PARTY HARD

188 8 3
                                    

Uf çok sıkıldım.Arda öküzü tam bir saattir beni partinin ortasında bıraktı.kendi arkadaşlarıyla ilgileniyor.Ben sıkıntıdan yanağımı şişirip bırakırken.yanıma birisinin oturduğunu oluşan çöküntüden anladım.kafamı çevirip baktığımda esmer,siyah uzun saçlı,yeşil gözlü bir çocukla karşılaştım.OMG! Cidden çok hoş görünüyordu.Ama Arda kadar değil.uff babane ondan be.

Yanımdaki çocuk "hi,I m Isaac" deyip elini uzattı. "Öykü" deyip uzattığı elini sıktım.

"Ahh türksün" deyip gülümsedi.başımı aşşağı yukarı salladım.komik Türkçe aksağanıyla devam etti.Ama bu hali çok tatlı.

"Buraya Arda ile geldiğini gördüm ama seninle pek ilgilenmiyor gibi"

"Evet buraya ardayla geldim ama arkadaşlarını görünce beni unuttu"

"Klasik Arda işte,sizinle işi bittiği zaman pek ilgilenmiyor" ne?!??! Hayır hayır.beni ne sanmıştı inanmıyorum..sürat ifademi görünce başını eğip gülümsedi.bende hemen cevap verdim.

"Hayır yani sen yanlış anladın,ben öyle değilim " dedim.başını kaldırıp bana baktı.

"Sen ciddisin?" Dedi sorar gibi.başımı aşşağı yukarı salladım.

"Buna sevindim,özür dilerim.Arda yla gelince bende şey sanmıştım " dedi mahçup bir şekilde gülümseyerek.

"Sorun değil"deyip gülümsedim.

"Hım.pekala o zaman benimle gel" deyip kolumu çekiştirmeye başladı.kalabalığın ortasından geçip sahne gibi duran küçük bir platformun üstüne çıktı.mikrofonu eline alıp

"Hey gays! Listen to we!!Öykü?"dedi ve bana elini uzattı.şaşkın ve çekingen bir şekilde elinden tutup platforma çıktım.bir elime başka bir mikrofonu uzattı ve dj ye bişeyler söyledi.sonunda bana dönüp " gevşe biraz.çok eğlenicez." Diye fısıldadı

Önümüzde oluşan kalabalıkta göz gezdirdiğimde Arda'yı ön tarafa doğru gelirken gördüm.

O tanıdık melodi kulaklarımı doldurduğunda.bu şarkıyı biliyo olmama sevinip kendimi ritme bıraktım.

Isaac bana döndü ve aramızdaki bir adımlık mesafeyi kapatıp şarkıyı söylemeye başladı,

"Touch my skin,and tell me what you?re thinking

tenime dokun ve ne düşündüğünü söyle..

Take my hand and show me where we?re going

elimi tut ve nereye gideceğimizi göster" diye devam ettiğinde ona eşlik etmeye başladım.

"Lie down next to me, look into my eyes and tell me, oh tell me what you?re seein

yanıma uzan,gözümn içine bak ve söle oh söle ne gördüğünü

So sit on top of the world and tell me how you?re feeling

yani otur dunyanın tepesine ve ne hissettini söle

What you feel now is what I feel for you

ne hissediyorsun su an ben ne hissediyorm ?..." Gerçekten sesi çok güzeldi ve şu an gözlerimin içine bakıyordu.yavaşça mikrofonu tek eliyle kavradı ve elini aşağıya indirdi.parmaklarını parmaklarımdan geçirdi ve elimi göğsünün üzerine koydu. Ne yaptığına anlam veremezken o,herşeyden haberdar,herşeyi planlamış gibi ustalıkla yapıyordu.ve devam etti...

"Take my hand and if I?m lying to you

elimi tut ve eğer sana yalan söylüyosam

I?ll always be alone

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 04, 2014 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

KAMUFLAJHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin