bölümün ikinci yarısında smut başlıyor
uzun bir bölüm oldu
şimdiden iyi okumalar dilerim🌸✨.
.
.
.
.{Pazar sabahı, sevgililer günü}
(Jungkook)
Bir gece önceden Mingyu'nun bana gönderdiği kutunun içerisinde duran elbise şu an avuç içlerimde duruyor ve bıraksam kayıp gidecekmiş gibi gözüküyordu. Bu denli incecik olan elbisenin tamamı tülden yapılmıştı, nitekim bundan ötürü de transparanlığı ön plandaydı.
Elbisenin incecik askılarından tutup kendimden uzaklaştırdım ve göreceğim açıyla yukarı doğru kaldırdım. Kumaşın inceliğinden karşıda duran pencerenin plastik yapısı rahatlıkla görülüyordu. Bunu üzerime giydiğimde vücudumun ne hâle geleceğini tahmin etmek çok da zor değildi. Her bir kıvrımıma oturan elbiseyle fazla feminen gözükecektim kesin.
Mingyu'nun aklına uymak aslında her zaman için tercih etmediğim bir seçenektir. Zor durumda kalmadıkça fikirlerine güvenmem ve de onun ipiyle kuyuya inmekten hep çekinirim. Beni yüz üstü bırakmasından ötürü onun planlarıyla başıma gelecek şeylerden hep korktuğum için bu denli tereddüt etmişimdir.
Kendince en doğru olanı bana yaptırmaya çalıştığında hesaba katmadığı şeyler yüzünden başıma hep iş açmıştır. Bunun korkusuyla şu an kendi evimde elimde elbiseyle durup Taehyung'un dairesine gidip gitmemek arasında kararsız kaldım.
Dün mesajlaşırken göndereceği şeyin ne olduğunu hiç dile getirmeme sebebi; kuryenin getirdiği kutuda elbisenin olduğunu bilseydim eğer, kabul edip evime sokmayacağım ve kendisine geri göndereceğimdi. Bunu önceden tahmin ettiği için de hiç konusunu açmadan sadece kabul etmem gerektiğini zorla aklıma sokup konuyu geçiştirmişti.
İlk başta bu fikir bana çok tuhaf gelmişti, o an elbiseyi görünce kendi cinsiyet kalıbımı düşünmemiştim. Sadece bu denli müstehcen bir şeyi giymek pek mantığa yatkın bir şeymiş gibi gelmemişti bana.
Kıyafetlerin cinsiyeti olduğunu iddia eden birisi olmadım hiç, sadece kendi tarzıma uygun olandan şaşmamayı kafasına koyan ve ona göre hayatını şekillendiren birisiyim. Dolayısıyla da kutuyu açmamla kapağını geri örtüp gözümün önünden kaldırmam bir oldu resmen.
Elbiseyi gördüğüm gibi ne yapacağımı şaşırdım ve öylece kalakaldım. Kendisini mesaj yağmuruna tuttuğum Mingyu bu durumdan pek bir zevk almışa benziyordu. Elbisenin üzerime tam olacağını biliyor, vücut hatlarımı elbisenin nasıl saracağını bile bana rahatlıkla söyleyebiliyordu.
Bir an için bildiğimden şaşmamı ve hakkında farklı şeyler düşünmemi sağlayan arkadaşımın, hâlâ lisede ilk kez gördüğüm o uçuk kaçık çocuk olduğunu fark ettiğimde sadece gülmek gelmişti içimden.
Saçma bir düşünce gibi geliyordu bana, sanki bu elbiseyi giyip Taehyung'un karşısına çıkarsam eğer onunla sevişmek için deliye döndüğümü düşünür diye tereddüt ediyordum. Bir bakıma öyle evet, onunla bu şeyi yaşamak istiyorum sonuçta benim için bir ilk olacak ve onunla olacağı düşüncesi de içimi kıpır kıpır yapıyor. Fazla heyecanlıyım, neyi nasıl yapacağımı bilmesemde Taehyung'a ayak uydurup onu hissetmek çok güzel gelecektir eminim ki.
Hâlen daha kafama yatmayan bu elbise işi beni fazlasıyla bunalttığı için stres yapmaya başlamıştım. Taehyung'u sabahtan yanına çağırıp bana vakit kazandıran Mingyu sayesinde Taehyung'un evine yedek anahtarla girmeyi başardım. Bu yaptığımın doğruluk payını düşünürsem işin içinden çıkamam sanırım. Bu yüzden birlikteliğimiz için yararlı bir şey deyip kestirip atmak çok daha sağlıklı olacaktır.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hu Hu? - tk ✓
Fanfiction"Bir baharda gelip bin bahar yaşattın gözlerinle." İntihar denemelerinin başarısızlığından kendini dünyadan soyutlayan Jungkook'a, yiyip içip hayatını yaşayan bir başkasına platonik Taehyung komşu olur. "Şey su borum patlamış da sende kalsam bu ge...