Who is he!?

205 31 16
                                    

Boynumdaki gitarın kayışını biraz daha sıkarken, Noah'nın ayarlamaya çalıştığı akorlarına baktım. Baya işine odaklanmışa benziyordu. Daha boynuna takmamıştı. Kayışı birazcık daha sıkarak arkamı döndüğümde Wyatt baterinin başında kendi kendine kısık bir şekilde ritim tutuyordu.

"Lilia nerede kaldı?" Noah bir yandan akorlarını hallederken ortaya soru yönelttiğinde, bakışlarımı istemsizce biz hariç kimsenin bulunmadığı stüdyoda gezdirdim.

"Ben gelmeden baktığımda evden çıktığını yazmıştı." Wyatt arkadan mırıldandığı anda açılan kapıyla hepimizin başı oraya döndü.

Lilia sarı saçlarının yüzüne yapışmasını önemsemeden içeri girerek kapıyı kapattı ve sırtındaki gitarla bulunduğumuz sahneye ilerlemeye başladı.

Biz dördümüz bir müzik grubuyduk.

Bir yılı aşkın süredir dördümüz kendi çapımızda şarkılar yapıyor ve sunuyorduk. Hem kendi okulumuzda bulunan sayılı birkaç grupla hemde başka okullardaki gruplarla kapışıyorduk.

Ama şu an birinci biz sayılırdık.

Ben solisttim. Ama gitar da çalabiliyordum. Şarkının ritmine göre ne yapacağımı belirliyordum. Noah ve Lilia bas gitar ve elektrogitar çalıyorlardı. Wyatt ise grubun bateristiydi.

"Hey, Millie." Noah'nın gözümün önünde parmağını şıklatmasıyla irkilerek kendime geldim ve gitarını boynuna takmış Lilia'ya baktım.

"Lilia, başla biz hazırız." Önce kendime ardından Noah ve Lilia'ya bir kez daha baktıktan sonra ona işaret verdim. Ritmi başlatan oydu.

Wyatt hızlı bir şekilde ritme giriştiğinde Noah hemen ardından girdi. Lilia'nın sırası gelince girmedi. Dalmıştı. Karşısına boş boş bakıyordu. Wyatt'a dönerek durmasını işaretledim ve ona seslendim. "Lilia?"

Noah, hemen ardımdan seslendi. "Lilia, neyin var?"

Cevap vermeyince yavaşca yanına doğru yürüdüm. Arkamdan diğerlerinin geldiğini biliyordum. Karşısına geçtiğimde bana bakmak yerine gözlerini yere çevirdi. "Hey, senin neyin var?"

"Boş verin." Sessizce mırıldanışıyla sesinden kaşlarını çattığı anlaşılan Wyatt konuştu. "Ne demek boş verin? Saçmalama Lilia." Ardından ekledi.
"Ne oldu?"

Lilia gözlerini yerden alarak Wyatt'a baktı. "Hayır, çalışmayı boş verin."

"Ne?" Kaşlarımı hafifçe çatarak sordum. Noah'da anlamadığını belirten nidalar çıkarmıştı.

Lilia gözlerini hepimizden kaçırarak geriye doğru adım attığında ben de ona doğru adım attım. Nesi vardı? Neden konuşmuyordu? Biz bu zamana kadar birbirimizden hiçbir şey saklamazdık ki..

"Lilia, ne oluyor?" Wyatt sesindeki merakı hepimize bulaştırdığında, Lilia hızla elini saçlarından geçirdi.
"Kaybettik!"

"Kaybettik mi?" Noah anlamazca sorduğunda olayı anlamaya çalışıyordum. "Hiç bir şey anlamıyorum." diye mırıldanırken Lilianın gözleri bana kaydı.

Derin bir nefes aldı. "Bayan Miller'la konuştum.." Duraksadı. Kafamı salladım. Bayan Miller müzik öğretmenimizdi ama bizimle ayrı ilgileniyor ve burada ki stüdyonun birçok katındaki çalışmalarla ilgilendiyordu.

"Ee?" Noah'yın sorusundan sonra Lilia bize bakmadan konuştu. "Artık en iyi grup değilmişiz. Tekrardan seçmeler yapılacakmış.."

"Ne?!" Wyatt ve Noah bağrırken şaşkınca Lilia'ya baktım. Ciddiydi. Şakanın sırasının olduğunu da sanmıyordum.

"Ne dedin? Bir daha söyle." Wyatt gözlerini irileştirerek Lilia'ya şokla baktı. "En iyi değiliz! Çalışmalarımız boşa! Boş verin.. Kaybettik."

"Nasıl?! Nasıl?" Noah eliyle yüzünü sıvazladı.

"Birkaç grup gelmiş."

"Ne-grubu? Ne?" Konuşamıyordum. Normalde çoktan seçmeler olmuştu ve finale kalmıştık. Çok çalışmıştık. Okulu temsil eden bizdik ama diğer okullarla yarışmalarımız tam bitmemişti.

"Müzik grupları işte." Sonra gözlerini kısıp düşünerek ileriye baktı. "Sanırım Kanada'dan gelmişler.. Tam emin değilim."

Wyatt küfür etmeye başlamışken, Noah ve ben hala olayı hazmetmeye çalışıyorduk. El avcumu anlıma yasladım. "Tamam da, bunun kaybetmemizle ne alakası var?"

Noah, hızla kafasını sallayarak bana hak verdiğinde Lilia yanaklarını şişirdi. "İyiler.. Çok iyile-..."

Wyatt sinirden kızarmış suratıyla homurdandı. "Biz daha iyiyiz."

"Hayır." Lilia'nın konuşmasıyla Wyatt bu sefer bağırdı. "Evet!"

"Değiliz!"

"Nereden biliyorsun?!"

"Gördüm çünkü!"

Lilia'ın bağırmasından sonra herkes sustu. Birkaç saniye süren sessizliğin ardından Noah araya girdi. "Grupları mı?"

"Hayır. Sadece birini gördüm. Sanırım 4 grup gelmiş." Tepkisizce onları dinliyordum.

"İzlediğim gru-..."

"En iyisiymiş." , Noah'yın sözünü kesince yerdeki bakışlarımı Lilia'nın yönlendirdim. "Gelen gruplardan en iyisiymiş ki... Cidden öyle, hele ki solisti-..."

"Çalışmalarını mı izledin?" diye sordum.

"Yarısını.. Çok iyiler." Sessizce mırıldandı. Wyatt sinirle yandaki duvara tekme savurdu.
"Neden geldiler ki şimdi?!"

"Bilmiyorum." Lilia omuz silkti. Hepimizin keyfi kaçmıştı.

Noah gözlerini düşünceyle kıprıştırarak Lilia'ya baktı.
"Biraz önce solist dedin... O kim?"

Wyatt hızla araya girdi. "Daha doğrusu yeni rakibimiz olan grup..." Elini tırnak işareti yapmıştı.

Lilia kafasını olumsuz anlamda salladı. "Tanımazsınız, ben bile daha-..."

Wyatt onun sözünü kesti. "Hayır, böyle bir şeyi duymuştum. İsimlere de bakmıştım. Fakat bunun gerçekleşeceğini düşünmemiştim." dedi. Ardından gözlerini bana yönlendirdi."Eğer solistse bizden çok Millie'ye rakip olur." dedi.

Gergince güldüm. "Kim ki o?" diye sorduğumda Lilia araya girmişti.

"Finn Wolfhard."

floreinxa
bluepopy

i'm dancing with ur heartbeatHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin