"Finn Wolfhard mı? Ne saçma bir isim!"
"Öyle deme Mills, Kanada'da bütün kızlar bunun peşinden koşuyorlarmış." dedi Lilia.
"Fotoğrafı var mı peki?" diye sordum merakla.
"Nasıl göründüğü gerçekten bizi ilgilendirmez Mills!" diye sitemlendi Wyatt "Bizim o grubu yenmek için çalışmamız gerek!" Wyatt şu an son derece haklıydı. Okuldaki popüleritemizi kaybedemezdik.
"O zaman niye duruyoruz. Oturmaya mı geldik?" dedi ve gitarı ile bir parça çalmaya başladı Noah. Şarkının ritmine uygun bir şekilde sözler ağzımdan dökülürken çalışmamızı konferans salonunun kapısının hızla açılması ile kesildi. Çekici sayılabilecek bir çocuk alaycı bir şekilde alkış tutarak içeri girdi.
"Vay vay vay. Bak sen bizim eski 'popüler' grubuna. Tabii sizi yeneceğimizi öğrenince sıkı çalışmayı başlatmış olmanız gayet normal."
"İşte tanıştırayım. Finn Wolfhard." dedi ve çaresize kollarını göğsünde kenetledi Lilia.
Finn denilen aptalın sözlerine ağzım bir karış açık kalmıştı.
"Bana baksana sen, senin ağzına aromalı oda spreyi sıkar içinde çıkan menekşeleri si-"
"Kapa çeneni Wyatt. Bizden ne istiyorsun Finn?" Finn kısmını vurgulayarak söylemiştim. "Başka bir ülkeden gelerek ünümüzü elimizden almayı mı?" Finn tam ağzını açmıştı ki arkadan 3 kişi daha geldi. Üçü de erkekti.
"Şuna bak, kötü çocuk grubunuz tamamlandı." dedi ve güldü Noah.
"Çok komiksin seni yer cücesi. Neyse, sizinle basit bir anlaşma yapmaya geldik. Var mısınız?" diye sordu uzun boylu düz saçlı bir çocuk.
"Her zaman."
"Eğer yarışmayı biz kazanırsak bir hafta boyunca şu ikisi bizim kölemiz olacak." dedi ve bizi işaret etti.
"Eğer siz kazanırsanız ben ve Jaeden aynı şeyi size yapacağız." dedi Finn. Lilia sinirle öne atıldı ve
"Anlaştık." dedi ve sinirle Jaeden denen çocuğun elini sıktı. "Şimdi gidin!" diye bağırdım. Gittiklerinde arkama döndüm ve "Şimdi ne halt edeceğiz!? Ben o aptallar grubuna asla ama asla kölelik yapmam!" dedim
"Zaten yapmayacağız kuşum merak etme. Hadi şimdi çalışmamıza devam edelim." dedi Lilia.
Noah aynı şarkıyı çalmaya devam ederken tekrar şarkıya baştan başladım. Şarkının sözleri bitince Wyatt "Bu harikaydı dostum!" dedi. Onu başımla onayladım ve "Kantine mi gitsek, ben acıkmaya başladım." dedim. Lilia'nın koluna girdim ve konferas salonunun kapısına doğru ilerlemeye başladık. Kantine geldikimizde Lilia kulağıma eğildi ve
"Kanka hesabı Noah ve Wyatt'a mı kakalasak? Benim hiç param yok." dedi ve sırıttı. Güldüm ve onu başımla onayladım.
Kantindeki satış yapan kadının yanına gittik ve iki tane tost ve iki tane meyve suyu istedik. Wyatt ve Noah söylene söylene paraları öderken rastgele bir masaya oturduk. Tostumdan bir ısırık alırken Lilia'nın mal mal surat yaptığını fark ettim.
"Napıyosun mal." dedim ve güldüm.
"Finn ve aptalları. Arkanda oturuyolar." dediği şeyi şaşırmış bir surat ifadesiyle algılamaya çalışırken arkamı döndüm. Gerçekten oradalardı ve hararetli bir şey konuşuyorlardı.
"Ne oldu canlarım masadan birine gözünüz takıldıysa size ayarlayabilirim." diyen Wyatt'a döndük.
"Aa benim kıvırcığım da mı burdaydı?" dedi ve yapmacık bir şekilde sırıttı Lilia.
"Buradaydı yaa buradaydı. Şu erkek kesme olayınızı bitirseniz mi artık?"
"Wyatt şaka mı yapıyorsun!? Onlar bizim düşmanımız. Dünyadaki tek erkek olarak kalsalar da onları kesmeyiz biz!" diye bağırdı Lilia.
"Yarışma tarihine bakan var mı?" diye sordum konuyu kapatmak için.
"4 Nisan."
"Şaka mı yapıyorsun!? Üç gün sonra yarışmamız var ve biz burada tost mu yiyoruz? Kalkın gerizekalılar!" dedim ve hepsini konferans salonuna sürükledim. Gözüme Lilia'nın çantasına sıkıştırılmış kağıt parçası battı.
"Lils bu da ne?" diye sordum ve kağıdı açtım.
Bu da ne demek oluyordu şimdi!?
