ÖLÜM MELODİSİ
2. KISIM
Çıkan Kısmın Özeti: Komiser Tahsin’in intihar olmadığından şüphelenerek kurcaladığı bir davada işin ucu emniyetin içindeki bir gruba dokununca komiser dosyadan alınarak süresiz izne çıkarılacaktı. Yardımcısı Necip’in ulaştığı bir gizli polis ise çip projesine dair özel bilgileri ekibe sunmuştu.
-.-
7. Bölüm: “Finansör”
Mutfak masasında günün gazetesinin üçüncü sayfası açık ve özenle katlanmış bir şekilde duruyordu. Birisi okumuş, bir haberde takılmış ve tekrar okumak için o kısmı göz menzilinde tutmak için gazeteyi düzgünce katlayıp masada bırakmış gibiydi.
Mutfaktaki eski model radyoda nostaljik bir şarkı çalınıyordu. Bir dakika sonrasında ise elini yüzünü yıkamış bir şekilde mutfağa giren adamın radyodaki şarkıya eşlik eden sesi doldu odaya. Hemen hemen aynı saniyelerde metalik bir ses de suyun ısındığını müjdeliyordu. Isıtıcıdan doldurulan su önce buhar olarak odaya karıştı, sonrasında bir kahve kokusuna devşirdi varlığını.
Hızlı ve sert bir biçimde açılıp kapanan buzdolabından masaya reçel, peynir ve zeytinden ibaret bir kahvaltı menüsü uçuştu. Gazetenin sağına tıkıştırılmış gibi duran poşetten özenle çıkarılan iki poğaça da menüye eklendi ve son olarak birkaç saniye evvel varoluşunu ilan etmiş olan kahve masaya buyur edilmişti.
Kahvaltı en az radyodaki şarkıların değişme hızı kadar süratle bitmişti. Kahve fincanında dip görünüyorken adam sırtını geri yasladı ve gazeteyi önüne çekti. İlgisini çeken haberi birkaç kez daha okudu.
“İlk Mucitlerden Harun Tandoğan Yangında Öldü” başlıklı haberde evinde çıkan yangından kurtarılan Harun Tandoğan’ın hastanede yaşam mücadelesini sürdüremediği bilgisi vardı. Birkaç projesinden bahseden gazete, bilinçli olarak mıdır bilinmez; çip projesine hiç değinmemişti.
Bir sigara yakan adam başını kaşırken pakette kalan son sigarasıyla göz göze geldi. Sabahın köründe yürüyüşe çıkmışken aldığı poğaça ve gazete haricinde dışarı çıkmak istemiyordu esasen. Canı sıkkındı, ümitsizdi, depresyonun arifesindeydi.
Gazetedeki haber daha da pekiştirmişti bu keyifsizliğini.
Adam, İstanbul Cinayet Masası’nda çalışmadan önce Manisa, Afyon ve Ankara’da görev yapmıştı. Gittiği yerlerde fazla sevilmemesinin sebepleri vardı ama şu an emniyette değil de kendi evinde olmasının sebebi birilerinin adamı olmamasıydı.
Komiser Tahsin, belki de aylar sonra ilk kez bir günü tamamen boş geçirecekti. Kim bilir toplam kaç güne böyle başlayacaktı daha. Düşündükçe içlendi. İçlendikçe of çekti. Radyodaki şarkılar gittikçe karamsarlaşıyor, komiserin gözü ikide bir habere takılıyordu. Yine de inatla masadan kalkmıyordu.
Kalkmaya mecali kalmamıştı. Kolunu bile zor kaldırıyormuşçasına paketteki son sigarasına uzandı ve kahve bardağının boş olduğunu görünce duraksadı. Ayağa kalkıp düşünceli tavırlarla ilerlediği mutfakta su ısıtıcısına su doldurup düğmesine bastığında suyu fazla koyduğunu fark edip içlendi. Yıllardır her gün alıştığı trafik nedeniyle zorunlu tatil gününde bile gecikmeye tahammülü kalmamışa benziyordu.
Tam yeni bir bardak kahvenin müjdesi olan o metalik ses duyulmuştu ki, kapı çaldı.
Saatinin 11:30’u gösterdiğini o an fark etti Tahsin. Gün boyunca saate hiç bakmadığını da aynı anda fark etmişti. Kapıya gittiğinde dışarıda duranların Nevzat ve Necip olduğunu gözetleme deliğinden görüp gayri ihtiyari üstüne başına çeki düzen vermeye çalıştı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ölüm Melodisi
Mystery / Thrillerİstanbul’da işitme engelli bir gencin intiharını araştıran Komiser Tahsin’in; şüphelerinin peşinden gitmesiyle olayın cinayet olduğunu ortaya çıkarması çok uzun sürmez. Ancak cinayet davasında karşılaşacağı tek engel, katiller olmayacaktır…