Jongin: Hyung işim uzadı burda haberin olsun. Eve geç geleceğim son anda iş çıkardılar yaಥ‿ಥ
Kyungsoo: Bu saatte ne işi Jongin? Saat akşam sekiz oldu.
Jongin: Kitapların düzeniyle ilgiliymiş Soo. En az iki saat sürer bu iş
Kyungsoo: Tamam Jongin erken bitirmeye çalış. Kolay gelsin.
Jongin: Sağol hyung.
Kyungsoo'nun içine bir kurt düşmüştü. Akşamın bu saati ne işiymiş bir de kendisi görmek istiyordu. Yakalanırsa da yardım etmek için geldiğini söylerdi en fazla.
İçinden dua ederek yola çıkmıştı. Jongin'i affettiği için pişman olmak istemiyordu.
Kütüphaneye geldiğinde ışıkların kapalı olduğunu ama kapının açık olduğunu gördü. Korkuyordu, görmek istemediği bir şeyi görmekten. Yavaş yavaş merdivenleri çıktı ve kapıdan içeri girdi. Her yer çok karanlıktı. Fısıltılar duyuyordu. Şimdiden onu affettiği için pişman olmaya başlamıştı. Kitap raflarının arasında bir ışık gördü, oraya doğru ilerledi. Konuşmaların sesi de yükseliyordu. İki kitap rafının arasında gördüğü kişilerle şok oldu.
- JONGİN!
- HYUNG!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sil Baştan //Texting
Fiksyen PeminatHer şey bir anda olmuştu. Sıkılmıştım. Lanet olsun o her zaman böyleydi. Ayrılırken geleceği hiç düşünmemiştim. Şimdi kokusu burnumda tütüyor. Onu kollarımın arasına almak istiyorum ama onu çok kırdım.
