Batı Krallığında fakir bir köy var. Bu köyde başını durmadan belaya sokan genç bir hırsız olan Eigos uzun siyah saçlı, siyah gözlü, oldukça sempatik biriydi. Savaşmayı çok sevmezdi ama konu yakalanmak olduğunda ise rakip tanımazdı. Eigos her gün yaptığı gibi sabah kalktı, baya acıkmıştı ama yiyecek bir şeyi yoktu ve yiyecek bir şeyler almak için iskeleye gitti. Atıştırmalık bakarken küçük bir kızın bir elma çaldığını gördü, ama satıcı tarafından yakalanmıştı ve satıcı küçük kızı dövüyordu. Eigos bir piç olarak büyümüştü, her ay köydeki 2 serseri, Eigos'un babasından haraç almaya geliyordu. Bir gün serseriler 1 ayda 2.kez gelmişti ve Eigos'un hasta babasından haraç istemişlerdi. Hasta babası ise verecek gümüşleri olmadığını söyledi ama boşunaydı. 2 serseri bıçaklarını çekip Eigos'un hasta babasının boğazına dayadılar, ya gümüş ya da hayatın dediler. Bunun üzerine Hasta babası;
"haraçla yaşamaktansa ölürüm daha iyi!"
dedi, bunu duyan serseriler çok sinirlenip Eigos'un Hasta babasının boğazını kesmişleri ve bu olay olurken Eigos sadece 8 yaşındaydı. Satıcı küçük kızı döverken Eigos bir şey yapmadan duramazdı, o küçük kızın aç kaldığı için bu yola girdiğini biliyordu. Eigos geçmişi aklına getirdikçe daha da sinirlendi, Satıcıya doğru koşup bıçağıyla satıcının bileğini kesti. Küçük kız elmasını geri verdi ve kendisi 3-4 elma çalıp kaçtı. Eigos artık bu adaletsiz Krallıktan sıkılmıştı ve Şövalyeler onu arıyordu. Kayık ustasına gidip bir kayık yapmasını ister. Kayık ustası ise ona;
"Senin Gümüşün yetmez"
der, Eigos ise;
"Lütfen ne isterseniz yaparım, yeter ki uzaklara gideyim"
der ve o esnada köyde yaşayan bir yaşlı bir adam kayıkçıya;
"Sen gence kayığını yap. ben sana ne kadar gümüş lazım ise vereceğim"
dedi. Eigos yaşlı adama çok teşekkür etti ve onun için yapabileceği bir şey olup olmadığını sordu. Yaşlı adam;
"Zeus'a, Tanrılara inan o bana yeter"
der. Bunu gören Şövalye, Eigos'un satıcıya saldıran köylü olduğunu anlar. Sabah olduğunda Eigos Kayıkçı adamdan kayığını almaya giderken kapısının önünden gelen sesler duyar ve kapısının gözünden baktığında ise bir grup Şövalye görür. Eigos hemen Çift bıçaklarını alır ve evinin çatısına çıkar. Eigos'un yeteneği ise bir suikastçi kadar hızlı ve çevik olmasıdır. Bunun sayesinde Eigos binanın çatısından Şövalyenin üstüne atlar. Havada iken kılıçlarını Şövalye'nin kafasına saplar ve yanındaki 12 Şövalye Eigos'a doğru saldırır. Eigos Hızlı ve Çevik hareketleriyle adeta bir Kaplan gibi düşmanlarını Deşiyordu, tam olarak 11 Şövalyeyi öldürmüştü ama 1 Şövalye kaçmayı başarıp bu olayı Kral Adonis'a anlatır. Kral Adonis ise Köylüyü yakalatma emri verir. Eigos akşam olmadan Batı Krallığından kaçmak için eşyalarını topladı ve kayığına doğru yola çıktı. Ama ummadığı bir şey vardı, pusuya düşürülmüştü. Kayığının önünde 10 Şövalye ve arkasında ise 10 Şövalye daha vardı. Eigos hemen çift bıçaklarını eline alır ve;
"Hadi başlayalım!"
der. Şövalyeler sinirlenmişti, o piç hırsızı öldürmek istiyorları ama Kral Adonis Yakalayın diye kesin emir vermişti. Aniden Eigos tam saldıracak iken Eigos'un sırtına bi ok saplandı. Bunu yapan ise kraliyetin Suikastçisiydi, Eigos'u vurdu çünkü daha fazla kan dökülmesini engelledi. Yakalanan Eigos zindanlarda 2 gün boyunca işkence edilip dövüldü. Kral Adonis onu madenlere gönderme kararı verdi ve Şövalyeler onu 4 Krallığın ortak madenlerine götürdü.
Madenlerde Eigos'un eline bir kazma verirler ve onu en karanlık köşelere gönderirler. Eigos orada kaçma planları yapmaya başlar. Bir anda bağırma sesleri çıkar ve Eigos merakından mağaranın dibine gider. Orada Kyros'un 2 adamı dövdüğünü görür, ardından Kyros'un arkasından bir adam daha saldırırken Eigos o adama koşup saldırısını engeller. Eigos, Kyros'a dönüp bakar ve intikam isteyen sinirli gözlerini görür.Kyros tam teşekkür edecek iken Nöbetçiler gelir ve 2 sinide yakalayıp meydana çıkarırlar. Eigos ve Kyros'u bağlayıp kargaşa çıkardıkları için ceza olarak kırbaçlanırlar ve geceyi bağlı geçirirler. Eigos, Kyros'a sorar;
"Neden orada adamlarla dövüşüyordun?"
Kyros;
"Burada kendimi kanıtlayıp ordu toplamalıyım"
Eigos merak eder;
"Senin adın nedir? neden ordu toplamak istiyorsun?"
Kyros;
"Kuzey Krallığından intikam almak için orduya ihtiyacım var. Adım Kyros, ya seninki?"
Eigos;
"Benim adım Eigos. Batı Krallığından geldim"
der ve bütün gece konuşup bir kaçış planı yaparlar...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
4 Krallık - 1.Sezon
Historical FictionKyros adındaki bir köylü, nasıl olur da 4 krallığı ele geçirir. 4 farklı krallıktan 4 farklı çocuğun hikayesi. Eğer ilgi gelirse devam edicem, sonraki bölüm için 3 yıldız yeterli.