Bu kitap benim ilk hikayem olduğu için biraz yazım dili,konu vesaire kötü olabilir kusura bakmayın.
Hikayeyide düzenlemiyorum çünkü bu hikaye için yeni bir fikrim yok. Ayrıca üşeniyorum.
✨️
"Çoçuk taşıyorum mu!? Neyim ben mirza halk otobüsü mü?"
"Ya ben onu demek istemedim ki!" dedi mirza bense evden çoktan çıkmıştım."Gülüm bi dur ama ben öyle demedim!"
Arabaya ilerledim."Arabanın kilidini aç mirza"
"Of gülüm.."deyip arabanın kilidini açtı. Ben yolcu koltuğuna mirza ise sürücü koltuğuna geçti. Bir süre sonra düğünün olacağı yere gelmiştik. Mirza arabadan inip benim kapımı açtı. Biz düğün alanına girdiğimizde yiğit yanımıza geldi."ben buraya pasta için gelmiştim"dedi. Mirza."Düğüne pasta için gidilmiyor mu zaten?"dediğinde gözlerimi devirdim.
"Ama bizim zeka küpü kardeşlerimiz o pastayı yemiş!"dediğinde şaşkınlıkla."Ne?!"dedim.
"Alaz,eso ve inci bir olup o pastayı mideye indirmiş!"
"Yuh!"dedik mirza ile,
"Hadi alaz ile eso mal onu anladımda.. allahım inci ne alaka!"diyen yiğit ile mirza'nın yiğitin kafasına vurması bir oldu."Kardeşim sevgilin diye çokta götün kalkmasın!"dedi.
"Boş yapmayı bıraksanızda geçsek mi?!"
"Yağmur evlenmeden boşanacakmış!"diyerek ortaya çıktı eslem.
"Çoçuğun isminde anlaşamadılar! Daha doğmadı bile çocuk!"diyerek cevap verdi eslem.
"Lağn daha doğmadı bu çoçuk!"dedi yiğit. Evet büyüük bir SABIRR!
"Ay ben napayım gidin siz konuşun ben konuştum anlamıyorlar."diyen eslemden sonra inci ortaya çıkıp."sorun yok dolap kırıldı ama barıştılar."dedi.
"Dolap mi kırıldı"diye sordum. İnci evet anlamında bir mırıltı çıkardı.
"İyi bok yemişler ne diyelim"dedi yiğit. Masalara geçtik. Nikah memuru geldiğinde nikah başlamıştı. Nikah şahidi olduğumuz için bizde yerlerimize geçtik ve nikah başladı.
"Siz Yağmur Aktaş, Evren Akcan'ı iyi günde kötü günde hastalıkta sağlıkta ölüm sizi ayırana kadar-"
"Ay Evet!"dedi direkt yağmur. Memur bu sefer evrene geçti."siz iyi günde kötü günde hastalıkta sağlıkta ölüm sizi ayırana kadar yağmur aktaş'ı karınız olarak kabul ediyor musunuz!?"
"Evet!"
"Sizlerde şahitlik ediyor musunuz!?"
"Evet!"dedik mirzayla.
"Bende sizi karı koca ilan ediyorum!"dedi. İmzalar atıldı ardından evlilik cüzdanı yağmura verildi..
( 2 yıl sonra )
"Toprak! Koşma!"dedi yağmur. Toprak ve Yiğit ile inci'nin oğlu Ilgaz koşup oynuyordu.
Damla yağmurun kucağında uslu uslu dururken Kızım Almira ve Eray ile Aylis'in kızı Esila'da oyun oynuyorlardı."Düğün tarihi aldıık!"diyerek yanımıza geldi alaz ile eslem.
"Vaay! Kardeş gidiyor ha yiğidoo!"dedi eray, yiğit ona ters bir bakış attı."hatırlatmayın şunu!"dedi. Eslem abisine sarıldı."Oyy! Canımm abimm!" Dedi.
"Yalaka seni!"dedi yiğit ve eslemin kafasına bir şamar attı."Ağğ!"dedi eslem. Herkes mutluydu. Bahçede hepimiz oturmuş yemek yiyorduk. Bir bilinmeyen numara bizi buralara kadar getirmişti..bu bizim sonumuzdu..bizim için en mutlu son buydu..mirza omzuma kolunu sardı. Almira mirza'nın kucağına atladı."Babaa!"Deyip ona sarıldı. Mirza ikimizede sarıldı..