Birinci Bölüm

2.1K 93 4
                                    

Louis’nin Ağzından  

Sahnenin ucunda ışıklar sallanıyor,yıldızlar gibi parlıyorlar.Çok güzel,düşüncelerimde kaybolurken beni bir tutku durumuna getirecek kadar neredeyse.Romeo ve Juliet müzikalini bir ev dolusu,yerlerinde oturan insanlara sergilemeyi,kırmızı perde kapanınca kalabalığın tezahürat yaptığını hayal ediyorum. Sahnenin önünde dikilirken hayal kurup,fikirler düşünüyorum.Kalemimi ısırıyorum,dişimi kapağında gezdiriyorum.Düşünürken yaptığım bir huy işte.

  Müzikalin direktörü olarak,çok büyük sorumluluklarım var.Rolleri belirlemekten,seti ve dekorları hazırlamaktan,biletleri satmaktan,reklam yapmaktan ve aklınıza gelebilecek her şeyden ben sorumluyum.

  Tek başıma ve tam tamına gerçekleştirmem beklenen bu işleri halletmek için,çoğunlukla okulun sahnesinde,temizlikçi adam beni kovana kadar akşamlarımı geçiriyorum.Gerçi hiçbir zaman eve gitmek istemiyorum.Tiyatro,tam oturduğuma inandığım tek yer.  

Romeo rolünü oynayabilmeyi dilerdim,çünkü bence,benim gayet güzel bir sesim var.Her nasılsa,çok kötü bir sahne korkum var ve çok antisosyalim.Okulumda görünmezim,adımı bazen hatırlayan öğretmen ve bazı öğrenciler dışında herkese.Bazen.

  Özel ya da popüler değilim.Bir arkadaş grubuna falan da tam oturmuyorum ve yalnızım.Öğle teneffüsümü bahçede,yalnız başıma yemek yiyerek geçiriyorum.

  Özel ya da popüler değilim.Bir arkadaş grubuna falan da tam oturmuyorum ve yalnızım.Öğle teneffüsümü bahçede,yalnız başıma yemek yiyerek geçiriyorum.

  Hayır,kimse bana kabadayılık yapmıyor.Ve hayır,çirkin falan da değilim.O zaman neden yalnızım?Sanırım ben sadece sessizim ve sanırım okuldaki herkes bence aynı.Hepsi zengin,popüler ve pislik.

  İç çekiyorum ve kağıdıma bir şeyler karalayıp saatime bakıyorum.Saat şimdiden neredeyse beş buçuk.Temizlikçi adam birkaç dakika içinde gelip gitmemi söyler.  

Notlarımı topluyorum ve çantama özensizce yerleştiriyorum,sonrasındaysa çantayı omzuma takıyorum.Burnuma kadar ulaşmış gözlüklerimi düzeltiyorum ve tiyatronun ağır kapılarını açıyorum.Koridor tamamen boş.Ama zaten kim okuldan sonra,bu kadar geç saatte olur ki?Aynen,kimse.  

Köşeyi dönüyorum ve sert bir şeyin bana çarptığını hissediyorum,düşmeme ve arkamı soğuk,sert zemine çarpmama sebep oluyor.Ah.Alnımı ovalıyorum ve karşımda müdürümüz Mr. Oliver’ı buluyorum.  

İnce dudakları çatılmış durumda. “Louis,burada ne yapıyorsun?” saatine bakıyor, “Saat beş buçuk.Evde olman gerekmez mi?”

   Boğazımı temizleyip kalkıyorum ve gözlerim kocaman açılıyor. “Ee,özür dilerim efendim.Şimdi gidiyordum.” Diye açıklayıp okulun kapılarını işaret ediyorum.

  Gülümsüyor ve kel başını sallıyor. “Peki,müzikal işi nasıl gidiyor?” Diye soruyor bana.

  Omuzlarımı silkiyorum. “Biraz yavaş gibi,sanırım.Hâlâ Romeo için bir role ihtiyacım var.”

  Mr.Oliver dudağını ısırıyor. “Şey,iyi şanslar,Lou.Senden çok iyi şeyler bekliyorum.Çok yeteneklisin,biliyor musun?” Diyor tek kaşını kaldırıp.  

Ona zayıfça gülümsüyorum. ‘’Teşekkürler,efendim.”

  “Şimdi evine git.Ailen seni yakında eve bekliyordur.” Başka bir şey söylemeyip,yanımdan geçiyor ve ofisine doğru kayboluyor.

  Keşke söyledikleri doğru olsaydı.Keşke ben eve gittiğimde ailem önemseseydi,ama benim hakkımda tek bir boku önemsemiyorlar.Diğer herkes gibi,görünmez olduğumu düşünüyorlar.Bazen doğum günümü bile hatırlamıyorlar.Hatırlamak o kadar da zor değil.Noel Arifesi,Tanrı aşkına!

Detention [Larry Stylinson] -Türkçe * Çevirme İzni Alındı*Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin