Okul derken Ömer derken eve gelmesi daha uzun sürmüştü. Arabadan inince kolundaki saate baktı.
21. 27
Evin kapısını anahtarla açınca ışığın açık olduğunu fark etti. Kendi açık bırakmamıştı öyle hatırlıyordu. Böyle şeylere dikkat eden biriydi.
Hırsız girmiş olabilir miydi? Olamazdı hangi hırsız ışık açardı ya?
Yavaş hareketlerle açtığı kapıyı kapattı. Tam ilerleyecekti ki bir kağıt gördü. Tavana yapışmış bir iple sarkıyordu. Kağıdın üzerinde yazılar görünce yaklaştı ve okudu.
'Lütfen sessiz ol ve korkma ben Çakır yani Turuncu eğer geldiysen vestiyerde olan çanı çal ki tekrar kaybolmayayım'
Soluna dönüp çanı aradı bulunca iki yana hareket ettirip çaldı. Çanın evinde ne işi olduğunu sorgulamayacaktı.
Turuncusu tekrar insan olmuştu.
Yavaş adımlarla ışığı açık olan odaya yani salona ilerledi. Kapıdan girince koltukların birine oturmuş üstünde kendi kıyafetleri olan kedi kulaklı Çakır'ı gördü.
"Yine sen" Levent kısık sesle konuşup yanına doğru ilerledi ve koltukta çocuğun yanına oturdu. Çakır tam konuşacaktı ki Levent eliyle bir dakika işareti yaptı.
Cebinden telefonunu çıkardı ve kapattı. Geçen ki gibi bir durumla uğraşmak istemiyordu. Telefonu kenara koyup tekrar Çakır'a döndü.
"Tekrar bir olay olmadan bir şeyleri anlatsam iyi olur"
Levent yine o sesi duyunca içi bir hoş olmuştu. Çocuğa gülümseyerek bakmaktan kendini alamıyordu. Devam etmesini istediğini belli edecek bir baş sallaması yaptı.
"Kazı çalışması yapmak için bizi bir yere götürdüler her zaman birinci sınıflara böyle yapıyorlarmış bir nevi test gibi. İşte gittiğimiz yerde bir tapınak kalıntısıydı. İnceledik yeni şeyler gördük. Tabi tapınağa gitmeden önce kesinlikle girmememiz gereken bir odadan bahsettiler. Ama tapınağa gidince bir süre sonra ben oraya girdim"
Çakır gözlerini Levent'e çıkardı ama hemen sonra geri çekti. Adamın kendisine gülümseyerek ve ilgiyle bakması istemsizce nefesini kesiyor kalbinin hızlanmasını sağlıyordu.
Tabi Levent öyle baktığının farkında değildi ciddi bir şekilde onu dinlediğini düşünüyordu öyle bir dalmış ki. Büyük çoğunlukla gözleri çocuğun dolgun dudaklarına kayıyordu.
"Ben oraya girerken zaten toplanmış gitmeye hazırlanıyorduk. Kimse beni fark etmedi. Kapıdan içeriye girince bir koku duydum sonrada bilincimi kaybettim"
O koku aklına gelince yüzünü buruşturdu. Çok iğrenç bir kokuydu. Levent buruşan yüze tebessümle baktı çok şirindi dudakları da ayrı şirindi.
"Uyandığımda ilk algılayamasam da sonradan kedi şeklinde olduğumu fark ettim. Karşımda da bir kadın duruyordu. Böyle ımmm falcı gibiydi. O odaya girdiğim için lanet gibi bir şey olduğundan bahsetti. Lanetin nasıl bozulacağını anlatmadı ama sevdiğim kişinin yanına gitmemi söyledi ve sonra kayboldu"
Levent şaşırmıştı ama bu şaşkınlığı lanete değil Çakır'ın onu sevmesineydi.
"Beni seviyor musun?"
Çakır bu konuyla ilgili konuşmak istemiyordu, utanıyordu. Adamın sözlerinden sonra kulakları hareket etmişti. Gözlerini kaçırdı ki zaten hiç bakmamıştı bile ona. Kaşlarını çattı ardından utanmasını anlamasını istemiyordu. Çatık kaşlarıyla Levent'e döndü.
"Levent Allah aşkına takılman gereken nokta orası mı?"
"Ve bana Levent diyorsun abi ya da hoca değil"
Çakır hayretle adama bakıyordu. Kendisine hiç ilgi duymuyordu ama neden bu konuya bu kadar takılmıştı. Bu düşünceyle dudakları büzüldü. Levent büzülen dudaklara her an atlayabilirdi.
Çakır bunun farkında değildi. Bu yüzden adamın sorusuna cevap olarak bir baş sallamasıyla yetindi.
Levent boğazını temizledi evet takılması gereken nokta burası değildi lanetti.
"Peki bu lanet gibi şey prensin öpücüğüyle falan mı geçecek?" burada prens kendisi oluyordu.
Çocuğun her geçen saniye kızaran yanaklarına karşın keyifle sırıttı. Kendinden utandığını zaten fark etmişti ve utanınca daha da sevimli olduğunu görmüştü. Ayrıca kulaklarının oynaması ve kuyruğunun sallaması da çok tatlıydı.
"Bilmiyorum" Çakır'ın sesi çok kısık çıkmıştı hatta bir an karşısındaki adamın onu duymadığını sanmıştı. Adamın böyle bir şey demesini hiç beklemiyordu.
Ama bir yandan da kendini öpmesini istediği için heyecanlanmıştı. Bu yüzden kuyruğu sallanıyordu ama farkında değildi
"Deneyip görelim o zaman"
Çakır bu sözlerle iyice afalladı. Gerçekten onu öpecek miydi?
Levent çocuğun konuşmasına izin vermeden elinin birini çocuğun beline attı ve kendisine çekti. Burunları birbirine değiyordu artık. Bu hareketle ikisinin de nefes alış verişleri hızlanmıştı. Çakır'ın kuyruğu öncekinden bile hızlı sallanmaya başlamıştı.
Levent deminden beri gözlerinin kaydığı dudakları öpecek olmanın mutluluğunu yaşıyordu.
Çakır'ın heyecandan ötürü hızlanan nefesleri adamın dudaklarına çarpıyordu. Levent'in dudakları kıvrılmıştı bu olayla. Hoşuna gitmişti kendinden etkilenip nefesinin hızlanması.
Bir elini de çocuğun ensesine koydu ve dudaklarına atıldı. Dudaklarının temasıyla ikisi de titremişti.
Çakır da ellerini adamın boynuna dolamış ve daha çok kendine çekmişti.
Levent yavaşça dudağını hareket ettirip çocuğun dolgun alt dudağını dudaklarının içene hapsedip emdi. Çakır bu hareketle istemeden titrek bir nefes almıştı.
Çocuğun alt dudağını sakin bir şekilde emerken Çakır'ın üst dudağını ağzına alıp ısırmasıyla afalladı. Ondan karşılık vermesini beklemiyordu.
Çakır'ın kendine karşılık vermesiyle daha da cesaretlenen Levent çocuğun dudakları arasından dilini göndermişti. Diliyle çocuğun ağzının içini talan ederken devreye Çakır'ın da dilinin girmesiyle öpüşmeleri daha da ateşli bir hal almıştı.
Levent ağzında hissettiği çilek tadıyla kendinden geçmişti. Böyle bir tat almayı hiç düşünmemişti. Bu tadı tekrar tekrar duymayı istedi.
Bir süre sonra Levent çocuğun iki dudağını birden ağzının içine aldı. İki dudağı birden önce emdi sonrada ısırdı. Isırmasıyla beraber Çakır'ın kısık inlemesini duydu. Bu sesi daha çok duymak isteyebilirdi artık Levent.
Gözlerini açıp geri çekildi. Çekilmesiyle birlikte Çakır'ın gözleri titreyerek açıldı.
Levent karşısındaki yeşil gözlü güzel çocuğa baktı. Neden onu öpmüştü bilmiyordu ama iyi ki öpmüştü. Utanmasa dudaklarından hiç ayrılmayacaktı.
Çakır ise hem şaşırmış hem mutlu olmuştu. Sevdiği adam kendisini öpmüştü.
İkisi de birbirinin gözlerine öyle dalmıştı ki ne normalde kıpır kıpır olan kulağın yok olduğunu ne de sallanmadan durmayan kuyruğun yok olduğunu fark etmemişlerdi.
😽
Ağağağağ bu öpüşme oldu mu ki ya?
Bissürü smut ve kiss okuyan ben bunu yazamadıysam varya 🔪
(acemice oldu sanki🙂)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Turuncu
FantasiLevent ve kedi sandığı ama kedi olmayan kedisi Çakır'ın hikayesi (bxb) 🏳🌈
