Innocent Boy(Niall Horan)-3.Bölüm

207 16 7
                                        

Taylor'ın beni okul önünde sıkıştırmasının üstünden dört gün geçmişti. Her gün Niall'la aynı sırada oturduk ama tek kelime etmedi. Bu da beni şaşırtmıştı.

Beşinci ders beden eğitimiydi ve yalnız başıma basket oynamıştım. Kendimi bayağı yormuştum ve çok terlemiştim. Duş alıp üstümü değiştirmek için erkeklerin soyunma odasına yöneldim. İçeri girdiğimde sadece bir kişi vardı. Dolabın kapağının arkasında olduğu için kim olduğunu göremedim ama umrumda da değil zaten. Havlumu ve kıyafetlerimi oturakların üstüne bıraktım. Terimi silerken çocuk dolabın kapağını kapattı ve şaşırarak bana baktı. Bu, Niall mı? Üstünde sadece belinden dizine kadar uzanan bir havlu vardı. Çıplak vücudundan minik su damlacıkları süzülüyordu. Saçları ıslaktı ve yüzü biraz kızarmıştı. Dur bir dakika! Onun, kasları mı var? Tanrım! Şuan cidden seksi göründüğünü itiraf edebilirim!

Çekinerek ve küçük bir gülümsemeyle:

"Hey, merhaba! Yine erkek bölümündesin. Ama.. Sanırım bu, sorun değil."

"Evet. Kızlardan hiç hoşlanmam. Hele bizim okuldaki gibi olanlarından! Kafalarını kurşuna dizmemek için kendimi zor tutuyorum!"

Suratındaki gülümseme kaybolur gibi oldu. Söylediğim şeye anlam vermeye çalışıyordu. Şaka mı, yoksa gerçek mi? Sonra tekrar gülmeye çalıştı. Bu aptal surat ifadesine güldüm ve:

"Haha! Tabiki şaka yapıyorum aptal."

"He..şey.. Haha! Güzeldi gerçekten. Ama doğruyu söylemek gerekirse, bi an ciddi olduğunu düşündüm."

"Haklısın, daha önce aklımdan geçmedi değil. Hatta bi kızı bacağından vurmuştum. Ama okuldan birini hiç öldürmedim"

Şaşkın bir şekilde bana bakmaya başladı. Sanırım yine şaka yaptığımı sanıyordu, ya da umuyordu. Belki de vurgu yaptığım "okuldan birini" kelimesine anlam vermeye çaılışıyordu. Tekrar kendini zorlayarak gülümsemeye çalıştı.

"N..n.neyse. B..ben gideyim artık. Hoşçakal."

Eliyle selam verdi ve dışarı çıktı. O dışarı çıktıktan sonra vücudumu kastığımı fark ettim. Kaslarımı gevşetince vücudum karıncalandı. Ayrıca yüzümü çok sıcak hissetmeye başladım. Aynaya baktığımda suratımın kızardığını gördüm. Ne yani? Ondan utanmış, çekinmiş ya da etkilenmiş miydim? Gerçekten ondan etkilenmiş miydim? Benim üzerümdeki bu etkiyi o mu bırakmıştı? Bu, gerçekten tuhaf...

.......................................

 Edebiyat öğretmeninin kulak tırmalayan sinir sesi sınıfta yankılanırken ben dudağımı yiyip kanatmaya çalışmakla meşguldüm. Yanımdaki Niall'la tabi. Aslında artık ondan rahatsız olmuyordum ya da ondan nefret etmiyordum. Hatta benimle arkadaş olma çabaları beni güldürüyordu.

Herneyse. Hoca nefes almadan sinir bozucu biçimde konuşuyordu:

"Haftaya proje ödevlerinizi alacağım. Ödeviniz şu: herkes sınıftan bir partnerle birlikte bir tiyatro yazacak. Tiyatroyu oynamak zorunda değilsiniz, yazmanız yeterli. Şİmdi seçtiğim eşleri açıklıyorum. Tom ve Betty, Jackob ve Octivia, Sally ve Alex, Miranda ve Timmy, Carry ve Max, Niall ve Ashley..."

Ne?! Cidden mi? Niall bana baktı ve gülümsedi. Fısıldayarak:

"Sanırım yine beraberiz ha?"

Göz kırptı ve omzuma dostça yumruk attı. Ben hala huzursuzdum. Hafif sitem eder gibi fısıldadım:

"Ödevi senle yapmam biraz garip geldi."

"Neden? Biz arkadaş değil miyiz?"

"Arkadaş mı?"

Innocent Boy(Niall Horan)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin