Bazı hikâyeler yazılmaz.
Kazınır.
Sara Voss bir kitabı açtı.
Ve o kitap onu açtı.
Sayfalarda beliren cümleler ona aitti.
Ama o cümleleri hatırlamıyordu.
Her yeni satır, bir gerçeği değiştiriyordu.
Her kelime, birini yok ediyordu.
Ve bir karakter… sayfaların içinden çıkıp onu buldu.
Sara onu yarım bırakmıştı.
Ama yarım bırakılan şeyler ölmez.
Bekler.
Büyür.
Ve geri döner.
Şimdi Sara’nın tek bir seçeneği var:
Ya hikâyeyi bitirecek…
ya da hikâye onu bitirecek.
Çünkü bu evrende,
kanla yazılan hiçbir şey affedilmez.