0.1

126 6 5
                                    

Yüzümdeki ıslaklıkla gözlerimi araladım.Bobo yüzümü yalıyordu.
"Sanada günaydın Bobo."
dedim ve yavaşça yataktan kalktım.Terliklerimi ayağıma geçirip banyoya ilerledim.
Yüzümü yıkadıktan sonra dişlerimi fırçaladım. Banyodan çıkıp aşağı kattaki mutfağa indim. Bende Boboda açtık. Bobo'nun mama kabına mamasını koydum ve ıslık çalıp kendime kahvaltı hazırlamaya başladım.
Masayı kurduktan sonra hızlıca yemeye başladım. Titreyen telefonumla elimdeki chopsitikleri masaya koyup telefonuma baktım.
*1 Mesajınız Var.*
Kimdi ki bu sabah sabah? Merak etmiyordum o yüzden telefonu bırakıp yemek yemeye devam ettim.
Kahvaltımı ettikten sonra masayı topladım ve odama geri çıktım. Üzerime siyah yırtık kotum ve siyah yarım t-shirt ve beyaz deri ceketimi giyindim. Boboyla oynayıp kulaklıklarımı ve içinde gerekli eşyalarımın olduğu çantamı alıp aşağıya indim. Adidas ayakkabılarımı giyindim.
Kulaklığımı takıp sakince yürümeye başladım. Her zamanki gibi Seoulde olan ve ailemden uzak kalmamı sağlayan lanet okuluma merhaba dedim.

Okul açıldığından beri ailemle görüşemiyorduk. Sürekli ders çalışıyor ve sınavlara hazırlanıyordum.
Herşey zordu. Babam şirket sahibi olmasına rağmen yinede ben kendi ayaklarım üzerinde durmak istiyordum. Ki bence bunu herkes ister değil mi?
Hoca gelene kadar kafamı sıraya koyup dersleri ve programımı aklımdan birkez daha geçirdim.
" Günaydın Minji."
" Günaydın Yoora."
Dedim kafamı yavaşça kaldırırken.
Etrafıma herzamanki soğuk bakışlarımı atıyordum.
Ailemle konuşamamam moralimi düşürüyor ve nefret beslememi sağlıyordu.
" Iyi misin sen? Bana bak Jeon Minji, ne oldu?"
" Yine ailemle görüşemiyorum."
Oflamak bana göre değildi. Sürekli 'af' derdim , bu huyum Yoora'ya da bulaşmıştı.

Şuan pes etmek geçiyordu içimden ama yinede vazgeçilmezi başarmak istiyordum.

Hocanın gelmesiyle birlikte derste başladı. O sırada cama bir kelebek kondu. Beyaz siyah karışımı kanatları ile adeta mükemmellik saçıyordu etrafa.
" Minji!Gel bu soru senin." Diyen matematik öğretmenine küfür ede ede tahtaya geldim. Soruya bakıp çözmeye başladım.
Kısa sürede bitirip altını iki defa çizdiğim cevabı yuvarlak içine alıp kalemi oraya bıraktım ve yerime geçtim.
Derslerime sürekli çalıştığım için hiçbir sıkıntım olmuyordu.
&&&&&&&&&&
Sıkıcı geçip biten okuldan çıktıktan sonra iş yerime ilerledim. Para biriktip açtığım minik kafeme gidiyordum.
Kafeye girip milkshake aldım ve her zamanki gibi odama girdim.
Odamda bulunan küçük kitaplığımdan ders kitaplarımı alıp soruları çözmeye başladım.

Kapının tıklatılma sesiyle kafamı kitaptan kaldırdım.
" Gel"
İçeri Yoora gelmişti.
" Hoşgeldin Yoora."
Gülümseyip karşıma oturdu.
Kitapları önümden alıp kitaplığa koydu.
" Yeter artık. Kalk biraz sosyalleş kafenle ilgilen." Dedi. Haklıydı aslında. Kafamla onayladım ve önden çıktım. Yoora da arkamdan geldi.
Önlüğümü takıp siparişleri dağıtıp Yoora'ya 'oldumu?' bakışı attım.

Yoora da önlüğünü giyinip bana yardım etti.
Şuan mal gibi birbirimizi kovalıyorduk.
Dükkan boştu sıkılmamak önemli.

Kapının önüne doğru koşarken cam kapının açılması ve suratıma çarpmasıyla , yere yapışmam bir oldu.
"Anam bu ne?"
Kafamı tutarak ayağa kalkmaya çalışıyordum. Karşımda 2 hödük anırıyordu.
" Komik olan ne?"
Dedi Yoora kalkmama yardım ederken.
"Bilmem komik işte."
Dedi siyah saçlı olan ve masalardan birine ilerledi , diğeride yanında ilerledi.

Üzerimi silkeledim ve istemeyen adımlarla yanlarına gittim.
" Ne istemiştiniz? "
" Buranın sahibini."
Ne yapcan lan beni.
" Neden?"
Dedim birden. Soğuk bakışlarını gözlerime dikti;
" Patronunu çağır! "
Kafamı sallayıp odama girdim.

" Lan Yoora ne yapacağım şimdi ben?"

" Bilmem."
Gözlerimi devirdim. Saçlarımı düzelttim.
Önlüğü çıkartıp yerine deri ceketimi giyindim , gözlüğümü takıp lipbalm sürdüm.
Parfümümü de sıkıp havalı bir şekilde masalarına oturdum.
" Buyrun beni istemişsiniz?"
Soğukkanlı bir şekilde konuşmuştum.
" Evet. Sen Jeon Minji misin? "
Lan noluyor? Gözlerim korkudan büyümüştü ama gözlüklerimden belli olmuyordu.
" Evet benim. Ne istiyorsunuz?"
Soğukkanlılığımı bozmamama şükür ettim.
" Demek buradasın."
Dedi arkadan tanıdık bir ses.
Nasıl olabilir bu?
"Abi!?"
Arkamı döndüğümde gerçekten oydu.
Sandalyeden kalkıp üstüne atladım. Bacaklarımı beline, kollarımı boynuna sardım.
Kokusu hala aynıydı...

"SENİ HÖDÜK SENİ! KAÇ SENE OLDU LAN İNSAN GELIR DEĞİL Mİ? "
Fazla bağırdım evet napıyım 3 sene oldu.
" Geldim. Ama buraya , Seoule değil."
Yoora hala mal mal bakıyordu.
" Ayrıca neden mesajıma cevap verilmedi?"
Ne diyon be?
" Ne mesajı abi? Lan yoksa sabah ki mesaj??
Valla okumadım ben onu."
Herşeyi anlayan Yoora devreye girdi.
" Abisi bu kız asosyal. Kitaplarla aşk yaşıyor resmen. Çıldırtacak benide. "
Abim şaşkın şaşkın etrafa bakıyordu.
Ders çalıştığımı biliyordu ama bu kadarını beklemiyordu sanırım.
$$$$$$$$
"Abi onlar arkadaşların mı? "
Dedim abimin valizinde gördüğüm çerçeveyi işaret ederek.
" Evet."
" Ah anladım. Hepsi yakışıklı çocukla-.
Bunların ikisi sabah kafeye gelenler değil mi? "
Kafasını salladı.
Oha lan komplo kurmuşlar.
" Ne yemek istersin güzellik? "
"Ais. Kız olan benim güzel olan sensin. Ayrıca bana güzellik deme."
" Peki güzellik. Bugün yemekler benden"
Dedi ve mutfağa girdi.
Bende bunu fırsat bilip koltuğa geçip televizyonu açtım.
" Bu ne ya izleyecek birşey yok."
Televizyonun kanallarında gezerken kapıdan gelen 'ding dong' sesi ile kapıya ilerlerken "Ben bakarım abi!" diye bağırdım.
Kapının önüne geldiğimde benden 'kim o?' dememi beklemeyin hiç yapmam.
Hemen kapı kolunu aşağı indirip kapıyı açtım.
Cafedeki salaklar benim evimi nereden biliyor?
"Sizi buraya davet ettiğimi sanmıyorum."
"Etmedin zaten."
Dedi siyah kafa ve içeri girdi. Boş bakan salakta girdi ve salona ilerlediler.
Kendi kendime söyleyerek salona gittim.
" Abim mutfakta. Şimdi oraya gidin ve beni yalnız bırakın."
ikiside soğuk ve boş boş baktılar ve geri televizyon izlemeye başladılar.
Ya bunlar beni takıyor mu?
Ayağımı sinirle yere vurup merdivenleri hayvan gibi yürüyerek çıkmaya başladım. Sinirlerim bozuldu yine.
Odama geçince yatağıma oturdum.
Ne yapsam? Ders çalışıyım.
Ayağa kalktım ve kitaplığıma ilerledim.
Tüm dersler test kitabımı alıp yatağa koydum.
Çantamdan kalemliğimi alıp çözmeye başladım.
Biyoloji en sevdiğim derslerden birisi.
6.soruya başladığım sırada kapım açıldı.
Takmadan çözmeye devam ettim.

"Sen ne yapıyorsun? "
" Ilk defa mı ders çalışan birisini görüyorsun?"
" Iyide kitap ters? "
" Beynimin gelişmesi için yaptığım birşey bu sende dene."
Kitaba geri döndüm. Yanıma oturup soruyu çözmeye başladı.
" Bunun cevabı C şıkkı."
"Aferin okul dönemini hatırlaman güzel."
" Ben abinden büyüğüm ve seninle aramızda 2 yaş var küçük hanım. "
Bu bana kısa demeyemi çalıştı? Tutmayın lan beni. " Banane."
Kitabı kapattım ve yataktan kalkıp merdivenleri inmeye başladım.
Abimler sofrayı kuruyorlardı. Yardım etmeye başladım.
" Afiyet olsun."
deyip mutfak kapısına ilerledim.
Kolum kavrandı ve masaya oturtturuldum.
" Abi yem-"
"Üzme beni."
Abimi üzmek istemiyordum ama buraya oturmakta istemiyordum.
Herkes sessizce yemeğini yiyordu.
Abimin telefonu titremeye başlayınca izin isteyip masadan kalktı ve mutfaktan çıktı.
O sırada fırsat bilip tabağımı alıp tezgaha koydum.
Ellerimi yıkayıp odama çıktım.
Bugün üzerimde ağırlık var gibi ; kendimi zorlanmadan direk uyudum.


Evett ilk bölümünde sonu. Umarım beğenirsiniz...

28 Mart 2017.

FIRST LOVE ~KTHHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin