"Mezarın içindeki gömülü poşeti bulduğumda ikinizide ortadan kaldıracağım.Yaşamınızda son günleriniz sayılır.Zevkini çıkarın.." yazıyordu not da.Elime kağıdı alır almaz ellerim üzerinde deri kalıntıları kalmıştı.Okuduğum da tüylerim diken diken oldu.Miray'ın görmemesi için herşeyi yapsamda buna engel olamadım.Elimden kağıtı çekti ve aldı.Duman bir yerden artmaya devam ediyordu.Kulağıma ağırdan ağırdan karga sesleri gelmeye başladı ,sesler kulaklarımda yankılanıyordu.Beynimi tırmalayan o sesin ardından önümdeki iki katlı boş binanın içinden geçen siyahi o görüntünün içinden gelen o ateş misali kırmızı gözler beni korkuttu.Miray'a beli etmedim ve oradan uzaklaşmaya baktım."Miray hadi gidiyoruz.Cesetlerin gömüldüğü yerde işimiz var ."
"Nereye gidiyoruz yine bak açlıktan adım atmaya halim yok,gözlerim kapanıyor artık.Bir bardak su içmem gerekiyor".
"Tamam gel sen benimle.Ben seni doyurucam."
Koşar adımlarla yürümeye başladılar.Birden bire karşılarına çıkan o adam bütün hayat dengelerini bozdu.Miray kendinden geçmiş bir halde duruyorken saniyeler içinde toparlandı.Cihan sevdiği kızı arkasına aldı ve o ateş topu gözlere gözleriyle bakmaya başladı.Birşeyler söyleyecekti ama dili varmadı.O anı bekledi,ve Cihan'ın sırtındaki colombia'yı alıp birden cihanın önüne siper oldu .Saniyeler içinde elindeki bıçağı açtı ve tam o adamın göğüs boşluğuna saplayıverdi.
Dizlerinin üzerine çöken adam bıçağı göğüs boşluğuna takılır takılmaz ellerinden kırmızı loblar saçmaya başladı.Cihan ve Miray'ın etrafını bir ordu sardı.Birbirlerine güvenen çiftler kapışmaya hazırlandılar.
"KAPIŞMA"
