hayatına sahip olmak için hayatının karşı terazisinde olan şeyi kaybetmelisin, derler.
kendini bulmak için birini kaybetmelisin.
tanrıyı sevmek için tanrıdan çok sevdiğini bırakmalısın.
iyileşmek istiyorsan yıllardır kanatıp durduğun yaralardan elini çekmelisin.
tekrar gülümsemek istiyorsan baktığın zaman seni ağlatacak anıları uğurlamalısın.
dünyada görecek bir dolu şey olduğuna inanıyorsan başını gökyüzünden çekmeli ve durup nerede olduğuna, nereye geldiğine ve senden ne kaldığına bakmalısın.
vedalar hep acıtır.
son vedalar daha da acıtır.
sonlar hep en çok acıtır.
tekrarı olmayacağını bilirsin.
bundan bazı biletler tek yönlüktür.
çünkü bazı yolların geri dönüşü yoktur.
ve ben şimdi geri dönüşü olmayan bir yolun sonunda kaldım, ne ilerisi var ne gerisi.
hayallerle başlarsın, avucundan dolup taşan bir dizi yıldız tozlarıyla. karanlık çöker, sular durur, ateş bile ışıldamaz, kıvılcımların yerini kül alır, hava kurur; bunlar zamanla olur.
zamana karşı koyamazsın ama dediğin gibi,
bize sonsuzluk bile yetmeyecek.
bu yüzden ne kadar yaşarsam yaşayım bir şeyler hep eksik kalacak.
sana yemin ederim ben çok büyük bir yazar olacağım. sana binlerce kez yemin ederim ki yazdığım her kitaba seni koyacağım ve beni okuyan kim varsa akıllarından bu soru taşacak.
bir gün bütün dünyayı tilkiler ele geçirecek.
ve sen burada olmayacaksın.
ama yemin ederim,
sana yemin ederim ki,
ben çok büyük bir yazar olacağım.
ve yemin ederim,
sana binlerce kez yemin ederim ki,
sana bir daha veda etmeyeceğim.
çünkü burası son.
bizim bir adım bile ileri gidemediğimiz yer.
çünkü bu biletin geri dönüşü yok.
tek kullanımlıktı ve bitti.
ve üstünden çok zaman geçti.
bu yüzden senin kotan çoktan doldu tilki.