eight | special

19 2 41
                                        

England, London // Yağmur's pov

Gözlerimi açtığımda saatin 12 olduğunu ve uçağa 2 saatimizin kaldığını farketmiştim, çığlık çığlığa yataktan fırladığımda Benjamin sıçrayarak yataktan düşmüştü. Kahkahalar eşliğine ona bakıyordum o ise değerlisini ovuşturmakla meşguldü.

Benjamin; Sana bir şey oldu sandım, ne gülüyorsun?

Yağmur; Çok güzel düştün ama

Ben kahkalarımı durduramazken Benjamin yanıma gelerek beni kucaklayarak yatağa yatırmıştı. Fazla yakınlık yüzünden kalbim çıkacak gibi atıyordu ve o yaklaşmaya devam ediyordu.

Benjamin; Son bir isteğiniz var mı Yağmur hanım?

Yağmur; Nehir'i görmek.

Benjamin; Ne?

Yağmur; Evet, Nehir'i görmem lazım.

Benjamin'i boş bulunduğundan itmek çok kolay olmuştu ve hızlıca lavaboya doğru koşmaya başlamıştım.

Benjamin; Veliahtımı düşüreceksin yavaş
koş

Yağmur; Veliaht ne Benjamin, Osmanlı döneminde mı yaşıyoruz biz!

Benjamin; Ben padişah değilim ama futbolcuyum, oğlum da prens olmayacak belki ama futbolcu olacak.

Yağmur; Ne oğlu be, nereden biliyorsun?

Benjamin; Öyle hissediyorum.

- // Nehir's pov // -

Sabah oldukça erken kalkıp kahvaltımı düzgün şekilde yapmıştım, şimdi ise bavul hazırlamaya çalışıyordum ve neredeyse hiçbir şey tek bavula sığmıyordu, bu yüzden dolabın kenarından ikinci bavulumu da almıştım.

Belki 3-4 günlüğüne gidiyorduk ama bunların hepsini kullanacağıma emindim. İki bavulun da tıka basa dolmasıyla beraber kapatma işlemlerine başlamıştım ama kapanmıyorlardı, sanırım bir şeyleri çıkarmam gerekiyordu.

O sırada duyduğum zil sesiyle odadan çıkıp kapıya doğru ilerlemeye başlamıştım, kapıyı açtığımda gördüğüm kişi Mason'du.

Mason; Sanırım burada yardıma ihtiyacı olan bir prenses varmış?

Nehir; Evet ve geç içeri, bavul kapatacağız.

Mason; Kaç tane bavulun var?

Nehir; İki tanecik.

Mason; Sadece 3 günlüğüne gidiyoruz, o kadar eşyayı ne yapacaksın?

Nehir; Sen anlamazsın, siz erkekler 3 gün aynı şeyi giyme potansiyeline sahipsiniz.

Mason; Umarım güzel şeyler almışsındır yanına, Jack'in pezevenk gömleklerini unutturacak bir şeyler lazım bana.

Nehir; Siz neden sürekli Jack ile tartışıyorsunuz?

Mason; Hâlâ anlamıyor musun? Seni almaya çalışıyor ve ben buna asla izin vermeyeceğim.

Aramızdaki mesafeyi kapatmaya başladığında geri geri gitmeye başlamıştım, ama en sonunda kaçacak yer kalmamıştı ve ben yatağa düşmüştüm, Mason üzerime eğildiğinde öpüşmeye başlamıştık, elleri vücudumda gezerken benim ellerim ise onun saçlarındaydı. Dudağımı ısırdığında inlemiştim, ağzıma gelen metalik tatla beraber dudağımı kanattığını anlamıştım, sanki bunca zamanın acısını çıkararak intikam almak için bu şekilde öpüyordu.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Apr 13, 2024 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

gcWhere stories live. Discover now