Ne gibi biliyor musunuz? Çok kötü yaralanmışsınız, canınız çok acıyor ama yaranın nerede olduğunu bilmiyorsunuz. Sonra yanlışlıkla yaraya dokunuyorsunuz, canınız daha çok acıyor. Ağlamaya başlıyorsunuz. Çünkü yara fazla derin, kapanacak gibi değil. Hayatınızın sonuna kadar sizinle kalacak olan bir yara bu. Ne yapacağınızı bilmiyorsunuz, ağlamaktan başka bir şey gelmiyor da aklınıza. Sonra biri geliyor, bir bez parçasını yaranın olduğu yere sıkıca bağlayıp akan kanı durduruyor. Kanları temizleyip ufak bir buse konduryor yaraya. Ağlamanız duruyor çünkü artık acımıyor. Zaman geçiyor, yara sadece iz olarak kalıyor. Siz ne o yaranın acısını, ne de yaranızı saran o kişiyi unutuyorsunuz. İşte tam olarak böyle.