Sessizlik...
Galiba tek ihtiyacım olan şey biraz sessizlikti. Düşünmem, bi şekilde ne yapıcağımı bi karara bağlamam gerekiyordu. Bütün gece hiç uyumamış olmama rağmen yorgun hissetmiyordum. Galiba buda işin yan etkilerinden biriydi.
Gece boyunca yaptığım araştırmadan yola çıkarak şunları söyleyebilirim ki; benim başıma gelen kesinlikle ilkti. Acı çekmiyor, yemek, uyku gibi temel ihtiyaçları yerine getirmesemde eksikliğini hissetmiyordum. Bunun dışında vücudumdaki izlerinde iyileşmeyeceğini öğrenmiştim. Vücudum yaraların iyileşmesi için gerekli olan proteini dışarıdan alsa bile kullanamayacağı için doğal olarak morluk ve yaralar iyileşmeyecekti, zaten bunu kesilen kolumun kabuk bağlamamasından da tahmin etmiştim . Bu yüzden sabaha karşı ilk iş vücudumun görülen kısımlarındaki izleri kapatmak olmuştu.Saat 11de annemin odama geliceğini bildiğim için yatağıma geçip yüzüme uyku mahmuru bir ifade takındım.
"Çise, kızım öğlen oldu kalk artık." Annem bir taraftan konuşurken odama hızlı bir giriş yaptı. Beklediğim gibi.
"Tamam geliyorum." sesimi boğuk çıkartmaya özen gösteriyordum.
"Hadi saat geç oldu akşama kadar senimi bekleyeceğim?" Söylene söylene odadan çıkarken hızla ayağa kalkıp kapıyı kapattım. Üzerime hızlıca birşeyler giyinip odamdan çıkarken gözüm masadaki panoya takılınca midemin bulandığını hissettim. Panoda Kuzey'le yeni sevgili olduğumuz dönemde, yani bu güne göre geçen hafta, çekilmiş birkaç fotoğraf vardı. Hızlıca fotoğrafları yırtıp çöp kutusuna attım.
_
-Yarın buluşuyoruz o zaman!
Tamam dedim ya Kuzey.-
-Sen hazır olunca seni alırım.
Tamam.-
Şaşkın bir şekilde ekrana bakıyordum. Bulunduğum tarihe göre dün Kuzey ile buluşmak için sözleşmişiz. Ama şöyle bir şey var ki o beni boğarak öldürdüğünü bilmiyor... Mesaj kısmına girip gelemeyeceğimi yazacaktım ki telefonum çalmaya başladı."Aşkım hazırsın değil mi? Bak seni almaya geliyorum." Duyduğum sesle mideme kramplar girerken ne demem gerektiğini bilmiyordum.
"Çise? Hazır değilsen bekleyebilirim." Sesini duydukca kalp atışlarım pardon, atmayışlarım hızlarınyor, o güne geri dönüyordum. Derin bi nefes alarak cevap verdim." E-evet hazır değilim biraz daha beklesen?"
"Tamam canım hazır olunca ararsın." dedi ve kapattı. Benim bu çocuktan hemen kurtulmam gerek.
_
Yaklaşık 10 dakikadır Kuzey'in yanına oturmuş arabayla bilmediğim bir yere doğru gidiyorduk. Henüz onunla konuşacak gücüm yoktu. Sorduğu soruları veya açmaya çalıştığı sohbetleri kısa cevaplarla geçiştiriyordum. Muhtemelen bir terslik olduğunu sezsede sadece konuşmak istemediğimi düşünüp sonunda O'da susmuştu. Ama bu sessizliği bozması da çok uzun sürmemişti.
"Ee 3 gün sonra okullar açılacak, heyecanlı mısın?" Birazcık sussan ölmezsin desem tepkisi ne olurdu acaba?
"Biraz..."
"Başdan söyleyeyim, 10. Sınıf seni biraz zorlayacak." Derken ben bir şeyin yeni farkına varıyordum. Ben şimdi bu zamanda geriye gitme olayları yüzünden 10. Sınıfı tekrar mı okuyacaktım? Hayır! Şimdi o iğrenç dersleri tekrarmı görecektim? Hadi ama! Adal, beni geçmişe göndermek zorunda mıydın? O tekneyede gönderebilirdin bence!
"Hayır!" Aniden bağırmamla Kuzeyin bana anlamaz gözlerle bakmasına sebep olmuştum. "B-ben okulların açılması olayını yeni idrak ediyorum da.." sorgulayıcı yüzünde bir gülümseme oluştu. Kolunu omzuma atıp beni kendine çekerken ölmeyi diledim. A pardon, çoktan ölmüştüm...
"Bu kadar korkacaksan senin için 10 sınıftan tekrar başlarım Sevgilim. " ALLAH KORUSUN. Ben eskiden buna nasıl katlanıyordum? "Yapar mısın böyle bir şey?" Saçlarıma küçük bir öpücük kondururken, tiksinti, nefret, acıma ve daha birçok duyguyu aynı anda yaşıyordum. Tiksintimi gizlemeye çalışırken arabanın durduğunu farkettim.
Ne? Beni evine mi getirmişti? Umarım düşündüğüm şeyler olmadan buradan defolup giderim._
Asansörden indiğimizde tuhaf bir şey oldu. Ben, sanki bu anı önceden yaşıyor gibiydim. Hatta biraz sonra Kuzey'in ayağı tökez-
"Ah!" Kuzey bi anda iki seksen yere kapaklanırken gözlerimin fal taşı gibi açılmasına engel olamadım. "Aşkım iyi misin!" Beter ol. yapmacık bi telaşla yanına geldiğimde çoktan ayağa kalkmıştı.
"İyiyim, sadece ayağım kaydı."
Kapının önünde durup zile basacaktımki kapı açıldı. Kapı yavaşca aralanırken karşımdaki kişiyi görmemle adeta bedenimin buz kesildiğini hissettim. O an sanki zaman ikimiz için durmuştu. Gördüğüm şeyin bir hayal olup olmadığını anlamak için gözlerimi kırpıştırdım ama hâlâ karşımdaydı.
"Neden hortlak görmüş gibi baktığını öğrenebilir miyim?" Çünkü tam şu anda hortlak görüyorum. Herşey etrafımda dönerken beynim beni onun yaşadığına inandırmaya çalışıyordu. Ama o ölmüştü. O şerefsiz abisi yüzünden ölmüştü...
"Abi buna birşey oldu." Kuzey bana soran gözlerle bakarken kafamın çarptığını hissetmemle düştüğümü anladım. İnsanlar bana bağırıyor ama ben onların ne dediğini anlamıyordum gözlerim kararırken ben hâlâ kendimi Sevina'nın yaşadığına inandiramıyordum.
____________________~●~____________________

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BUZLUK
Mystery / Thriller"Sen beni asla fark etmesende ben seni her zaman koruyordum." "Galiba yeterince koruyamamışsın." dedim etrafımı göstererek.