Başta sadece birkaç bölüm okurum diye düşünerek girdim bu kurguya ama fark etmeden bağımlısı oldum. Bu durum beni hem şaşırttı hem de fazlasıyla etkiledi. Nerelerdeydin bilmiyorum ama böylesine güzel bir dili ve güçlü bir kurgusu olan bir yazarın daha önce karşıma çıkmamış olması beni üzdü. Dahası, bu kadar emek veren yazarların hak ettikleri değeri görememesi, hem okuyucu olarak beni hem de eminim bu hikâyeleri yürekten yazan yazarları derinden yaralıyordur.
Sadece bir kurgunu okumama rağmen, yazım dilin ve kurgunun konusu ile adeta büyülendim diyebilirim. Kalemine ve hayal gücüne âşık oldum. Belki bu yazdıklarımı görmezsin ama olur da bir gün okursan, sana tek bir şey söylemek istiyorum: Asla pes etme. Çünkü şu ana kadar okuduğum kadarıyla hem anlatım tarzınla hem de işlediğin konularla beni kendine adeta hapsettin. İyi ki senin kaleminden çıkan bir kurgu ile tanışmışım diye düşünüyorum.
Bu kurgunun her satırı, her duygusu, her diyaloğu emek kokuyor. Ve sen bu emeğin karşılığını fazlasıyla hak ediyorsun. Buradan diğer okurlara da seslenmek istiyorum: Lütfen oylarınızı ve yorumlarınızı eksik etmeyin. Çünkü bu yazar, belki günlerini, belki haftalarını vererek bu bölümleri yazıyor ve yalnızca 28 oyla karşılaşıyor. Bu, gerçekten vicdanı olan birinin görmezden gelebileceği bir şey değil. Böyle yetenekli ve emek veren yazarlara sahip çıkmalıyız.
Son olarak, senin kurgunla karşılaştığım için çok ama çok mutluyum. Umarım diğer hikâyelerini de en kısa zamanda okuyup, yorumlarımı ve oylarımı bırakabilirim. Kalemini hiç bırakma. İyi ki varsın. Kendine çok iyi bak…