BÖLÜM-2

26 2 0
                                    

Defne'nin ağzından;
    

    Amerika'ya gitmek istemiyordum burada güzel bir hayatım var. Gitar çalmakla bile mutlu oluyorum. Sanırım gitmenin sebebi Yusuf. Yusuf benimle fazla ilgilenenlerden biri hatta en fazla ilgi gösteren diyebilirim. Bundan şikayetçi değilim fakat üvey babam onu pek sevmiyor iyi bir çocuk aslında. Ne zaman kotu olsam yanımda beliriyor. Belirtmeliyim ki bu da benim hoşuma gidiyor. Fakat bu üvey babam tarafından hoş karşılanan birşey değil bu yüzden çoğu zaman annem dahil olmak üzere kimseye Yusuf'la görüştüğümü söylemiyorum. Sevgilim dediğim kişinin çoğu zaman aklına bile gelmiyorum bu da Yusuf'a daha çok yakın olmamı sağlıyor. Çünkü o benim tek dostum onun yanında mutlu olduğumu hissediyorum.

Yusuf'tan son gaz devam :)

     Sabahın ilk ışıkları gözümü almıştı ama şikayetçi değildim sonuçta Defne içindi ve ben onu çok seviyordum. Acaba sevdiğimi bilse ne yapardı bunu merak ediyordum çok istedim karşısına geçip 'Seni Çok Seviyorum' demeyi. Ama o cesareti hic kendimde bulamadım hep başkasının olmasına izin verdim. Ne yapabililirdim ki o beni değil başkasını seviyor. Yanından hiç ayrılmak istemiyorum. Annem her zaman sevdiklerine sahip çık derdi. Üzgünüm anne dinleyemedim bu defa sözünü. Diye içimden geçirirken yabancı bir numaranın beni aramasıyla kurtulmuştum bu düşüncelerimden. Telefonu açtığımda onun sesiyle çok mutlu olmuştum. Arayan Defne'ydi. Sabah uyandığım gibi onun sesini duymak bana çok iyi gelmişti. Adeta onun yanında gibi hissetmiştim kendimi.

    Defne: Yusuf sana ihtiyacım var. Seninle konuşmaya sarılmana ihtiyacım var. Şuan burada olmanı o kadar çok isterdim ki. Keşke burada olsan bana sarılsan moralim bozukken yine güldürmeye çalışsan.

    Bunları duyduktan sonra yanına gitmeyi o kadar çok istedim ki. Keşke yanında olabilseydim dedim kendi kendime.

   Yusuf: İstersen gelebilirim.
   Defne: Gerçekten yapar mısın bunu gelir misin ?
   Yusuf: Tabiki gelirim. Sen benim çocukluk arkadaşımsın. Seninle çok eğlenirdik. Hatırlıyor musun nasıl tanıştığımızı?
   Defne: Evet hatırlıyorum o gün bana çarpıp düşürdüğün için çok kızmıştım sana. Bilemezdim ki çok yakın dost olacağımızı. Neyse benim şimdi kapatmam lazım Yusuf sonra tekrar konuşuruz.
  Yusuf: Görüşürüz Defne
   Defne: Görüşürüz.

Bana sarılmasından sonra en mutlu olduğum zamandı sanırım. Kararımı vermiştim gidecektim. Hemen havalimanına gidip biletimi aldım. Yarın sabah saat 9 da gidiyordum. Ardından hemen eve gidip küçük bir bavul hazırladım. Ama birşeyi unutmuştum. Küçük kardeşim ne olacaktı? Onu burada tek başına bırakamazdım ve ona da bir otobüs bileti alıp Adana'ya amcamların yanına gönderdim. Otobüs kalkmadan amcamı aradım ve kardeşim sizde kalabilir mi yurt dışına gitmem gerekiyor okul için dedim. O gün hayatımda ilk kez yalan söylemiştim ama bu yalandan zarar gelmezdi bu bir beyaz yalandı. Hem Defne'nin bana ihtiyacı vardı gitmeliydim diye düşünürken nasıl uyuduğumu fark etmemişim. Sabah uyandığında saat 7.45 civarıydı. Kalkıp güzel bi kahvaltı yaptıktan sonra Defne'yi aradım ve oraya geleceğimi uçağımın kalkmasına yarım saat olduğunu söyledim oradaki saat şuan gece kaçtır bilmiyorum ama Defne hala uyanıktı. Havalimanına gidene kadar konuştuk ve uçağım artık kalkmak üzereydi. İçimde tuhaf bi his vardı belki uçağa ilk kez bindiğimdendir diye düşündüm. Uçak havalandığında biraz da olsun korkum gitmişti. Elime en sevdiğim kitap olan Canan Tan'ın Yüreğim Seni Çok Sevdi kitabını almıştım. Bu kitabı bana Defne hediye etmişti. Belki de bu yüzden defalarca okusam bile bıkmıyordum bu kitaptan.

   Yine Defneeeee.....

Yusuf Amerika'ya geliyordu ve ben Hasan'ın da burada olduğunu söylememiştim. Kendimi suçlu hissediyorum. Hasan'ı seviyorum ama o olmadığı zaman Yusuf oluyor yanımda Hasan'ın yapmadığını o yapıyor. Bazı geceler çok düşünüyorum acaba Yusuf'u sevdiğim zamanlar sadece yanımda arkadaş olarak mı görüyordu beni? Ama eğer sevseydi gelip söylerdi Yusuf cesurdur, korkusuzdur. Gelip söylerdi elbet sonra da niye sevsin ki beni diyorum şımarık bi kız çocuğunun tekiyim. O kadar çok istiyorum ki yanımda olmasını. O Hasan'ı sevdiğimi sanıyor ama bilmiyor ki onu sevdiğimi diye düşünürken mesaj sesiyle irkildim atan Yusuf'tu mesajda 'ben geldim prenses seni bekliyorum' yazıyordu. Hemen hazırlanıp havalimanına gittim heyecandan mesaja cevap vermeyi bile unutmuşum. Bana prenses demeyi çok severdi neden bilmiyorum ama bu da benim çok hoşuma giderdi. Havalimanına vardığımda onu görmemle boynuna atlamam bir oldu. Bir insan iki günde bu kadar özler mi? Özlüyormuş demek ki.

      Defne: Hoş geldin Yusuf ne kadar da özlemişim iki günde.
      Yusuf: Hoş bulduk da ne yani burada böyle dikilip duracak mıyız? Bir yerlere götürürsün diye düsünmüştüm.
       Defne: Ahhh afedersin mutluluktan ne yapacağımı şaşırdım bir an. Önce bi seni yerleştirelim güzelce dinlen daha sonra hep birlikte dolaşırız.
       Yusuf: Hep birlikte?
        Defne: Sana söylemeyi unutmuşum Hasan da burada.


Yusuf'tan...
Hasan'ın da burada olduğunu öğrendiğim an beynimden vurulmuşa döndüm. Ama yapacak birşey yoktu Defne onu seviyordu ve onunla mutluydu. Hem Defne'nin beni sevmesini gerektiren hic bir durum da yok ortada. O zengin bir aile kızıydı bense müzik kursundan aldığım aylıkla yetinen bir zavallı. Defne benimle olsaydı bakamazdım ki ben ona asgari ücretli bir aylıkla o yüzden bu şekilde olması daha doğruydu. Zaten onun mutlu olduğunu görmek beni de mutlu ediyordu. Çocukluk aşkım olan Defne'yi hiç kazanmadan kaybetmiştim. Ben böyle düşünürken kalacağım otele çoktan varmıştık. Defne'nin beni dürtmesiyle kendime geldim. Moralim bozuk olduğunda hep beni dürter gıdıklardı. Ben de ona gıdıklanmasam bile gıdıklanıyormuş gibi gülerek karşılık verirdim. Sanırım bu sefer gülmeyi unutmuşum. Defne'nin kırıldığını en içten şekilde hissettim. Gönlünü almam gerekiyor gitar çalmayı çok seviyor onun çok beğendiği bi gitarım var acaba onu göndersem beni affeder mi?



       Merhaba arkadaşlar :) hikayenin başında söylediğim gibi bu benim ilk hikayem iyi veya kötü yorumlarınızı bekliyorum :)

beyaz yalanHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin