Bacaklarım sızlasa da kalkmamaya ant içmiştim.
Cha Byul= Kralım. Yalvarırım kim hıyanet yapmışsa bulunsun. Lakin canlarını ben ellerimle almak istiyorum. İzin verin. Yalvarırım kralım.
Göz yaşlarımı akıtmamaya çalışıyordum.
Wang So= Tae.
Tae= Emredin majesteleri.
Wang So= Byul'u odasına götür. İznim olmadan çıkartma.
Cha Byul= Kralım yapmayın. Yalvarırım. O suikastçıları bulmalıyız. Yalvarırım ben idam edeyim.
Wang So= Ehheeeeeeyt! Sözümü dinlemiyor musun?
Tae= Hemen götürüyorum majesteleri.
Tae kollarımdan çeke çeke beni imparatorluk odasından çıkardı.
Tae= Canına mı susadın?
Cha Byul= Susadım. Benim dostumun gözümün önünde boğazı kesildi. Kanları yüzüme sıçradı. Ben hala nefes alabiliyorsam canıma susayabilirim demektir.
Tae= Bak Byul. Senin adaletin ile sarayın adaleti aynı işlemiyor. Kral da elini kolunu sallayarak davranamaz. Bunun bir usulü var.
Cha Byul= Ne usulünden bahsediyorsun? Giden gitti benim dostum gitti çocukluğum gitti. Ben nefes alamıyorum sen usül diyorsun.
Hızla odama gittim.
Kendim bulacaktım. Suçlu kimse bulacaktım.
---
5 kişiyi sorguya almışlardı.
Derilerini yakarak itiraf almaya çalışıyorlardı.Sorgu odasına gizlice girip sorguyu izlemeye başladım.
Asla tek kelime etmiyorlardı.
Tek ses acı inlemeler ve öfkeyle bağırmalardı.Ne soru vardı ne cevap. Sadece inleme ve bağırış.
Tae= Ne işin var burada?
Cha Byul= Kendini affetirmek istiyorsan tek kelime etmezsin.
Tae= Pardon? Size bir kusur mu işledim hanımefendi?
Kan çanağına dönmüş gözlerimi Taeye sabitledim.
Cha Byul= Sen beni tutmasaydın kurtarabilirdim. Beni tutmasaydın şayet en azından yaralı olarak onu oradan alabilirdim. Sen beni tuttun ve arkana hapsettin.
Bana sert bi tokat attı.
Tae= Beni iyi dinle Byul. Prensi seven ve değer veren tek insan olduğunu düşünüyorsun ama yanlış. Onu kurtarmak bende isterdim ama adamlar çok fazla vardı ki sende gördün çoktan boğazı kesilmişti. Onu oradan alsak bile yaşamayacaktı. O an duygusal değil mantıksal düşünmemiz gerekti ve seni kurtardık. Anlıyor musun beni?
Cha Byul= Hayır anlamıyorum. Ne olursa olsun ölüm pahasına da olsa onu almamız gerekiyordu. Sen ordu komutanı olamazsın anca korkakların komutanı olursun.
Sinirle kalkıp odama doğru yürüdüm.
Cariyelerle dalaşmadan odama girdim.
Göz yaşlarımı silip aynaya baktım.
Burada adaletin olacağına inancım kalmamıştı.
Arkadaşım mevkisi yüzünden öldürülmüştü.
Ben de öldürüldüğü için öldürecektim.
Artık Goryeo'da zamanım bitmişti.
Ayinim için küçük aynamı çıkarıp Wang Jin Mo'nun bana küçükken verdiği yüzüğü gezdirdim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝑉İ𝐴𝑇𝑂𝑅
Historical FictionDoğuştan bir yetenekle varolmuştu. Hangi zamanda gelmişti bilinmez ama hangi zamanlara gidiceğini sadece kendisi bilirdi. Uzun zaman Goryeo zamanında kalmıştı. İyi mevkiye gelip herkesin güvendiği, veliaht prensin ve hatta kralın danıştığı biri ol...