Güldüm söylediklerine. "Her sigara içen ölüyor mu?" Diye sorduğumda dudağını büzdü.
"Günün sonunda bir gün öleceğimizi biliyoruz ama bunun sebebi neden bir sigara olsun?" Soruya soruyla karşılık vermekten zevk alıyordu adeta. Gözlerim bitmek üzere olan izmarite değdi.
"Mevzu ölmek değil ki. İçerken bunu düşünmüyorum." Gülümsedim. "He, eğer bir gün bu içtiğim şey yüzünden öleceksem de problem etmem herhalde. Zamanında bana yaptığı iyilikleri, beni toparladığı günleri, dinç tuttuğu zamanları hatırlarım."
Gözleri bana inanamaz gibi büyüdü hayretle. "Ne yani? Çok sevdiğin biri ecelin olarak, bir katil olarak gelse ve seni öldüreceğini söylese aynı şeyi mi yaparsın? Onunla mutlu olduğun günleri mi düşünürsün?"
Başımı iki yana salladım. "Çok sevdiğim biri bana bunu yapmaz öncelikle. Çünkü ben birini çok seviyorsam o da beni çok seviyordur."
İddialı tavrıma karşılık hin bir tebessüm canlandı dudaklarında. "Sevgi her zaman karşılıklı büyümez."
Ciddi olup olmadığını anlamaya çalışır gibi baktım yüzüne. "Sence ben bana zarar verecek birini hayatımda öylesine büyük bir yer verir miyim? Aptal gibi mi gözüküyorum dışarıdan?"
Gözükmüyorsun diyerek bir espri yapmasını ve yine kendini yerden yere vurmasını bekledim ama önce sessiz kaldı. Kararsızlık gördüm bakışlarında. "Aptal değilsin ama kimin sana ne yapacağını bilemezsin, hem de hiçbir zaman."
X | Külden Yapraklar