumak kadar yüzmeyi de çok seversin. Sen seversin, Boris. Sen sevmeyi çok iyi bilirsin. Ama sanırım ben artık senin o güzel sevginin asla sahibi olamayacağım.

zdean_

Beni baştan aşağı silmek istiyorsun. Varlığımın yarattığı acıyı yaşamamak için, kendini bensizlikteki işlerine veriyorsun. Çok gezip çok sosyalleşirken içten içe çürüyorsun. Yanlış anlama, kendimi senin gibi güçlü birinin hayatındaki tek sorun olacak kadar yüce gördüğümden değil; sadece seni senin sandığından daha iyi biliyorum. Belki saatlerce hep sandalyesinden şikayet ettiğin masanda ders çalışıyor, belki de sitedeki havuzda yüzmek ve kafanı dağıtmak için heyecanla bekliyorsun. Çokça yazıp okuyorsun biliyorum. Altını çizdiğin satırların altından ben çıkacağım diye bazı paragrafları bile okumuyorsun belki de. Bunların hiçbiri değil, beni asla tanımıyorsun diyorsun belki de. Belki. Belki hiç tanıyamadım seni. Belki sen de beni. Sende beni hiç tanıyamadın. Bazen düşünüyorum da, belki de yalnızca bir düş, bir rüyaydık biz. Hiç var olmadık. Kafamızdaki düşlerdeki bizleri tanıdık biz. Olduğumuzu sandık. Sen benim minik çaylagimsın, bu olanlardan sonra her şeyi silmeye çalışacak, ata ata, belki de hayatındaki bana dair ne varsa bir daha hiç uğramaya uğramaya acını dindirmeye çalışan, kendini bir şeylere saplantılı şekilde verip düşünmemeye çalışan çaylagimsın. Düş mü bilmem. Ama şunu biliyorum, bir gün geri döneceksin çaylak. Ya ben ya sen. Bir gün geri döneceğiz. Kaybettiklerimizi daha yakından görmek için.

zdean_

Kalbimdeki seni aklamak için kafamda kaç tane düşünce uyduruyorum bir bilsen. Kendimi aklayamıyorum, kendime çok kırgınım bari sana karşı kırgınlığımı aklayayim. Aklayayim da geçsin şu acı artık. 

zdean_

Son sözlerimde sana seni seviyorum dedim. Sense kendine ruhsal olarak bile zarar verdiğimde bana çok kızacağini...

zdean_

Belki sana kendimi hatırlatarak canını acıttım üzgünüm. Cidden... Sanırım yine ben hataliyim
Reply

zdean_

Ben seni hala seviyorum ama sen bana kızacak kadar beni düşünüyor musun bilmiyorum artık 
Reply

zdean_

Belki de o birlikte video çektiği kızlar kadar değerim yok artık

zdean_

Belki de hayatım boyunca birini sevmemem gerektiğini tekrar öğreniyorum 
Reply

zdean_

Tuhaf çünkü sevdiğimi ben dışındaki herkes mutlu ediyor
Reply

zdean_

Sadece gönderisi karşına çıktığı için beğenmiştim, engellemesine gerek yoktu. Sahi, acaba gerçekten düşman miyiz artık biz?

zdean_

Sanırım artık minik çaylagim değilsin 
Reply

zdean_

Yani sana ihtiyacım varken yazsam, ya da ansızın senin söylediğin gibi kendimi hatırlatsam, beni aynen böyle engelleyecek misin minik çaylagim? 
Reply

zdean_

Dostane bir ayrılık için fazla kabaydi
Reply