Gelen Doruktu. Şaşkınlığım gözlerimden belli oluyordu.
'' Yiğit'de olan ne ? ''
'' Ah bende bilsem. Bu kalbim niye ona deli gibi atıyor ? ''
'' Ağlama.. '' Diyecek bir şey bulamıyordum.
'' Sen de Eylem'i seviyorsun değil mi ? ''
'' Hemde çook.. Onun o simsiyah gözlerinde ben huzur buldum. Ben aşık olmam , aşk saçma bir şey derdim. Eylem'i görene dek. Diğer kızlar gibi basit değil o. En çok da onun o huyunu seviyorum ya.. Neyse hadi derse girelim yok yazılmayalım. '' Yiğit ile Eylem'i yan yana görmekten korkuyordum. Daha fazla katlanamazdım.
'' Ben girmek istemiyorum. Kafam zaten dersi almaz. Bide bu kıpkırmızı gözlerle gözükmek istemiyorum. ''
'' Tamam o zaman bende girmem. ''
'' Saçmalama ben zaten eve gitmek istiyorum. ''
'' Hep yalnız kalmak istediğim de gittiğim bir yer var, gelmek ister misin ? ''
'' Benle gidince yalnız olmuyorsun ama.. ''
'' Seni bu halde yalnız bırakmak istemiyorum. Ağlayınca mavi mi oluyor hep senin gözlerin ? '' Gülümsemiştim. Utanınca kafamı hep yere eğerim..
'' Hadi uzat elini.. '' Ne yapacağımı bilemedim. Derse giremezdim. Eve de bu halde gidemezdim. Elimi uzatıp kalkmıştım.
Birlikte Doruğun arabasına doğru yürüdük. Kapımı açtı. Teşekkür edip binmiştim. Doruk o kadar candan davranıyordu ki. Derin'in dediği gibi o sert duruşunun altında yumuşacık kalbi vardı. Yolda Doruğ'a bakıyordum hep. Fark etti, bana dönerek :
'' İlk defa mı görüyorsun beni ? '' Gülümsemişti. Neredeyse onu ilk defa gülümserken görüyordum.
'' Yoo.. Sadece.. ''
'' Ne sadece ? ''
'' Okulda çok sertsin, konuşmuyorsun ama şuan çok sıcak davranıyorsun ondan.. '' Gülmüştü. Yiğit ile Eylem'in sınıfa el ele girişi, birbir gözlerinin içine bakarak gülümseyişi hiç aklımdan çıkmıyordu.
'' Hadi güzel gözlü prenses in bakalım. '' Deniz kenarında bir yere gelmiştik ama kimsecikler yoktu.
'' Hadi gel yürücez daha.. '' Kumlarda zor yürüyordum. Bir an tökezledim. Doruk elimi tuttu ve bir kayanın üzerine çıkıp oturduk. Diğer elinde poşetler vardı. Yolda içecek ve yiyecek bir şeyler almıştı.
'' Ekim ben buraya hiç kimseyi getirmedim. İlk seninle geliyorum. ''
Tebessüm etmiştim. Annem'e geç gelebileceğimi Derin ile olduğumu söyleyip, Derin'e de haber vermiştim.
'' Eylem'i ne zamandır seviyorsun ? ''
'' 1 senedir. Bu zamana kadar hangi kız olsun elde ettim, gönül eğlendirdim ama Eylem çok başka. Ben onun beni sevmeyişlerini bile seviyorum biliyor musun ? Bana çok benzetiyorum onu. Onunda rengi siyah.. '' Doruk içki içiyordu hemde Eylemden bahsediyordu.
'' Ya sen Ekim ne ara Yiğit'e bu kadar aşık oldun ? ''
Bu sorunun cevabını kendim bile bilmiyordum ki sevdiğim adamın sevgilisine aşık olan adama anlatayım.
'' Ben onun gitar çalarken, şarkı söylerken mimiklerini seviyorum. Şarkı söylerken başka dünyalara dalışlarını mesela. Ben ilk kez birisinin ses tonuna aşık oldum. Mesela adı.. Adını seviyorum. Tutamadığım ellerini seviyorum. Uzaktan uzağa duyduğum kokusunu seviyorum. O futbol oynarken onu izlemeyi seviyorum. Biliyor musun Doruk ben onun sabah uyandığında ki halini bile seviyorum. Akşamları balkona çıkıp sessiz sessiz onun çaldığı gitarı bile seviyorum. Sabahları kalkıp ilk penceresini açıyor ve ben onu gizli gizli odamdan izlemeyi seviyorum. Gitar çaldığı caddeye gidip onu uzaktan izleyip mimiklerini ezberliyorum. Ben ne ara bu kadar kısa sürede aşık oldum ama onu bilmiyorum. '' Bunları söylerken gözyaşlarımı tutamıyordum.
Doruk ise bir şişeyi bitirip diğerine başlıyordu. Elinden şişeyi alıp kafama bir anda diktim. İkinci şişeyi de bitirdiğim de başım dönmeye başlamıştı. Hayatımda ilk defa içiyordum. Ve sersemlemiştim. Hava kararmıştı ve birden gök gürleyince korkup Doruğa sarılmıştım. Yağmur yağmaya başladı bir anda. Doruk elimi tutup '' Koş Ekim '' demişti ama benim başım dönüyordu ve yerimden kalkamıyordum.
Doruk - |
Ekim sarhoş olmuştu. Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Ekim'i kucağıma alıp arabaya koşmuştum. Evinin adresini bilmiyordum. Uyuyordu. Uyanmıyordu da. Saatte geç olmuştu. Derinlere götüremezdim. Annesigile Ekim adına mesaj attım. Derin'e de haber vermiştim. Eve geldik yavaşça Ekim'i odama getirdim. Çok ıslanmıştık. Ekim'in de saçları Eylem gibi upuzundu. Ekim'in saçlarını kuruttum. Ama üzeri de ıslaktı. Böyle sabahı ederse hasta olurdu. Mecbur üzerini değiştirmek zorundaydım. Benim dolabımdan kıyafet aradım. Bembeyaz teni vardı..
Ekim - |
Uff.. Başım çatlıyordu. Yavaşça gözlerimi açtım. Odaya baktığım da ne olduğumu anlayamamıştım. Üzerime baktım. Kıyafetlerime baktım. Üzerimde tişört vardı. Benim değildi. Erkek tişörtüydü belli ki uzundu. Ne kıyafetler benimdi. Ne burası benim odamdı. Yerde benim okul kıyafetlerim vardı. Ve erkek pantolonu , gömleği. Hemen doğruldum. Kafamı sağa doğru çevirdim yanımda bir erkek yatıyordu. Üzeri çıplaktı. Hemen kalktım. Yanımda yatan Doruktu. Aman Allah'ım yoksa... Hayır olamaz , lütfen olmasın. Lütfen.. Hiç bir şey hatırlamıyordum. Başım çok ağrıyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Katilime Aşık Oldum
ChickLit- Sen benim katilimsin. Kalbimden vurdun beni. Yok ettin sevincimi, kurduğum hayalleri, beni.. Öldürdün sen beni !! Yaşarken öldürdün beni..