Seseselaaam🫠
Bu bölüm full düz yazı olcaj
UMARIM SEVERSİNİZZ BASLİKTANDA ANLASİLCAĞI ÜZERE BOMBA BİR BÖLÜMM🐥😘
hadi geçek okuöaya
.
"Lixxe bana şu sınav kağıtlarından yirmi dokuz tane çektirsene"
"Tamam kanka- Pardon hocam"
Hafiften gülüp idareden çıktım, bu ders sınav yapacaktım ve cidden sınıf korkunç bir sınıftı.
Koridorda çocuklara soru anlatan Minho'yu görmeyi asla beklemiyordum tabii ki.
Elimde bulunan kapıt dosyayı hafiften yüzüme kapatıp geri dönmeye çalıştım fakat sanırım fazla kapatmıştım ki, önümü göremediğimden öğrenciyle toslayıvermiştik.
"Ahh!" yere oturmuş başımı tutarken, bi anlık çocuğun sadece taştan oluştuğunu düşünmüştüm. Hala dosyayı kafamdan indirmemeye çalışıyordum çünkü karşımda Lee Minho vardı ve şuan ona rezil olmuştum.
"Hocam iyimisiniz!?" cırtlak sesli bir öğrenci kulağımın dibinde anırınca, kulağımıda kaybetmiştim.
"İy-iyiyim" dedim ve durun dercesine elimi kaldırdım. Yerden destek alıp hızlıca ayağa kalkıp kantine doğru gittim. Buz alacaktım.
Merdivenleri zor bela indikten sonra, kantinden buzu alıp hemen kafama koymuştum. Sızlıyordu, ve her bastırdığımda inlememe sebep oluyordu.
Teneffüsün bitmesiyle koca bir siktir çekip idareden sınav kağıtlarını almaya gittim. Neyseki Felix beni bekletmemiş hemen vermişti kağıtları.
"Jisung! Bu buz niye kafanda?"
"Ya Minho'dan kaçıcam diye dosyayı kafama kapamıştım, e sonrada fazla kapatmışım. Öğrencinin biriyle çarpıştık-" Felix kafasını onaylamaz biçimde sallayıp bana sus işareti yapıyordu en sonunda sabrım taşmıştı. "Noluyo ya sus sus!? Sanırsın Minho buradada kapıda bizi izliyo-" arkamı döndüğüm an yaşadığım şokla bildiğiniz domates değil kırmızı bibere dönmüştüm.
"Ben-benim sınavım vardı görüşürz Lixxe" koşarak çıkıp sınıfa doğru ilerledim. Bi bu şeref yoksuluna rezil olmadığım kaşmıştı. Çok şükür onuda olduk zaten.
Sınıfa vardığım an kapıyı hızlıca açıp içeri geçtim, öğremcilere oturun dedikten sonra sınav kapıtlarını dağıtmaya başladım. "Çocuklar, bakın sınav sorularını resmen verdim size bu sınavda başarısız olanlar zaten çıksın gitsin" dedikten sonra iç çekip sandalyeme yayıldım. Birkaç dakika sonra kapının tıklanmasi ile herkesin bakışlarının kapıya dönmesi bir olmuştu.
"Hocam sizi idareden çağrıyorlar"
"Tamam ben geliyorum" sınıfa dönüp konuştum. "Ben yokken sessiz oluyosunuz kopya çekmek yok! Hemen gelicem" dedikten sonra nöbetçi öğrenciyle ilerledim. Felix veya müdür beni neden çağırsın ki?
İdarenin kapısına girince kafamı kaldırmadan konuştum. "Efendim Felix-" derken bi anda kaldırdığım kafamla onun Felix olmadığını anladım.
Evet, daha rezil olalı beş dakika olmayan o adamın karşısında dikiliyordum şuan...
"Vay vay vay, Han jisung? Değil mi?"
"Sen-sen neden beni çağrıyosun ya? Sınavım vardı!"
"Bundan banane? Ayrıca sen nasıl öğretmen oldun?" sorusuna koridorda yankılanacak kadar sert bir gülüş patlattım.
"Ah, biliyormusun?" bir adım attık ona karşı. "Aynı soruyu sana soracaktım, sahi senin gibi aşağılık bir herif nasıl öğretmen olur?" soruma bozulmuş gibi tek kaşını kaldırdı. Ben ise zafer gülümsememi takınmıştım.
"Hmm öyle mi?" kavradığı elimle beni çekiştirmeye başlamıştı.
"Bıraksana be!"
.
HAHAHAHAHAHAHAHAAHH😎
neler oluyor acabaaa
sizcw minho jisungcuğunu nereye götürüyor?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝘛𝘦𝘢𝘤𝘩𝘦𝘳ᵐⁱⁿˢᵘⁿᵍ
Fanfiction𝗖𝗶𝘃𝗰𝗶𝘃𝗶𝗺🐥 Jisung Cok kotu bisi oldu Minho vardi ya liseden O bizim okula tayin edilmis.. . 𝘓𝘪𝘴𝘦 𝘺𝘪𝘭𝘭𝘢𝘳𝘪𝘯𝘥𝘢 𝘰𝘯𝘢 𝘻𝘰𝘳𝘣𝘢𝘭𝘪𝘬 𝘺𝘢𝘱𝘢𝘯 𝘓𝘦𝘦 𝘔𝘪𝘯𝘩𝘰, 𝘑𝘪𝘴𝘶𝘯𝘨'𝘶𝘯 𝘰̈𝘨̆𝘳𝘦𝘵𝘮𝘦𝘯𝘭𝘪𝘬 𝘺𝘢𝘱𝘵𝘪𝘨̆𝘪 𝘭𝘪�...
