Ders vakti...

13 0 0
                                    

Teneffüs bittiğinde sınıfa gidicektim ama Tuğçe ve Ceylin yanıma geldi.
Tuğçe:Yaptıklarını duyduk. Hakettiği şeyi vermişsin.
Ceylin:O egoiste dersini verdin.
Kumsal:Kendini bir şey zannediyor ve ben ona neden aşık oluyum ki.
Tuğçe:O öyle her zaman en mükemmel kendisinin olduğunu düşünüyo.
Ceylin: Kısaca tam bir aptal.
Kumsal:O kadar haklısınız ki ne desem bilemiyorum.
 
    Sonra sınıfa gittik. Sınıfa girdiğimizde herkes bana ve Tuğçelere bakıyordu. Bizde onlara tip tip baktık ve önümüze döndük. Tuğçe ve Ceylin zaten önceden berli bu okulda popüler dans  grubundanmış.Hatta  eskiden diğer dans  takımları kendilerinden birilerini onlarla arkadaş yapıp sırlarını bulmaya çalışmış. Tabii Tuğçe hiçbirini yememiş. Tuğçe çok zeki birisi keşke bende öyle olsaydım. Kafamı hafifçe arkaya çekip gözlerimle Ege'nin nasıl bir sinir krizi geçirdiğine baktım. Ellerini bağdaş şeklinde masaya koymuş ve sanki boşlukta bir yere bakıyor gibi duvara bakıyordu. Gerçektende tokat atmama biraz (!) sinirlenmiş olmalı. Sonra rehberlik hocası gelip duygular hakkında şeyler anlatmaya başladı. Tabii bu bana çok saçma geldiğinden her zamanki gibi kafamı masaya koydum. Hocaya biraz saygısızlık olmasın diye dinlediğimde nefret duygusundan bahsettiğini duyduğum an gülüp Ege'ye doğru baktım. Sinirle gülüp camı izlemeye başladı. Sonra çıkış zili çaldı.

Sadece İkimizHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin