Küçüğümün günlüğü elimde Bana yazdıklarını okuyorum.
Ne kadar da yakmışım güzel canını. Ağlamış sızlamış beni aramış.
Kendime söve söve okumaya devam ediyordum.
Doğum günüydü.
Ben onu yaşarken öldürdüm.
Simdi onu yaşamaya hicran duyuyorum.
Günlüğü yerine koymak icin ayaklandım
Küçüğümün elinin değdiği sayfaları kitapligima koymak icin elimi kaldirdigimda oradaydi.
Ona ait her sey.
Ordaydı.
Fotoğrafları bana çizdiği resimler ve en onemlisi...
Şarkımızın cdsi.
Yellow box.
Saçlarımı yola yola yıktım her seyi o an
Ne fotoğraf kalmıştı ne de resim.
Simdi ise adımlarım sahile gidiyordu.
.
Pacama kadar gelen su.
Kafamda ki sikik sesler.
Igrenc bir beden.
Ve o bedene sahip olan ben.
Suan paçama kadar ıslaktım
Suyun icindeydim.
Ve haykırıyordum.
Tanrıya yalvarıyordum.
"Yardım et bana"
Canım yanıyordu.
Rüzgâr hem ceketimi hem saçlarımı oynatıyordu.
Bense bu firtinada haykırıyordum.
Küçüğüme haykırıyordum, tanrıya haykırıyordum
Bu iğrenç bedenin icinden çıkmak icin haykırıyordum.
Küçüğümü arıyordum mavinin içinde.
Onu bana geri ver mavi.
. . .
"Ben seni bir okyanusun derinliğinde buldum da sevdim Parlak bir inciydin benim için Paha biçilmez bir inci Ben seni soğuk ve yağmurlu bir günde Seni düşünürken gülüşündeki sıcaklığın içime dolup ta Beni sardığı bir anda sevdim"
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.