flashback 📸
"Yeonjun?"
Yeonjun kafasını kaldırıp Soobin'in batan güneşin vurduğu yüzüne baktı ve efendim demek yerine kaşlarını kaldırdı.
"Biraz gezelim mi? Herkes dağılır zaten birazdan."
"Olur tabii. Bizimkilere söyleyeyim hemen."
"Hayır hayır. Çok uzağa gitmeyeceğiz zaten. Şuralarda biraz dolaşıp gelelim."
Kafasını sallayıp küçük elini Soobin'in damarlı eline sardı ve ayağa kalktı.
"Nereye gideceğiz?"
"Şu hot dog arabasının oralarda dolaşalım."
Tekrardan kafasını sallayıp Soobin'in yanına geçti ve yürümeye başladılar. Yeonjun aşk dili konusunda utangaç olmadığı için şükrediyordu. Eğer öyle olsaydı şimdi Soobin'in yanında olmak yerine evde ağlayarak kendini kemiriyor olurdu.
"Yeonjun? Daldın gittin."
Yeonjun gözünü sıkıca kapatıp açtığında nerede olduklarını kestirmişti. İki evin arasındaki küçük bir aradalardı. Ve Soobin burada öylece duruyordu.
"Burada mı kalacağız?"
Soobin omuzlarını kaldırdı.
"Burası iyi gibi sanki. Sana bir şey soracağım Yeon."
"Elbette. Dinliyorum."
"Dudaklarını arzulamak bir aşk dili midir?"
Yeonjun gözlerini kocaman açıp bedenini tamamen terkeden kanı hissetti. Şoka girmeden bir kaç saniye öncesiydi bu. Soobin'in gözlerinin içine dalıp gitmişti. Tişörtünü ellerinin içine topladı. Pekâlâ, bu aşk dilini oda biliyordu. Tanıdıktı. Belki hissediyordu. Şimdi ya da asla Choi Yeonjun diye geçirdi içinden ve ellerini tişörtünden çekip tişörtünü düzeltti.
Soobin'in sorgular gözlerine daha fazla boş boş bakamazdı. Endişelendiğini hissediyordu. Çok rahatmış gibi görünmeye çalışarak ellerini önünde bağladı ve arkasındaki duvara yaslandı.
"Evet öyledir. Ve bu dili çok iyi bildiğime emin olabilirsin."
Soobin anlamamış gibi gözlerini kıstı ama daha ağzını aralayamadan Yeonjun gömleğinin yakalarından tutup dudaklarını karşısındakilerle yasladı.
Başta gözleri büyüyen Soobin bir kaç saniye sonra zaten bunu istediğini düşündü ve gözlerini kapayıp elini Yeonjun'un beline sardı. O zamana kadar sadece birbirine değen dudaklar o saniyeden sonra tutuşmaya başladılar.
Soobin Yeonjun'un alt dudağını ağzına alıp biraz emdikten sonra Yeonjun onun yakasındaki ellerini sıkılaştırıp Soobin'in ağzına inlemesini sundu. Soobin bunun verdiği mutlulukla sırıtıp dişlerini karşıdaki dudaklardan ayırdı ve ardından sadece bir buseyle veda etti ve Yeonjun'un belinde olan kollarını sıkılaştırdı.
"Hey! Soobin bu haksızlık! Henüz nefesim kesilmedi!"
"Sokağın ortasında nefesini kesmemi mi istiyorsun? Pekâlâ bunu senin için yaparım."
Tekrar gözlerini yumup ona doğru ilerledi ama dudaklarına değen Yeonjun'un dudakları değil parmaklarıydı. Gözlerini açıp çok yakınındaki evren diyebileceği gözlere baktı.
"Bence de. Sokağın ortasında olmamalı bu."
Göz kırpıp gülümseyerek Soobin ve iki duvar arasından sıyrılıp az önce arasında olduğu apartmanlardan birinin duvarına Soobin'in görmeyeceği bir tarafına yaslandı ve iki elini üst üste koyup kalbine götürdü.
"Tanrıya şükür!"
Şükrettiği şey onun dudaklarının tadıydı. Bunu tatmadan öleceğinden çok korkmuştu. Şimdi tatmıştı ama pek de hayatta sayılmazdı.
×××××
!!!! STREAM WE'LL NEVER CHANGE !!!!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
basement dancer || yeonbin
Fanficsoobin: bi dans grubu geliyo buraya bi üyeleri asılıyo bana amk __ ↬texting / kısa bölümler ↬taegyu, jeongcheol, yungi ↬27.06.24 ↬02.07.24 ↬#1 yeonbin ‹𝟹 ↬#1 txtfic ↬#1 soobjun ↬#1 tomorrowbytogether
