BVZ Alıntı :
Dudaklarıma karşılık verirken üst dudağını emiyordum. Alt dudağımı çekiştirircesine öperken elinin biri kafamın yanında sabitliyken diğeri ise yanağımda geziniyordu. Ağırlığını üstüme vermemeye çalışıyordu. Ağırlığını verirse ezilirdim muhtemelen.
Tadımı almaya çalışır gibi yavaş ama sert darbeler atan dudaklarını geri çektiğinde nefes nefeseydik. Gözlerimin içine bakıyordu, yanağımı okşamaya devam ederken. Orada ne gördü bilmiyorum ama gerçek hislerimi iyi gizlemiş olacağım ki eli kazağıma gitti.
"Hayır." diye durdurdum onu. "Kazak üstümde kalsın." Neden böyle dediğimi anlamaya çalışıyorken aklıma ilk gelen bahaneyi dillendirdim. "Askı var ya, çıkarmakla uğraşmayalım diye dedim."
"Biliyorum." dedi elini çeneme kaydırırken. Oradan aldığı destekle yüzümü kendine çekip dudaklarıma küçük ve yumuşak bir öpücük kondurdu. Geri çekildiğinde, "İzlerini biliyorum moya mednaya. Sorun yok, daha önce de gördüm." diye konuştu anlayışlı bir tavırla.
Karnımda olan geçmişten kalma yanık izlerini biliyor muydu? Bunu babamdan ve Gediz'den başka kimsenin bilmesi imkansızdı. Daha önce beni çıplak görmedi, ben de söylemediğime göre bilmesi çok garipti. Nereden öğrenmişti? Nasıl bilebilirdi bu bilgiyi?
Seviştiğim hiçbir erkek karnımı görmemişti henüz. Üstümü hiçbir zaman çıkarmazdım çünkü.
"Çıkarmayacağım zaten, sadece sıyıracağım." dedikten sonra bir şey diyemeden kazağımı sıyırdı memelerime kadar. Memelerimin altında olan yuvarlak irili ufaklı kaynar sudan oluşan lekelerde gözünü hafifçe gezdirdikten sonra hemen çekti. Bir tepkide bulunamadım. Ters bir tepki veremezdim, sadece suratına bakakalmıştım. Elleri orayı okşarken gıdıklandım.