final,12

190 14 5
                                    

rosé: bu sohbet bizim günlüğümüz olsun, bu yazıcaklarım ise son sayfası.

rosé: mutlu olduğum için kendimden nefret ediyorum.

rosé: mutlu olmak istemeseydim kendini asmazdın belkide?

rosé: bencilce davrandım, onlar üzüldü diyr mutlu oldum ve seni kaybettim.

rosé: seni çoktan kaybetmişim aslında.

rosé: seni nası farketmedim?

rosé: hiç kafamı kaldırıp bakmadım ki etrafa sadece bekledim galiba.

rosé: eğer bencillik yapmasaydım, seni farkederdim.

rosé: o yüksek ağaçta olan asılı bedenin ya düşmeseydi fırtınada?

rosé: seni işte o an ne zaman farkederdim?

rosé: hala şaşırıyorum bakıyorum şuan hatta, nasıl çıktın oraya aklım ermiyor.

rosé: seni o halde bırakıp gitmişler orada jungkook, peki sen niye sonradan yanıma gelmedin ki?

rosé: yoksa sen de mi artık yorulmuştun?

rosé: bıkmıştın dimi artık bu hayattan, bu çileden?

rosé: ama ben bencil bir insanim sevgilim, sen yine benle uğraşmak zorundasın.

rosé: mosmor olmuş olan tenin, çürümüş yarı yarıya olan derin peki sen nasıl hissettin?

rosé: ben seni farkedemediğim hergün sen orada kendini nasıl hissettin?

rosé: bilmeye ihtiyacım var jungkook, çünkü beni farketmeleri de baya sürücek.

rosé: sorun saçların değildi dimi, dert ettiğin şey bu değildi?

rosé: sadece bunlardan ve daha fazlasından artık yorulmuştun.

rosé: anlıyorum sevgilim.

rosé: bende hiç dert etmiyorum inan, saçlarım yok sende yoksun.

rosé: gidicek bir yerim var ama orada da saçlarım uzamaz, seninkiler de hiç uzamamış oradan biliyorum.

.

Genç kız telefonunu bir köşeye bırakarak gözlerini ağaca dikti. Nelerini almıştı bu ağaç ondan şimdi ise neyini alıcaktı?

Genç adamı bilmeyerekte olsa örnek alarak ağaca çıktı, uzun gür kaba yapraklı bu ağaç neler saklamıştı ondan.

Ağacın en üstüne kadar tırmandı, şaşırdı kendince beklemiyordu çünkü bunu başarabilmeyi. Gözleri yarısı kırılan iri dala çevrildiğinde gülümsedi ve kendisini hemen yanındaki dala attı.

Oldukça sağlamdı, gülümsedi. Bulunmamayı çok istedi, gülümsedi. Onu kim bulabilirdi ki zaten burada? Tekrardan bir fırtına alırdı götürürdü belkide bedenini toprağa.

Mutlu oldu, çünkü onlar birlerdi.

Kaderleride bir yazılmıştı, sevgilisi onu ne kadar beklediyse o da o kadar beklemek istiyordu burada.

Boynuna doladığı halatı vücudunun etrafından geçirerek dala bağladı. Şimdi sapasağlam bir şekilde hazırdı, cebinden farklı çeşitlerdeki ilaçları çıkardığında hemencecik ağzına attı ve yuttu.

Kafasını, ağacın iri gövdesine yaslayıp bakışlarını gökyüzüne çevirdi. Jungkook'da böyle mi yapmıştı o an?

Sevgilisini düşündü, gördükleri net değildi artık. Göz kapaklari yarıya inmişti, birazdan uykuya dalardı.

Sevgilisini düşündü, onun yanına gitmek için sadece onu düşündü. Başka hiç birşey umrunda değil iken gözleri artık kapanmıştı.

Bilinci gitmek üzereydi, dudaklarına hafif ama temiz bir gülümseme bahşetti sevgilisi için. Geldiğinde onu bu şekilde karşılaması gerekiyordu.

Söz vermişti.

"Biz birdik sevgilim, birimiz yoksa diğeri güçsüz düşerdi. Ben güçsüz düştüm, şimdi ise yokluğumda var olan acını silmek için buradayım. Özür dilerim galiba seni hiç..."

'anlayamamışım sevgilim.'

Ve genç adam sevgilisine kavuşmuştu.

.

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

merhaba, aslında hiç bir şey yazmıycaktım ama yazasım geldi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

merhaba, aslında hiç bir şey yazmıycaktım ama yazasım geldi. kısa ama son olmayacağını bildiğim bir kitap ile karşınıza geldim. umarım severek okumuşsunuzdur bu küçük kitabı.

sormak istedikleriniz varsa eğer seve seve cevaplarım, bazı cümleler sizi yarıda bırakmış olabilir çünkü. ama gidişat için bilin ki bunlar önemliydi.

hislerimi döktüm ve bu serüven diğer kitaplarım içinde böyle devam edicek. daha farklı kitaplarda görüşmek üzere.

sevgiyle kalın.

wel

sacrifice 'rosekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin