Bütün dünyayı benzine buladım,
ama elimde bir tek kibrit bile yok.
Belki de böyle olması daha iyi.
Çünkü bazı yangınlar
kibritin ucunda değil,
içte ağır ağır korlanan
suskunlukta doğar.
Nefret insana,
külün altında gizlenen kor gibi siner.
Her kırgınlık,
ruh duvarına yapışan
yanık izi gibidir.
Yakmaya cesaret edemedim,
ama bir kıvılcım düşse
içimdeki her şey,
kuru odun gibi,
bir anda alev alacak kadar hazırdı.
Tek bir alev kırıntısına
açdı bütün dünyam.
Şimdi herkes
dünyanın hâlâ yerinde durduğunu sanıyor.
Oysa çoktan
içimde, alevden sonra kalan kül gibi
bütün şehirler çöktü.
Enkazın altında kaldım.
Nefessiz kaldım.
Geriye yalnızca
benzinin keskin kokusunu taşıyan
ince bir duman kaldı,
külün içinden sızan
adı konmamış bir karanlık.
Alevin kör eden ışığına
inatla büyüyen bir gölge…
Öyle ki,
burada kül bile
yönünü kaybeder;
karanlık ise
kendine bile
çıkış yolu bulamaz.