Harry'nin Ağzından
''Bunu bana yapamazsın!Beni terk edemezsin!'' Diye bağrıyorum gözyaşlarım akarken. ''Bunu bana yapma,Drew…yapma!'' Bir yaz aşkıydı.Daha fazlası değil.Bunun sonsuza kadar süreceğini düşünerek umutlarımı yüksek tutmamalıydım.Drew'un o kişi olduğunu düşünmüştüm;tek gerçek aşkım.Nasıl bu kadar saf düşünebilmiştim?
Yaz muhteşemdi.Beni muhteşem randevulara çıkardı,mesela başka kimsenin bilmediği gizli şelaleyi gösterdiği zaman.Çok güzeldi,ve bizim özel yerimizdi.Bizim yerimiz,ve başka kimsenin değil.
Bana ilişkimizi gizli tutmamızı istediğini söyledi,ve ben de anlayış gösterdim.Başka kimsenin biseksüel olduğunu bilmesini istemiyordu,ve ben de aynı şekilde hissediyordum.İnsanlara zamanı gelince söylemek istedim,bilirsiniz.
Her bir günümü Drew'la geçirdim.Beni panayıra götürdü,birlikte konserlere gittik,ve benim gizli yeteneğimi bilen tek kişiydi;şarkı söylemek.
''Üzgünüm,Harry.Bunu uzun mesafeli yapmak istemiyorum.Biz sadece bir yaz aşkıydık,tamam mı?'' diyor bana. Ormanın tam ortasındaki şelalenin yanında oturuyoruz,bizim 'özel yerimiz'de.Yeşil yapraklar ve çimenler beni çevreliyor,ve dışarıda yağmur yağıyor,beni daha da üzgün yapacak şekilde.Tıpkı dünya benimle ağlıyormuş gibi.
''Beni terk edemezsin…lütfen bunu yapma.Bana s-sonsuza kadar birlikte olacağımıza dair söz vermiştin.'' diyorum,dizlerimin titremesine sebep olan kahverengi,yumuşak gözlerini reddedip ayaklarıma bakarak.
Saçlarını gözünün önünden çekiyor. ''Üzgünüm…'' diyor.
''Bana a-aşık olduğunu söyledin,'' diyorum,sonunda kafaı kaldırıp ona dik dik bakarak.Yanaklarımdan yaşlar süzülüyor,Drew'unkilerin aksine.O mükemmel derecede iyi.
''Kast etmediğim birçok şey söylüyorum,'' diyor omuz silkip,sanki bu büyük bir şey değilmiş gibi.Bunu söyleyince kalbimin parçalandığını hissediyorum.
''Uyan,Styles.Uyumak yok.,'' diyor derin bir ses,sırama bir cetvelle vurarak.Kafamı hızlıca okul müdürümüz,Mr.Oliver'ı görmek için kaldırıyorum.Uyumuş olmalıydım.
Odaya hızlıca bir göz gezdiriyorum ve hala cezada olduğumu fark ediyorum.Buradaki tek öğrenciler ben ve Louis'yiz.Odanın ön kısmında bir kara tahta ve aşağı yukarı yirmi öğrencinin oturması için etrafa yayılmış sıralar var.Mr.Oliver 'a bakıp ona özür dilercesine gülümsüyorum,gamzelerimi gösteriyorum.
''Ee,özür dilerim efendim.Uykuya dalmış olmalıyım,bir daha olmayacak.'' diye özür diliyorum.Kel kafasını sallıyor ve odanın ön tarafındaki masasına dönüp,ayaklarını üzerine koyuyor ve okumak için bir dergi çıkarıyor.
Göz ucuyla,Louis Tomlinson'ı izliyorum.Neden olduğunu tam olarak bilmiyorum.Onu izlemek dışında cezada daha iyi bir şeyim olmadığı için sanırım,değil mi?Saçı bir kenara doğru yatırılmış ve teni de mükkemmel derecede bronz.Kolları inanılmaz,kalçalarından bahsetmeme gerek bile yok…
Kendimi durduruyorum ve Louis'yi baştan aşağı incelediğimi fark ediyorum--neredeyse hiç tanımadığım bir çocuğu-- hem de cezada.Bu birçok derecede yanlış.Hayali bir şekilde kendimi tokatlıyorum ve hemen başka bir yöne bakıyorum,fakat biraz sonra gözlerim tekrar onun figürüne doğru yollarını buluyorlar.
Odanın diğer ucundaki sırada oturuyor,not defterine birkaç not karalıyor.Kalemini alıp ağzına götürüyor,sonra da dişlerini kapağın üzerinde gezdiriyor.Derin düşüncelerdeymiş gibi gözüküyor.Belki de müzikal hakkında notlar tutuyor.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Detention [Larry Stylinson] -Türkçe * Çevirme İzni Alındı*
FanficBirinci kitap.Cezanın kötü bir şey olması gerekiyordu.Yanlış yapmanın yol açtığı penaltı.Louis ve Harry için,her nasılsa bu,muhteşem bir şeyin başlangıcı.Cezada olan,cezada kalır. {Larry Stylinson ve çok az da Niam Hayne} Not:Bu hikâyenin yazarı ben...