Hemen arabanın kapısını açtım ve kapıyı kalkan olarak kullanarak bagaj kapısına ilerledim. Bagaj kapısını açtım ve içerde ki tüfeği aldım ve karşılık verdim. O sırada kolumdan yaralandım. Kolumdan çok kan akıyordu. Ama eğer ki jeremy'le mücadele etmessem jeremy beni öldürürdü. Benim vurulduğumu anlayınca bana doğru yürüdü. Ben arabanın arkasında saklanıyordum. O arabanın sol tarafından geliyordu bana doğru. Ben de arabanın sağ tarafına gitmek için çabalıyordum. Arabanın sağ tarafına geçince beni bi gülme tuttu. Kahkahalar atıyordum. Jeremy'de şaşırdı. Jeremy bana "Hayırdır George neden gülüyosun. Öleceğine mi yoksa" dedi. Ben de "Hayır Jeremy seni öldüreceğime gülüyorum" dedim. Tam o sırada Oscar'ın kapısını açtım. Oscar hızla Jeremy'e saldırdı. Jeremy'in silahı yere düşmüştü. Ben sol kolumdan yaralandığım için tüfek kullanamıyordum. Çünkü tüfek ateş edince çok tepiyordu. Tabanca lazım dı bana ve Jeremy'nin silahı tabancaydı. Onu ya kendi tabancasıyla öldürecektim yada affedecektim. Oscar'ı tutup geri çektim. Jeremy'nin silahını aldım ve kafasına dayadım. Ama Jeremy'i öldürmek içimden gelmiyordu. Jeremy'e karşı içimde bir kin yoktu. Onu affettim ve tam o sırada yere yığıldım. Herhalde çok kan kaybettiğimdendir. Tam bayılmak üzereydim ki Oscar'a " Koş ,yardım getir. " dedim. Oscar da hızla koşmaya başladı. Gözlerimi açtığımda hastanedeydim. Yanımda da ailem ve arkadaşlarım vardı. Anneme durumumu sordum. Annem de durumumum iyi olduğunu ve koluma isabet eden kurşunun çıkarıldığını söyledi. Jeremy'e ne olduğunu sordum. Onun durumunun benden daha iyi olduğunu söylediler bana. Ben bayıldıktan sonra Jeremy'nin bana bişey yapmamasına çok şaşırdım. Jeremy'nin nerede yattığını sordum. Aynı hastanede olduğumuzu öğrendim. Hemen yatağımdan kalkıp Jeremy'i aradım. Bulmak çok zor olmadı çünkü benim odamın sağ çapraz tarafında ki odadaydı. Jeremy'e sordum bana neden birşey yapmadığını. O da "sen de bana birşey yapmadın" dedi. O bana minnettardı. Ben de ona minnettardım. Tekrar odama geçtim. Doktorlar geldi ve "akşama kadar taburcu olursun" dedi.
Bu habere çok sevinmiştim. Şöyle aradan 1 saat geçtikten sonra Wildleons'lar gelmişti ziyaretime. Durumlarını sorduğumda iyi olduklarını fakat Ledley'nin durumunun hala ağır olduğunu yani yoğun bakımda olduğunu söylediler.
Tek temennimiz şu anda sadece Ledley'nin iyileşmesi. Benim yüzümden toplantı da iptal olmuştu. Akşam saat 22.00'da tekrar toplantı yapacaktık. Öyle bir karar almıştık. Fakat bu toplantıya bu sefer Wildleons'lar da gelecekti. Neyse akşam saat 19.20'de taburcu oldum. Evlere dağıldık. Akşam haberlerinde bu kavgalardan dolayı tutuklu sayısının 81'e yükseldiğini ,ölü sayısının 17'e çıktığını ,yaralı sayısının da 56 olduğunu duyurdular.
Bu sayılar hiç hoşuma gitmemişti. Toplantı saatine 10 dakika kalmıştı. Toplantı bir cafede olacaktı. Cafeye doğru ilerledim. Oraya vardığımda herkes oradaydı ve beni bekliyorlardı.
Hemen konuya girdim. İlk söylediğim şey silahlanma hakkındaydı. Yani silahlanmamız gerektiğini anlattım.
Herkes onayladı. Fakat silahları nereden bulacaktık. Sadece benim bir tabancam o da carol'a verdiğim tabancaydı. Tüfeğimi de Jeremy'le çatıştığımız yerde bırakmıştım. Büyük ihtimalle orada kalan silahları polisler almıştır. Tam bu sırada Carol lafa atladı. Jeremy'le çatıştığımız yerde kalan silahları Casper ve Cadlec'in topladığını söyledi. Bu habere sevinmiştim. Bu halde 2 tabanca 1 tüfeğimiz olmuş oldu. Daha çok silah bulmamız lazımdı. Bu sırada bizim evin yanında oturan Tommy Amca aklıma geldi. Onun bir silah zulası vardı. Amca dediğime bakmayın daha genç. Henüz 40 küsür yaşında. Maddi durumu çok iyi. Dediğim gibi bir silah odası ve bir sürü arabası var. Onu ikna edip malzemeler almam lazımdı. Tommy Amcanın evine doğru yol aldık.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
DÜŞMAN OKULLAR
ActionQUINTERO VE VALB ÜNİVERSİTESİNİN YILLAR ÖNCE Kİ KAVGASI BU SEFER SAVAŞ HALİNE GELMİŞTİ. FAKAT ZAMAN İLERLEDİKÇE BÜTÜN DÜNYA KENDİSİNİ BİR SAVAŞIN İÇİNDE BULDU.