2.bölüm Ü.ç beden ü.ç KAGIT

58 4 6
                                    


       İçten içe söylenmeme rağmen bir şey yapamazdım. Biraz günün yoğunluğumu bilmem , belki de dışarıdaki bunaltıcı nemli hava beni bu hale getirmişti ama şimdi tek yapmam gereken bunları unutup ekibimle Mezitli'ye doğru yola çıkmaktı, hem de yolda biraz deniz havası çekip kendime gelirim düşüncesi aklıma yatmış olacak ki hemen ben ile birlikte dört kişilik ekibimi toplayıp Mezitli'ye doğru yola koyuluk.

      Ekibim benle birlikte dört kişiden oluşuyordu. Hepsi benim için ayrı değerliydi. Yola koyulduğumuz zaman... Önde oturan Mehmet kısık bir sesle '' bir bayan komiser asla öne oturmaz dedi. Lafı yanım da yola baka baka hipnoz olduğu mehtaba getirdiği kesindi; Çünkü yola çıkmadan önce mehtap öne oturmak istemiş Mehmet tersleyerek arkaya oturtturmuştu. Mehmet'e seslenerek '' ne dedin Mehmet anlayamadık ?'' sorusunu yönelttim aslıda ne dediğini anlamıştım sadece yan tarafta kendinden geçen mehtabı kendine getirmek için tekrarladım. şoför koltuğuna oturan eren şımarık bir tavırla ''diyoruz ki ben ve Mehmet arabada bayanların yeri arkadadır '' diye söylendikten sonra mehtap bana bakıp '' bunlarla ugraşamayacagım baş komiserim görüyorsunuz . '' dedi bende havalı bir şekilde '' Baş komiser olduğumu unutuyorsunuz '' değip cebimden baş komiser kartını çıkarttıktan sonra Mehmet Eren'e '' kabul et abi fena lafı yapıştırdı ben artık susuyorum. '' dedikten sonra mehtap ve ben gülerek cevabımızı verdik , sonra herkes yola bakmaya koyuldu , bende deniz kenarını gören sol tarafa oturmuştum manzaraya karşı ; acaba gençlere ne oldu , amirim neden bu kadar endişeliydi, neden soruşturmayı bize attılar diye sorular soruyordum. Bunların tek cevabı plajda öğrenecektik sadece ben değil hepimiz , derken eren ; ekip vardık , kenara çekecegim bundan sonra yürümemiz lazım '' dedi.

      Ben kapıyı açıp çıkmam ile haziran ayının amansız sıcağını tenimde his ettim o kadar kötü oldum ki hemen arabanın kapısını tekrardan açıp şapkamı aldım kollarımı dirseklerime kadar uzattım . Mehtap' ta arabadan çıkmış etrafı göz atıyordu tek çıkmayan. Mehmet 'ti kapıyı açıp Mehmet kalk demem ile irkilerek kalktı , soru dolu gözlerimle '' yine dün uyumadın değil mi ? '' sorusunu yönelttim. Mehmet , '' annem bütün gece boyunca filim izledi kusura bakmayın '' dedi, aslında öyle olmadığını biliyordum ama olay ciddiydi sahile baktığımda olay yerinin orada olduğunu bizi beklediğini gördüm. Sahile şerit çekmişlerdi kenarda izleyen meraklılar üç bedenin etrafını kapatmıştı. Mehmet ' e dönüp sinirli bir şekilde '' bir daha olursa derini bana değil amirimize anlatırsın '' dedim ve artından ben önde Eren , Mehtap en arkada olan Mehmet sahile doğru yola koyulduk.

      Sahile vardığımızda denizin o tuzlu kokusu burnumu alıyordu , kalabalığın aralığını açarak olay yeri ekibine '' siz bekleyin! '' dedim , elimdeki baş komiser kartını gösterip arayı açtım. Manzarayı gördüğümde tam bir hüsran burada ne olmuştu böyle sarışın gencin kolları yerinden çıkarılmıştı , ortada duran beyaz tenli siyah saçlı gencin gözleri oyulmuş ve karın gölgesine 3 delik açılmıştı , son genç tam bir hüsrandı ; başı yoktu kalbi yerinden çıkarılmıştı , Mehmet ve mehtap gördükleri karşısında daha fazla dayanamayıp sahil kenarına gidip istifra ettiler bense eren ile olay yeri ekibinin yanına gittik , sahilde küçük kulübe yapmışlardı ;sıcaktan korunmak amaçlarıydı. Tek tek olay rakamlarını yerleştirmişler resimlerini çekmişlerdi , olay yeri ekibinde ''Kara şehir'' de görev yapan Nazımı 'ı gördüm , hemen yanına doğru ayak adımlarımı uzattım yanına vardığımda '' burada ne olmuş böyle '' diye sordum. Nazım soğukkanlı belki de olayın şokundan dolayı sakın bir şekilde; '' öncelikle gençler sadece şortlarla yani denizden çıktıktan sonra öldürülmüş olabilir , tabi bu sadece bir ihtimal görüldüğü sarışın çocuğun kolları yerinde yok olay ilerinde göremedik büyük ihtimalle alınmış veya bir yere atılmış keza diyerleri içinde aynı ihtimal geçerli ama kestiği alet taraklı olabilir ! yaralar açılmış kesilen yerlerde tabi otopsiden sonra bu kesinleşir, ama tecrübelerim bunu gösteriyor '' lafını duyduktan sonra yerimde durdum ve düşündüm '' bunu yapanın amacı ne olabilirdi ? neden yapmış olabilirdi ?'' soruları zihnimde ırgalattım.

       Tekrardan olay yerine gittim Mezit'li emliyetinin olayı neden bize devrettiğini çok iyi anlamıştım . Gerçekten durum kötüydü , yerlere baktığımda fazla kan yoktu demek ki burada öldürülmemişti ,öldürülseydi ; burası kan gölüne dönerdi diye düşündüm. Ekip arkadaşım Eren'e bunu olasılığı söylediğimde kendisi de aynısını düşündüğünü ve onayladığını söyledi erene olay yerinin yanına gitmesini ayrıntıları öğrenmesini isteyerek onu olay yerine gönderdim. Cebimde her zaman hazır bulunan plastik eldiven alıp yaraları inceledim gerçekten çok acı vermiş olmalıydı, onların yerinde olduğumu düşünüp bir anda ürperdim. Olay yerinin olduğu kulübeden Erene bağırarak mehtabı da yanına alıp gelmesini söyledim. Mehmet kenarda durmuş çaylak döneminden olsa gerek olayı hazmetmeye çalışıyordu , ona da görev vermek isterdim ama uzaktan bakıldığında renginin attığını görebiliyordum , yaraları incelemeye devam ettim gerçekten taraklı bir alet tarafında yapılmıştı detaylarını otopsiden öğrenecektik nasıl olsa değip elimdeki eldivenle elimi şortlarının cebine attım , önce sarışın gencin mavi başladım, elime kâğıt parçasının geldiğini hissettim ve gelimi çıkarttığımda mavi bir kâğıdın bükülmüş olduğunu gördüm , bu kadar tesadüf olabilir mi ? diye kısa süre düşündükten sonra kâğıdı açtım içinde büyük harflerle ''SEVGİLİNİN ELLERİNİ KOPAR ''yazıyordu.

      Yüzümün beyazlaştıgını hissetmiştim, siyah saçlı esmer gencin yeşil şortunda da aynı şeyi hissettim yeşil kâğıdın üstüne yazılmış ''GÖREN GÖZLERİNİ OY...'' yazısını gördüm. afallamıştım.

      Başsız gence elim gittiğinde kanım donmuştu, kabul etmeliydim ki çok korkunç bir görüntüyü elimi kırmızı şortuna uzattım kırmızı şortundan kırmızı bir kâğıt parçası çıktı. Kagıttı açtığımda '' BAŞINI KOPAR SON HAMLE AŞKINI YOK ET!'' yazısını gördükten sonra bu işin bir ucunda bir katil olduğunu anlamıştım. Yanıma gelen eren ve mehtaba bulduğum kâğıtları gösterdim ve zarflar aynı renk şort giyenlere ait olduğunu belirttim susup kalmışlardı ,ne diyeceklerini bilmiyorlardı durumu çözmek yine bana düşmüştü diye bir düşünce aldı beynimi.

      Güneşin sıcağışapkamı delip geliyordu sanki , Eren ben ve mehtap olay yeri ekinin yanınatekrardan gittik , cesetleri otopsiye gitmesi için talimat verip cesetleriyolladık artık bu sıcağın altında işleri yoktu olan olmuştu. Elimdeki kâğıtlarıEren'e vererek olay yerinin fotoğrafını çekmesini olayı anlatmamasını istedim ,mehtap ile Mehmet'in yanına gittimyanına vardığımda Mehmet ' e dönüp '' çaylak mehtap ile gidip gençlerin kaldığıyeri tetkik edin , kapatın ve sahibini gözaltına getirin haaa birde bütün çalışanlarınısorguya getirin. Ben eren ile emliyete gidecegim burada işim bitti gerikalanını oradan kontrol edeceğim...Kimliklerini tespit edip ailelerine habervermeliyiz '' dedim bu çok emir vaki olmuştu bunun farkına varmıştım ama durumciddiydi hem de çok sonra derin düşüncelerle aileleri diye iç tekrar yaptım buolanlardan sonra ne diyeceklerdi ne yapacaklardı , eren ile yola çıktığımızdabu soruları aklımdan geçirdim işimiz gerçekten zordu ortada orta yaşlı birisiyoktu genç ve üç ceset vardı .

ÖLÜM'ÜN MAVİ RENGİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin