Biri beni dürtükleyerek uyandırmaya çalışıyodu ama uykumdan uyanmak istemediğim için kalkmak gibi bir niyetim yoktu,fazla dürtüklediği için kalkmak zorunda kalmıştım.
Gözümü açtığımda çöpçü amcayla karşılaştım,bana "kızım burda ne işin var?" Diye sorunca ilk önce duraksadım ama "şey uyuya kalmışım" deyiverdim. Ordan kalkıp nereye gideceğimi bilmeden yürümeye başladım 'kafa nereye ben oraya' modundaydım. İş bulmam lazımdı ama nereden ve nasıl iş bulacağımı bilmiyorum bir cafenin önünde durdum su almak için içeri girdim. "Pardon su alabilir miyim?" "Tabii" dedi teyze içtenlikle, teyzeyi beklerken gözüm cama çarptı 'garson aranıyor' yazısını görünce "garson aranıyormuş ben deneyebilir miyim?" dedim "deneyimin var mı kızım?" dedi teyze, hiç çalışmamıştım ama yapabilirdim yurtta hep işi bana yaptırdıkları için benim için zor olacağını düşünmüyorum "yok ama yapabilirim" deyince teyze beni süzmeye başladı "deneyelim bakalım" dediği için sevinçten teyzeye atlayarak sarıldım "dur delii kıız"dedi kahkaha atarak, o gülünce bende güldüm "adın ne bakim senin" "esila teyze senin?" "Mediha ama bana medoş de teyzeyi pek kullanmıyorum" dedi yaşlılık psikolojisi işte naparsın hahahaha "tamam medoş sen iste yeter ki" çok sevdiğim için mesafe koymaya gerek duymadım. "Hemen başliyim mi medoş" dedim sevinçle "istekliyiz bakıyorum da" başka şansım olmadığı için "evet" dedim "nerden başliyim medoş" "şimdi sen bi otur tost yapiyim sana halsiz gözüküyosun ondan sonra başlarsın" işte sevmeme bir neden daha "peki medoş"----------
Müşteriler gelmeye başlamadan ortalığa el attım her yer tertemiz olduktan sonra lavaboya gidip üstümü başımı topladım medoşun yanına gittim "aferin benim esilama ne kadar da temiz olmuş" giyince sevindim çünkü böyle ilgiyi görmemiştim "lafı bile olmaz medoş" dedim gülerek, gülmek bulaşıcı olduğu için medoşda benimle gülümsedi. Müşteriler gelmeye başlayınca hemen kalkıp müşterileri karşıladım, siparişlerini verdikten sonra medoşun yanına gittim medoş da hesapla ilgilenince dükkanı kapatma saatinin yaklaştığını anladım "medoş ben bir süreliğine burada kalabilir miyim?" medoş yüzüme baktı "esila evine gitsene kızım neden burda kalıyosun" medoşa anlatmakla anlatmamak arasında kararsız kaldığım için sustum ben bir şey demeyince "anlatmak istersen her zaman buradayım beni annen gibi gör lütfen " anne sözü geçince gözlerim dolmaya başladı medoşa belli etmemeye çalıştım ama medoş yakaladı "gel buraya cimcime" bana sarılınca sanki dünyalar benim olmuştu bu sıcalıklığı kimsede görmemiştim "esilam noldu birtanem" nasılda anne sevgisi görmediğim belli oluyor "bir şey yok medoş" diyecek bir şey bulmadım aslında anlatmak istiyorum ama hiç kimseye içimi açmadığım için kararsız kaldım "yemedim ama yine de sana baskı uygulamak istemiyorum sen zaten istediğin zaman anlatırsın" medoşun anlayışlı olmasına da onu sevmeme bir neden "teşekkür ederim medoşum anlayışla karşıladığın için" "bitanem istersen benim odam var arkada,anahtarı kasanın çekmecesinde onu al orada ne kadar kalmak istersen kalabilirsin hiç orasını sıkıntı etme kendine" "medoşum artık ne kadar teşekkür etsem az" teşekkür etmekten bir şey yapmıyodum medoşun nasıl hakkını ödeyeceğim hiç bir fikrim yok "senin gibi benim de bir kızım vardı ama 4 sene önce bize veda etti adı hafsaydı sana benziyodu bana onu andırıyosun seni görünce mutlu oluyorum artık teşekkür etmene gerek yok seni kızım olarak görüyorum sen de beni annen olarak gör" medoşun bana içini açması beni rahatlattı artık yetimhaneden geldiğimi söylemeyecek bir sakınca görmediğim için anlatmak istedim "bende dün yetimhaneden ayrıldım medoş 18 ime bastığım için artık orda durmak istemedim su almak için gelmiştim buraya ama tevafuğa bak ki senin gibi iyi bir insanla karşılaştım" "oyyy yavrum bu kadar yaşta neler çekmişsin ama artık ben varım ben nereye sen oraya" böyle söyleyişi mutlu ettiği için yine üstüne atladım makbuşun "cadı bu 2 oldu " makbuşla oynamak çok hoşuma gittiği için gıdıklamaya başladım " ayy esilaaaa dur kız yapma ayy ahhaha kız yapma hahha " kahkahayı bastım gülerken konuşunca çok tatlı olduğu için öpücüklere boğdum medoşumu "kız yeter aaa ben çıkıyorum" sonunda çıldırttım medoşumu da "tamam medoşum ben burdayım zaten" "tamam kızım kendine iyi bak kapıları iyi kilitle" anne edasıyla söylemişti yine mutlu olmuştum bu kadın bana çok iyi geliyo bırakmak hiç istemiyorum"tamam medoşum sende kendine iyi bak sağdan sağdan git kimseyle konuşma" diyince medoş bi baktı sonra kahkahayı bastı "hahah şuna da bak dil papuç olmuş" gülerek çıktı, bende arkasından kapıları kilitledim kasadan anahtarı aldım ve odaya geçtim. Ne kadar güzel bir oda mor ve beyaz olarak kombin edilmiş ve benim en sevdiğim renklerden biri , odaya göz gezdirdikten sonra küçük bavulumu dolaba yerleştirdim zaten 2,3 parça bir şey olduğu için pek yer kaplamadı. Yorgun olduğum için yatağa yattım hemen kafamı koydum yastığa nasıl buraya kadar geldiğimi düşünmeye başladım,o pakize cadalozundan kurtulup nasıl melek gibi bir medoşla karşılaştım ben bile şaşkınım ,işte boşuna sabreden derviş muradına ermiş denilmiyo. Yorgun olduğumdan dolayı düşünmeyi bırakıp uykuya daldım.
----------
Sıçrayarak yataktan kalktım saate baktım 03:55 geçiyodu bu saatte ne bu ses diye bakmak için kalktım bir tane sarhoş her yere vura vura yürüyo, yani tamam sarhoşsun ama ne bizi rahatsız ediyosun dimi ama uslu uslu iç git evine, saçma düşüncelerimi kafamdan kovdum yani belki yardıma ihtiyacı vardır diye kapının kilidini açtım kim o diye bakmak için kapıdan sadece kafamı çıkartarak baktım sağa baktım sola baktım yoktu tam içeri girmek için kafamı geri çekiyodum ki yere çömelmiş bir çocuk bana bakıyo bende onu görünce gözlerim dışarı fırlayacak sandım birden önüme çıkınca şaşırmıştım beni o şekilde görünce kahkaha atmaya başladı o anda kaşlarımı çattım ne var yani şaşıramaz mıyım "ne bu kadar gülüyosun yeter" dedim sinirle artık sinirlerimi bozuyodu çok abartmıştı "hahahha o gözler hahahah neydi öyle hahhah" aaa artık çok sinirlenmiştim yüzüne kapıyı kapattım tıktıkladı tıktıkladı takmadım ama daha sonra biraz daha şiddetli tıklayınca kapıyı kırmasından korktuğum için açtım "neee" dedim "su versene ya" dedi pişkin pişkin"bu muydu yani ne lüzum vardı kapıyı kırarcasına tıklatmanın "ee açmadın" ayy buda bilmiş çıktı "sinirlerimi bozmasaydın ben de düzgünce davranıp su verebilirdim" dedim sinirle "ne yaptım bee bi güldük ondan nasıl sinirlerin bozuluyo" ayyy hiç sevmedim bunu çok bilmiş yüzü ne kadar tertemiz, çok tatlış , karizma dursada bilmişliğinin önüne geçemiyo "fazla güldün amaçsızca neyse ne yaa sana su getiriyimde git bir an önce" hemen bu beladan kurtulmak istiyodum bide burada uyursa medoşa ne derdim "al suyun" normalde insanlara böyle davranmam ama o bunu haketti "kafama atsaydın" "keşkeee" dedim içimden ama bunu derken bana tip tip baktı "ne var ?" dedim bir an "keşke derken he atmak istiyosan hiç çekinme at at" dedi bir an atasım geldi ama o kadar da değil yani "yok hiç uğraşasım yok seninle suyunu bitirdiysen uymak istiyorum izninle diyip kolundan tutup kapının önüne kadar götürürken titrediğini hissettim ona baktım bana bakıyomuş meğersem ama bakışları bir değişik olduğu için kafama takmak istemediğim için onu biraz daha ittim kapıyı kilitleyip odaya gittim düşünmek istemiyodum ama çok yakışıklı olduğunu da göz ardı edemezdim off neyse bu düşüncelerle uyuyamazdım hemen kovup uykuya daldım...
