(2.BÖLÜM) Oha TaşŞş!!!

35 5 0
                                    

Bir hafta oldu ve yine klasik bir okul günü . O iğrenç , beyin acıtan alarmımın sesiyle uyandım . Aslında uyanamadım çünkü alarm çalarken ben rüyadaydım . Tabi sonuç bu olunca ben rüyamda bu ses ne falan derken alarm olduğunu anladım ve rüyamda alarmı kapattım ama hala alarm çalıyo , noluyo ne ediyo derken elim yataktan aşağı doğru kaydı ve yataktan yuvarlanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldım ki Allah'tan yuvarlanmadım . Sonra bi baktım telefonum komidinin üzerinde ve hala alarm çalıyo , ne alarmmış be . Neyse ki kapamayı akıl edip kulaklarıma eziyet etmeyi kestim . Şimdi diyceksiniz git güzel sesleri alarm yap ama olmaz çünkü ben deniz Damla beyin ütüleyici seste bile uyuyosam , düşünün ki normal insanların yaptığı alarmı yapsam kesin altı aylık kış uykusuna yatarım . Aman neyse saçımı yandan örüp okul kıyafetlerimi giydim . Rutin işlerimi halledip , babam , annem ve tatlı , şirin ama bir o kadarda inadı tutunca keçi inadına sahip olan sevgili kardeşimin bulunduğu masaya geçip kahvaltımı yaptım , aslında bu annem için kahvaltı deildi ve her gün bana "adam akıllı bişi yemiyosun." diye kızardı . Ama ne yapayım sabahın köründe kahvaltı yapamam o yüzden sadece çikolatalı ya da fındık ezmeli ekmek yerim. Normalde ekmek yemediğim için sabahları yemediklerimin yerine yerim , dişlerimi fırçalar , çantamı alıp , aşağı iner ve servisi beklerim tabi sonra okul yolları ... Klasikler , klişeler.
--------------------------------------------------------------------------------------------
-----------------
Serviste yedi kişi bizim sınıftan olunca ayrı bi gırgır şamata oluyo . Sabah sabah gıybet en büyük hobimizdir . Neyse okula geldik Derin , Ceren , Yağmur ve ben deniz Damla servisten indik . Şimdi diğer üç kişi nerede diyceksiniz . O üç kişi akşam servisinde olduğundan sabah dört kankacıklarımla beraber kopuyoruz . Hep beraber okulun girişinden içine doğru yürüdük ve yürüdük bu bahçe sabahın köründe yürümek için çok büyük . Neyse o zulüm gibi gelen üç katı da çıktık , sınıfın kapısını açıp son derece mükemmel tatlişkoluğumuzla " güüüünnnaaayyyddııınnnnnnnnn !!! " diye sınıfa giriş yaptık tabi yapmışta olabilirim .
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Koca sıkıcı bir İngilizce dersi ardından zilin çalmasına dua ediyorduk Beril ve Derin ile beraber . Bahçeye çıkma kararı aldık , aşağı indik , bahçeye çıktık ve oda ne be , gerçek mi o , taşşşşş !? Dayanamayıp bizimkileri dürttüm :
-Knks , şu çocuk çok taş deil mi ? Beril bütün o ' Okul da neden taş çocuk yok ? ' lafımı geri alıyorum kanka günaha giremem.
Beril: Hani nerede , hangisi ?
Derin: Ay bana da gösterin !
-Şimdi çaktırmadan parmağımla gösterdiğim yere bakın , ama sakın gözlerinizi dikmeyin.Anlaştık mı ?
İkisi de 'tamam.' dedi .
-Bakın şurda yanında iki kız olan , iki erkek olan içlerinde bulunan o en uzun , en yakışıklı , en ama en taşşş olanı.
Beril: Oha harbiden çok yakışıklı lan !
Derin: Ay bence hiç yakışıklı deil .
Derin'e öyle bir bakış atmışım ki ben suçsuzum der gibi baktı . Sonra kızlara döndüm ve dedim ki ;
-Knks bu böyle yakışıklı , tatlı , karizmatik , mükkemmel çocuk ya kesin bunun sevgilisi vardır bak benden söylemesi . Zaten benim gibi kezoisti kim ne yapsın Allah aşkına .
Beril : Ay kesin yanında ki kızlardan biriyle çıkıyo .
-Bence hayır , arkadaşları diye düşünüyorum ben en azından öyle olsun tek dileğimiz .
----------------------------------------------
Çocuğu bir kaç kez daha gördüm hani fena deildi ama be . Neyse aman artık yatma vakti sabah rüyalarında alarm kapatıcam sonuçta ...


Evet benim tatlişko okuyucularım şu an tabi 5 kişi ama ben inanıyorum artıcak okuyucu ve vote sayımız . Bir sonra ki bölüm görüşürüz ...

BahtsızHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin