3 yılın ardından, artık zihnimdeki kurguları oraya sığdıramadığım için tekrardan buradayım.
Sizi özledim.
Aşağıya yeni kitabımın alıntısını bırakıyorum. Hoşunuza gider mi bilmem ama ben onları çok sevdim.
..
Banyo kapısından üzerimdeki ince geceliğimle çıktım.
Odaya şöyle bir bakacaktım ki cam kenarındaki tekli koltukta yayılan bedenini gördüğümde hafifçe irkildim.
Bir kral gibi oturuyordu.
Yüzünün yarısı gölgede kalmıştı , ama gözleri..
Gözleri tamamen bendeydi.
Üstelik her zamanki sakinliği yoktu.
Çenesi gergindi, omuzları sert. Ve o buz gibi bakışlar, bu defa bana yönelmişti.
Kaçamak bakışlarım onu her zaman olduğu gibi şimdi de sinirlendiriyordu, biliyordum.
Her zaman iç güdülerimi dinlemiştim. Şimdi de öyle olacaktı. Bir an daha düşünmeden parmak uçlarımda ilerledim.
Önünde durdum.
Omuzlarından destek alıp yavaşça kucağına oturdum.
Ellerini koltuğun kenarlarına koymuştu, bana dokunmuyordu. Dişlerimi yanağımın iç kısmına geçirip kucağında huzursuzca kıpırdandım. Gözlerimi istemsizce tekrar kaçırdım. Bir anda salık saçlarıma doladığı parmaklarıyla başım sertçe yukarı kalktı.
"Gözlerime bak." Sesi alçaktı, ancak emir gibiydi. Göz bebeklerim titrerken gözlerine bakmaya çalıştım.
Parmaklarını saçlarıma biraz daha geçirdiğinde başım yavaşça geriye düştü.
"Kendini affettirmek için," dedi yüzüme eğilirken, "gözlerine bile bakamadığın adamın kucağına çıkıyorsun."
Sıcak nefesi tenime değiyordu.
"Peki söyle bakalım, malishka..."
Sesi bu defa daha tehlikeliydi.
"Affedilmek için ne kadar süre kucağımdan inmemen gerektiğini biliyor musun?"
...
Giriş bölümü ve ilk bölüm akşam sizinle