18 yaşına girmeden 1 hafta önce"Bitanem kilolarını kafaya takmayı bırak artık sen böylede güzelsin."
"Biliyorum anne Biliyorumda işte bazen aynanın karşısına geçince- öff boşver."
"Güneş, anneciğim sen kiloyu falan kafaya takmayı bırakta hadi markete git bikaç şey eksikte."
"Gitmezdim de aburcubur zulamda azalma var gideyim bari."
"E git bari."
"Gidiyorum zaten hıh."
***
Apartmanın kapısını açınca soğuğun aniden yüzüme gelmesiyle içimin ürpermesi bir oldu.
Ankaranın o eşsiz soğuğunu herzaman sevmişimdir.
Herkezin diğer mevsimleri ayırarak yücelttiği bir mevsim vardır. Ama ben her mevsimi severim. Çünkü her mevsimin kendine ait bir özelliği bir farklılığı vardır.
Örneğin kışın tüm tabiata beyaz bir örtü seren minicik kar taneleri, sonbaharda her adımımızda gelen yaprakların hışırdama sesi, ilkbaharın bütün renklere ev sahipliği yapması ve Son olarak yazın geceleri izlenen muhteşem yıldız manzarası...
Her birinin insanı kendine aşık edebilen bir noktası var.
Evimizin bulunduğu siteden çıkıp marketin olduğu sokağa doğru yürümeye başladığımda tam sokak lambasının altından geçerken içgüdüsel olarak sanki arkamda birinin olduğunu hissettim. Sol omzumun üzerinden kendi gölgemin bulunduğu duvara baktığımda kendi gölgemden başka ikinci bir gölgenin varlığını görünce panikle arkamı döndüm fakat sokakta benden başka bir canlı bile yoktu.
"Nasıl yaa?"
Az önce bir insanın gölgesini gördüğüme emindim. Nasıl? Nasıl hiçkimse olmaz? Allahım delirmeye başlıyorum sanırım. Acaba bilinç altım soğuğun etkisiyle bana bir oyun mu oynuyordu ?
Adımlarımı biraz daha sıklaştırıp markete doğru ilerlemeye başladım.
Belkide o gördüğüm gölge sadece bir kedi yada köpeğe aitti. Ama ben onun bir insan ait olduğuna emindim- Ahhh düşünme artık Güneş
Zaten evimize yakın olan markete gelince herzamanki gibi kasiyer Ayşe ablaya kafamla selam verip cebimdeki annemin verdiği alışveriş listesini çıkarttım.
Alışveriş listesi:
1)Şampuan
2)Havlu peçete
3)Makarna
4)Salça
5)Puding
6)2 kutu sütBirtane alışveriş arabası alıp alışverişe koyuldum.
Şampuan, Salça, puding... derken annemin istediklerini aldıktan sonra kendi aburcubur zulam için harekete geçtim.
İlk olarak vazgeçilmez cips.
Beş paket cips aldıktan sonra, bir koli kakaolu sütün kaldığını görüp hızlıca oraya doğru ilerledim. Sonuçta bu kakaolu süt Son kutuyu birine kaptıracak değilim heralde.
Sütün olduğu rafa doğru ilerleyip SON KOLİ sütü aldım. Sütü alınca tıpkı bir pencere gibi açığa çıkan raftan rahatlıkla karşı taraf gözükebiliyodu. Ve ben orda siyah kapüşonlu bir adam gördüğüme eminim beni görünce hemen gözden kayboldu ama ben orda birini gördüğüme adım gibi eminim.
Hızlıca koşarak arka reyona gittim ama hiçkimse yoktu. Diğer reyonlarada hiç üşenmeden baktım ama yoktu.
Yüzünü görememiştim çünkü beni görünce hemen yok oldu ama bu sefer birini gördüğüme emindim.
